17 Haziran 2016

EURO 2016 ABARTILDIĞI KADAR SIKICI MI?

EURO 2016 ABARTILDIĞI KADAR SIKICI MI?

Turnuva başladığından beri izleyici kitlenin çoğunun dile getirmekte ısrar ettiği argüman turnuvanın son derece sıkıcı ve zevksiz olduğu. Oynanan her maç için ‘’Böyle turnuva mı olur kardeşim?’’ diye hoflayıp, poflayıp duruyorlar.

 

Bu kitleyi anlamakta nispeten zorluk çekiyorum. Evet, futbolun meyvesi gol, buna katılıyorum. Lakin futbol dinamikleri olan, zamanla değişkenlik gösteren, farklı taktik anlayışların ön plana çıktığı bir oyun.

 

Kaldı ki bu turnuvada şu ana kadar oynanan futbol Bundesliga’da Bayern’in, İngiltere’de Leicester’ın, İspanya’da Barcelona’nın oynadığı futboldan çok farklı değil ve bu takımların geçen yıl hepsi kendi liglerinin şampiyonu oldu.

 

Futbol maalesef son senelerde seyirciyi tatmin etmeyen ve seyir zevki düşük bir oyun olmaya doğru, istenmeyen bir değişim gösteriyor. FIFA, bu pek hoş olmayan durumu gördüğü için, yeni getirdiği kurallarla en azından oyundaki tempoyu hızlandırmayı ve akıcılığı sürekli hale getirmeye çalışıyor ama bunun ne kadar başarılı olabileceği uygulamayı gördükten sonra tartışabileceğimiz bir konu.

 

 

 

Her geçen gün daha kaliteli hale gelen eğitim şartları, daha iyi ve donanımlı futbolcu akademileri/tesisler ve sürekli artan imkânlar sayesinde, yeni nesil futbolcular genç yaşta futbolun taktiksel yönünü öğrenebiliyorlar. Daha doğru antrenman programları ve bilinçli metotlar sayesinde daha fizikli, daha atlet ve daha güçlü oyuncuların çıkmaya başladığını görüyoruz.

 

Futbolda tam olarak buna göre şekillenmeye başladı. Orta sahada sürekli basan, top çalma kabiliyeti yüksek, topu kaptığı zaman süratli bir şekilde koşu yapıp topu rakip sahaya taşıyacak kuvvetli orta saha oyuncuları üzerine kurulan temel bir sistemi var artık büyük takımların.

 

 

E iş böyle olunca, EURO 2016’da fazla gol çıkmamasına şaşırmamak lazım. Dikkat ederseniz turnuvayı eleştirenlerin hiçbiri ‘’maçlar çok keyifsiz ve temposuz’’ demiyor. Aksine, oynanan maçların %90’ı tempolu ve kıran kırana geçiyor.

 

Ancak pozisyon ve kaleyi bulan şut sayıları inanılmaz derecede kısır çünkü yukarıda bahsettiğimiz gibi futbol denilen oyun son 2 – 3 senede tamamen orta saha mücadelesine kaymış durumda ve takımlardan biri fizik olarak oyundan düşmediği müddetçe ‘’net pozisyona girmek’’ gibi bir kavram olamıyor.

 

 

 

Türk Milli Futbol takımı ilk maçların sonunda kalesine en fazla şut atılan ve en fazla pozisyon veren iki ekipten biri oldu. Neden? Çünkü bizim Türk futbolcularımız kondisyon ve tempo olarak diğer ülke futbolcularının çok daha gerisindeler.

 

 

Bu mevcut durum futbolcuların kalitesi ya da fiziksel durumundan ziyade Türk futbolunun temel sorunu. Avrupa futbolu fiziksel ve taktik gelişiminin yanında, yeni nesil topçularına profesyonellik ve iş ahlakı da öğretiyor. Oyunculara stada gelen seyirciyi memnun etmeleri için tempolu oynamalarını, topun oyunda kalması gerektiğini ve zaman geçirmemeyi öğretiyorlar.

 

 

Türkiye ise maalesef Avrupa’nın yakaladığı mental düzeyi kendi yeni nesil topçularına bir türlü aşılayamayınca, sahada uyuşuk, ne yaptığını bilmez, hantal ve taktikten bir haber topçular oluyor. Gerçi, ‘’gaz’’ üzerine oynamaya alışmış ve buna göre bir hocanın başında olduğu takıma ne öğretilebilir burası da ayrı bir soru işareti.

 

Turnuvada Türkiye gibi geri kalmış birkaç takım daha var. Rusya ve Ukrayna da aynı Türkiye gibi bu turnuvaya yakışmayan ekiplerden ve diğer Batılı takımlarla aralarında fersah fersah fark var.

 

 

 

Özet olarak;

 

 

Turnuvanın sıkıcı olduğuna kesinlikle katılmıyorum. Sıkıcı olan bir şey varsa o da futbolun içinde bulunduğu mevcut taktiksel durum ve dinamiğidir. Bundan 5 sene önce ileri uç hattında kurulan ‘’üçgen forvet hatları’’ yüzünden keyifli maçlar izliyorken, şimdi ise defansif orta saha oyuncuların ve fiziksel mücadelenin ön plana çıktığı futbol yılları yaşıyoruz.

 

 

Futbol iki sene sonra yine başka bir tarafa doğru evrilecek, yeniden şekil alacak, dün sıfır santrforla oynayan Almanlar belki üç santrforla oynayacak ve bu tartışma hiç bitmeyecek.

Bu yüzden turnuvanın tadını çıkarmaya çalışmalı.

 

 

Dip Not: Takımların bu kadar kontrollü oynamalarının bir sebebi de ‘’en iyi 3. Takımın gruplardan çıkabilecek’’ olması. Bu saçma kural olmasaydı maçlarda biraz daha fazla pozisyon olacağı aşikâr. Yine de özellikle son grup maçlarının çok daha keyifli geçeceğini düşünüyorum.

İyi Haftalar Dilerim,

 

 

 

 

S. Ayaz B.

@elpolloloco31

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ