Kramponlupisagor -

Hatalar Silsilesi

Uğur Sever
Uğur Sever
  • 14.06.2016

A Milli Takımımız EURO 2016 grup maçlarına Hırvatistan mağlubiyetiyle başladı. Oynanan kötü oyunun yanı sıra, oyuncu tercihleri konusunda hatalar yapıldığı da su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta. Bugün sizlerle bunları konuşacağım. Hatalarımızı, neden mağlup olduğumuzu ve neyi yapmadığımız için turnuvanın şu anda en kötü oyununu oynadığımızı belirtmeye çalışacağım.

 

Ckwi4zKXEAAlQFE

 

Maçın kadrosunu hatırlayarak başlayalım. Aslında Türkiye’nin bu kadroyla başlayacağını az çok turnuva öncesinde de tahmin edebiliyorduk. Tek değişiklik olarak ilerde Burak’ın yerine Cenk’i gördük. Turnuva öncesinde de hep belirttiğim gibi Mehmet Topal – Hakan Balta stoper ikilisi bizim bu turnuva için en yumuşak karnımız olarak göze çarpıyordu. Maç başlar başlamaz da bu endişelerimiz maalesef yerini buldu. Maçın başından sonuna kadar savunma arkasına sarkan topları ileri şişirerek tehlikeyi önleme yoluna gitmeleri bu tip turnuvalarda yapılacak hatalardan değil. Savunma dörtlüsünün 3’ünün geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’de oynaması ve Fenerbahçe’nin de lig ve Avrupa genelinde tehlikeli topları kalesinde böyle savuşturması aslında bu hatamızın nereden kaynaklandığını bizlere göstermektedir. Caner ve Gökhan’dan da beklediğimiz hücum bindirmeleri gelmeyince hayal kırıklığına uğradık. Özellikle Hırvatistan’ın kanatları Perisic ve Brozovic’in ileri alanda beklerimizi yoğun pres altında bırakması bunun sebeplerinden biri olarak gözüküyor.

 

575d71cfc03c0e682c2bf562

 

İlk 45 dakikada topa hakim olmak isteyen bir Türkiye vardı. Orta alandaki Ozan – Selçuk – Oğuzhan üçlüsüyle sürekli pas oyunu kurmayı arzulayan ama bunu pratikte gerçekleştiremeyen bir Türkiye vardı. Hırvatistan orta sahasındaki Modric, Rakitic ve Badelj gibi çok kuvvetli isimler, orta alanda top rakipteyken bizim onların ayağından top çalmamıza izin vermediler. Zaten bunun en net göstergesi de Ozan – Selçuk – Oğuzhan üçlüsünün maçın ilk yarısında rakipten sadece 4 top kaptığı gerçeği. Modric ise ilk yarıda başlı başına 9 top kaptı. Hırvatistan’a orta alandaki bu üstünlüğü verince de ister istemez orta sahadaki oyuncuları kanat futbolcularına çok güzel top çıkardı. Bu bölümde tek başarımız pivot santrafor olma özelliği taşıyan Mandzukic’in istediği topları ağırlığından dolayı alamaması oldu. Topal ve Hakan tandemi buna izin vermedi lakin daha hızlı bir santrafor karşısında bu tandemin işi çok zor olacağa benziyor. Aslında burada çok büyük bir tercih hatası gözümüze çarpıyor. Orta alanda top kapamayan bir orta saha ve stoperde oynayan bir kesici orta sahanın ön liberoda kullanılmaması büyük bir sorun. Fatih Terim’in, Mehmet Topal’ı stoperde kullanmasının sebebini birçoğumuz “Stopersizlik” olarak göstersek de, kesici bir ön liberoyu stopere koymak da orta alan üstünlüğünü rakip takıma vermek anlamına geliyor. Değinmek istemesem de bu stopersizliğin sebebi yine Fatih Terim’in kadro seçimi konusundaki hatalarından ibaret olduğunu düşünüyorum. Ömer Toprak’ı bir kenara bırakırsak (ki hiç de kenara bırakılmayacak bir stoper), Ersan’ın, Yalçın’ın 23 kişilik kadroda olmayışları aslında sorunun stopersizlik değil de, yanlış kadro tercihi olduğunu göstermektedir.

 

Ekran Alıntısı 1

 

Bunların yanında hücuma baktığımız zaman, Arda ve Hakan’ın, normal performanslarının epey altında olduğunu söylemek mümkün. Özellikle Arda’nın 1 yıl içinde oyun stilleri çok farklı olan bir takıma transfer olması ve orada tabir-i caizse “Görev Adamı” kimliğiyle ön plana çıkması onun Milli Takım’daki performansını da olumsuz anlamda etkileyeceğe benziyor. Barcelona’da ondan beklenen şeyin pas yapmak veya takımın ritmini bozmadan, bencilce hareket etmeden hücum yapmak olması, bizde sorumluluk almamasına yol açıyor. Dünkü karşılaşmada hiçbir olumlu özelliğinin olmamasının yanı sıra, hücumsuzluğuyla hücumdaki oyuncuların da ritmini bozdu. Bir de işin içine Hakan’ın da kötü performansı eklenince oyunumuz hiç tat tuz vermedi. Buradaki bir başka sorun da Oğuzhan’ın devre arasında oyundan çıkartılıp yerine Volkan Şen’in alınması. Oğuzhan’a aktarılamayan ve onun ileriye aktarıp, ilerde o topları kullanamayan formsuz isimler yüzünden Oğuzhan’ın oyundan alınması yanlış bir karar. Bu arenada ve böylesine önemli bir maçta oyuncu değişiklikleri isme göre değil forma göre verilmeli diye düşünüyorum. Maçın ilk yarısının sonunda Oğuzhan değil de Arda çıksa herhalde kimse bir şey diyemezdi. Çünkü Arda da dahil dün herkes onun çok kötü oynadığını biliyordu. Bu bağlamda, Arda’nın değil de Oğuzhan’ın oyundan alınması hücumdaki ritmimizi ikinci yarı itibariyle iyice düşürdü.

 

Ekran Alıntısı 2

 

Her ne kadar Türkiye Ligi’nin özellikle son 2 yıldır en formda kalecilerinden biri de olsa, Volkan Babacan, dün yaptığı hatalarla karşılaşmaya damga vurdu. Her yan top pozisyonunda çıkıp çıkmamak arasında tereddüt eden bir yapısı vardı ve bu tereddüdü kalemizde çok tehlikeli pozisyonlar görmemize neden oldu. Tecrübe eksikliğinden kaynaklandığını düşündüğüm bu sorunu düzeltmekten başka çaremiz yok. Çünkü, yedek kalecimiz Onur’un da en büyük hatasının yan toplar olduğunu ve bu yan toplara gereksiz çıkmanın bütün bir Türkiye kalecilerinin sorunu olduğunu biliyoruz.

 

Santrafora gelecek olursak, yazının başında da belirttiğim gibi “Burak mı Cenk mi oynayacak?” sorularını sorarken ilk maçımızda Cenk ilk 11’de başladı. Bu tercihin de yanlış olduğunu düşünüyorum. Cenk’in bu sezon Beşiktaş’ta 90 dakika oyuncusu olmadığını hepimiz gördük. Her ne kadar Burak da Çin’de uzun bir sakatlık sürecinden çıkmış da olsa bu takımın asıl uzun süreli oynayacak santraforu Burak Yılmaz olmalıdır. Cenk’i oyunun sıkıştığı anlarda oyuna almak ve ondan gol beklemek bana daha mantıklı gibi geliyor.

 

Ekran Alıntısı 3

 

Oyuncu değişikliklerine gelecek olursak, Fatih Terim’in bir kararsızlık havasında olduğunu söylemek mümkün. Zira ikinci yarıda önce oyundan Arda’yı çıkarıp, Burak’ı alması bizleri “4-4-2’ye dönüyor” düşüncesinde birleştirse de 5 dakika sonra Cenk’i oyundan alıp Emre Mor’u sahaya sürdü. Fatih Terim’in geride olduğu maçlarda ne kadar risk aldığını ve tamamiyle hücumu düşündüğünü Galatasaray zamanlarından ve bundan önceki Milli Takım zamanlarından biliyoruz. Emre Mor’u oyuna almasının sebebi durağan oyunu hareketlendirmek tabi, ama onu en son oyuna alması, ondan önce 5 dakika 4-4-2’yi denemesi ve bu sürenin o sistem hakkında herhangi bir insana doğru bir bilgi vermediği gerçeğini de unutmamak gerek. Daha önceki kısımlarda da söylediğim gibi umarım bundan sonra isim değil de, form durumuna göre oyuncuya şans verilir. İlk yarının sonunda Oğuzhan’ın oyundan alınması, Arda’nın oyundan geç alınması ve Hakan’ın 90 dakikayı tamamlamasını Fatih Terim’in hataları olarak görmekteyim.

 

Ozan için de düşüncemi belirtmek istiyorum. Hırvatistan’ın attığı golden 1-2 saniye önce saçlarını düzelterek oynaması eleştiri oklarının hedefinde gösterilmesine neden olsa da dün, sahada belki de en iyi oynayan oyuncumuzun Ozan olduğunu da medyamız unutmakta veya görmezden gelmekte. Yaşına, oynadığı maç sayısına ve mevkisinin kritikliğine rağmen elinden geleni yaptığını ve iyi bir performans gösterdiğini düşünüyorum.

 

CkwUi3hWUAAQKba

 

Sonuç olarak turnuvaya kötü bir sonuçla ve kötü bir oyunla başladık. EURO 2008’deki Portekiz maçına benzer bir oyun oynadığımızı söylersek herhalde yanılmayız. Hırvatistan’ın dirençli orta sahasını ve içeriye kat eden hızlı kanat oyuncularını durduramadık ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Bundan sonraki sürece baktığımızda, önümüzde her ne kadar eskisi kadar formda olmasa da Dünya’nın en güçlü takımlarından İspanya maçı var. Hırvatistan maçında yapılan hatalardan ders çıkarılmasını umuyor ve oyuncuların da daha büyük bir özveriyle oynayacağını temenni ederek yazımı burada noktalıyorum. Sonunda bizim güleceğimiz bir süreç başlıyordur umarım.

 

Uğur Sever

 

Twitter : @Comandante__10

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım