Kramponlupisagor -

İSVİÇRE – POLONYA MAÇ ÖNCESİ ANALİZ

Uğur Sever
Uğur Sever
  • 24.06.2016

Sıcak yaz günleri yüzünü biz futbolseverlere iyice göstermiş durumdayken, bir yandan da tutkusu olduğumuz futbolda EURO 2016, son 16 turlarının heyecanıyla devam ediyor. Grup aşaması bitti ve 24 ülkeden 16’sı bir üst turda mücadele edecek. Turnuvanın şu ana kadar sıkıcı mı yoksa tam bir futbol şöleni olduğu ise tartışılır bir konu olmaya devam ediyor. Grup maçları her ne kadar gol anlamında kısır olsa da, futbol mücadelesi anlamında çok üst düzey bir turnuva izlemekteyiz diye düşünmekteyim. Bugün de sizlere EURO 2016 son 16 turundaki İsviçre – Polonya maçını yorumlayacağım.

 

Öncelikle iki takımın da tam da kendilerinden beklendiği gibi turnuva stratejisiyle mücadele ettiğini hatırlatmakta fayda var. Grup aşamasında atılacak veya yenilecek bir golün bile önemini fazlasıyla iyi kavramış iki ekipten bahsediyoruz. Dışarıdan katı savunma futbolunu benimsemiş olarak gözükseler de aslında turnuvada yapılması gerekenleri uyguladı bu iki takım da.

 

 

Ekran Alıntısı 1

 

 

Önce maziden başlayalım. İki takım bugüne kadar kendi aralarında özel ve resmi olmak üzere toplam sadece 3 maç oynamışlar ve bu 3 maçın 2’sini Polonya kazanırken, 1 maç ise berabere bitmiş. En son 2014’te bir hazırlık maçında karşı karşıya gelen ekip, beklentilerin aksine gollü bir maç oynamışlar ve maç 2-2 sona ermiş.

 

İSVİÇRE

 

 

Ekran Alıntısı 2

 

 

Öncelikle İsviçre’den başlayalım. Fransa, Romanya ve Arnavutluk’un bulunduğu gruptan 5 puan toplayarak çıktılar. Turnuva öncesi tahmin ettiğimiz gibi katı savunmasıyla öne çıkıyor İsviçre. Hücumdaki hızlı adamlarıyla sonuca gitmeye çalışıyorlar ama öncelikleri kesinlikle gol yememek. Hal böyle olunca da yenmesi zor bir takım hüviyetine bürünüyorlar. Turnuvada oynadıkları 3 maçta da gözümüze çarpan şey bu oldu aslında. Djorou-Schar ikilisinden oluşan stoper tandemleri rakip takımdan gelen kontra ataklarda çok başarılı bir görüntü ortaya koydular.

 

Orta sahaları ise üst düzey isimlerden oluşmakta. Behrami ve Dzemaili gibi fizikleri üst düzey, top kapma becerisi olan ve kolay kolay yıkılmayan orta saha tipleri. Rakip takım hücumunda sahada durması gerektiği yeri çok iyi bilen iki isim. Top kendi ayaklarındayken de kanatlara ve 10 numaraya gönderecekleri isabetli toplarla atak başlangıcını yapmaya müsait isimler. Shaqiri – Xhaka ikilisi de bu hızlı oyunlarda İsviçre’nin en büyük kozları. Kapanan rakip savunmayı yaratıcılıklarıyla açabilecek kalitedeler ve kontra ataklarda savunma arkasına sarkabilirler. Turnuva boyunca ne kadar bu konuda başarılı oldukları tartışılır ama neredeyse her maç bu oyun anlayışını benimsediler.

 

 

Ekran Alıntısı 5

 

 

Burada en büyük belirsizlik belki de hücum hattı. İsviçre teknik direktörü Mehmedi-Seferovic ikilisinden hangisini seçecek merak konusu. Son Fransa maçında oyunun belli kısımlarında santraforda Embolo da şans bulmuştu. Kapanan ve savunması kolay geçilemeyen Polonya karşısında pivot santrafor özelliği olan biri değil de, savunma arkasına sarkabilen bir adamın kullanılması onlar adına daha yararlı olabilir diye düşünmekteyim.

 

POLONYA

 

 

Ekran Alıntısı 4

 

 

Polonya belki de Hırvatistan ile beraber turnuvanın sürpriz olmaya aday takımlarından. İspanya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya gibi takımların yanında oyunundan taviz vermeyen yapısıyla onları en çok andıran ülkelerden biri. Polonya EURO 2016 C grubu’nda Almanya, Ukrayna ve Kuzey İrlanda’nın bulunduğu gruptan 7 puanla 2. olarak çıktı. Burada en çok dikkatimizi çeken husus ise Polonya’nın henüz turnuvada gol yememiş 2 takımdan biri olması.

 

Polonya’nın bu gol yememe başarısının pay sahipleri olan stoper ikilisi Glik ve Pazdan ile başlayalım önce. Adeta Polonya savunmasının kalesi konumundalar ve özellikle Almanya maçında oynadıkları ikili oyun görülmeye değerdi. Turnuvanın başından beri en iyi savunma performansına ulaşan bu ikili ve bu takım oldu. Bu ikilinin yanına maçın belli kısımlarında Krychowiak de eklenince aşılması zor bir duvar halini alıyorlar.

 

Oyunun ikinci bölgesinde ise orta sahaları Krychowiak ve Maczynski’nin topu kanatlara aktarmasıyla sonuca gitmeye çalışıyorlar. Kanatlarda da bir dönem ülkemizde Sivasspor forması da giyen Grosicki’nin ve Kuba’nın yer alması büyük hız kazandırıyor takıma. Beklerden de hücum anlamında katkı alabilen bir takım olmasına karşın, bunu grup aşamalarında pek göremedik desek yanılmış sayılmayız.

 

 

 

Ekran Alıntısı 3

 

 

Hücumda da bu turnuvada şu an beklentileri karşılayamayan Lewandowski ve genç yetenek Milik var. Almanya maçında Polonya’nın öncelikle planının hücum olmadığını varsayarsak, Ukrayna ve Kuzey İrlanda maçlarında Lewandowski istediği pozisyonlara bir türlü giremedi. Takımın genel anlamda defansif yapısına ister istemez o da bir şekilde uydu. Kulüp takımındaki felsefesiyle buradaki bambaşka olan Lewandowski’nin bu kadar uyum sorunu yaşaması da şu an için gayet normal ama gerek bu tur ve gerekse de olası diğer turlarda mutlaka kendine gelmesi gerekiyor.

 

 

Genel olarak bu maça bakarsak iki takım da maça kontrollü başlayacaktır. İki takım da aynı grup aşamasında olduğu gibi oyun anlayışını gol yememek üzerine kuracaktır. İki takımdan birinin erken dakikada gol atması ise maçı daha zevkli bir hale getirir. Ben sağlam savunmasıyla Polonya’yı bu tur için favori görmekteyim. İsviçre de kontra atak oyununu iyi oynamasına rağmen, Polonya savunması grup aşamalarındaki gibi bir performans gösterdiği takdirde o savunmanın kolay kolay aşılamayacağını düşünüyorum.

 

 

Uğur Sever

Twitter : Comandante__10

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım