Kramponlupisagor -

Offside Clothes’un kurucusu Egemen Ünay ile E-Ticaret ve spor giyim üzerine keyifli bir röportaj yaptık

Offside Clothes’un kurucusu Egemen Ünay ile E-Ticaret ve spor giyim üzerine keyifli bir röportaj yaptık
  • 21.04.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Salih Çakman: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?  Bu işe girme fikri nasıl ortaya çıktı?

Egemen Ünay: Adım Ahmet Egemen Ünay. 25 yaşındayım. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Lojistik Yönetimi okudum. Bu markayı yaratma fikri üniversitede okurken taraftar grubumuz için hiçbir ticari beklentimiz olmadan tasarlayıp ürettirdiğimiz ürünlerin insanlar tarafından beğenilip sevilerek giyildiğini görmenin bana yaşattığı gurur ve mutluluk sonucunda kafamda oluştu. Ama tabii bunu ailemin meslekleri gereği ticarete uzak olmaları sebebiyle mutlaka yapacağım diyemiyordum. O zamanlarda aklımın bir köşesinde yer etmişti bu fikir. Çocukluğumdan beri de ticarete ve kendi işimi yapmaya meraklıydım. Daha sonra hem çocukluğumdan gelen bu isteği hem de aklımda yer eden fikri birleştirdim ve bu markanın ilk adımlarını attım. Tabii az önce belirtmiş olduğum nedenlerden dolayı başlangıç aşaması özellikle aile içerisinde biraz meşakkatli oldu. Ama neyse ki zaman ilerledikçe markaya ve bana olan inançları günden güne artıyor. Bugün ise bir çocukluk hayali ve güzel sonuçlanan bir tecrübeyle başlayıp aldığımız güzel yorumlarla ilerlemeye devam ediyoruz.

 

Salih Çakman: Şirketi kurduğunuz ilk günden bugüne kadar yaşadığınız süreci ve geldiğiniz noktayı anlatır mısınız?

Egemen Ünay: Siz de biliyorsunuz ki çağımızın en büyük toplum sorunlarından biri güven sorunu. Bazı insanların kötü niyetlerle sebebiyet verdiği olumsuz örnekler özellikle e-ticaret sektöründe çok fazla. Bu nedenle başlangıç aşamasında en sık mücadele verdiğimiz konu insanların algısını değiştirmek oldu. Bunun dışında tecrübesizliğin de verdiği zorluklar oldu tabii. İmkanların kısıtlı olmasından dolayı karar almakta zorlanıyorsunuz, aldığınız kararlardan pişman olabiliyorsunuz. Çok şükür biz hiç bir kararımızdan pişman olmadık ama karar vermeden önce günlerce, gecelerce düşünüyoruz. Çünkü aldığın bir karar bütün geleceğini etkileyebiliyor. Mesela e-ticaret sektöründe çok fazla hukuki yaptırım var.  Bizim yapacağımız bir yanlış tüm ticari hayatımızı ve oluşturmaya çalıştığımız marka değerini etkiler. Bu konuların dışında pek bir zorluk yaşamadık. 4 kişilik bir ekibimiz var. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor zaten başarının sırrı da bana göre bu.Yeri gelmişken de başarımızın altında imzası olan tüm ekibimize teşekkür ediyorum.

 

Salih Çakman: Sizce insanlar internet üzerinden alışveriş yaparken en çok nelere dikkat etmeli?

Egemen Ünay: Öncelikle online alışveriş için SSL vb. güvenlik sertifikaları bulunan internet siteleri tercih edilmelidir. İnternet alışverişi toplumda mevcut olan algının aksine daha güvenilirdir. Çünkü internetten yaptığınız alışveriş sırasında ödemeler havale, kredi kartı vb. aracılığıyla olduğu için satıcıya fatura kesme zorunluluğu getirir. Böylelikle yapılan alışverişlerin vergisiz olma ihtimali ortadan kalkmış olur. Faturanın kesilmesi de herhangi bir sorunda karşınızda muhatap bulmanız demektir. Bunun dışında, online alışverişlerde 14 gün yasal iade süreci vardır. Aldığınız ürünü 14 gün içerisinde şartsız koşulsuz iade edebilirsiniz. Bir de, alışveriş öncesinde, kullanılacak site hakkında bilgi edinmek adına tüketici bilgilendirme forumlarından bilgi edinilmelidir. Firmanın sabit telefonu olup olmadığına kesinlikle dikkat edilmeli çünkü cep telefonu hattı isimsiz olarak alınabilir ama sabit hat bir kişinin üzerine alınmak zorunda.  Ama maalesef ki online alışveriş bizim ülkemizde çok kontrol altında olmadığı için az sayıda da olsa kötü niyetle kullanmak isteyenler olabiliyor. Önermiş olduğum konulara dikkat edildiği takdirde sorunla karşılaşma olasılığı düşük olacaktır.

 

Salih Çakman: Bundan sonraki hedefleriniz nedir ve hedeflerinize ulaşmak için neler yapmayı planlıyorsunuz?

Egemen Ünay: Biz bu işe başlarken 1 aylık, 6 aylık, 1 yıllık ve 5 yıllık olarak kısa ve uzun süreli hedefler belirledik. Tabii ki ara hedeflerde oluyor ama bunlar bizim ilk başlarken koyduğumuz hedeflerdi. İlk başlarda koyduğumuz hedefler ileriyi göremediğimiz ve çok fazla imkâna sahip olamadığımız için biraz hayal gibi geliyordu. Ama sonra bu hedefleri birer birer yakalamaya başladıkça kendimize güvenimiz geldi ve zaman içerisinde, buna ulaşabildiysek bir sonraki hedefe niye ulaşamayalım dedik ve ulaşmak için daha çok çabaladık. 1. ayımızda 3 farklı tişört ile başladık ve belirli bir kitleye ulaşmayı hedefledik. 1. ay sonunda bunu başardığımızı gördük.  6. ay sonundaki hedefimiz de ürün çeşidimizi arttırmaktı. Yani 3 farklı tişört ile başladığımız noktadan 6 ay sonunda 15 farklı ürüne ulaşmak istedik. Onu da başardık. 1 yıllık hedefimiz ise sosyal medya yolu ile satış yapan bir firma olmaktan çıkıp bir online alışveriş sitesi kurmak ve homeofis olarak başladığımız işte bir ofis ortamı oluşturarak daha düzenli bir çalışma ortamında daha güzel işler yapmaktı. 3 aydır bir ofisimiz var ve sitemiz de Nisan ayı sonunda aktif halde olacak. Şimdi ise  5 yıllık asıl hedefe ulaşmak için çalışıyoruz. 5 yıl içerisinde Türkiye’de satış ağımızı, gerek açacağımız ‘Football Store’lar ile gerek bazı şehirlerde kendimize satış noktaları oluşturarak daha fazla genişletmek ve ürün çeşidimizi arttırmak istiyoruz. Telefon kabından, kupa bardaklara, futbol topundan havluya, terliğe kadar futbol temalı aklınıza gelebilecek insanların futbol üzerine aradığı her şeyi bulabildiği bir marka olmak istiyoruz.

 

Salih Çakman: Bu işe sıfırdan başlayacak olanlara bir tavsiyeniz var mı?

Egemen Ünay: Ben de gencim, çok tecrübeli değilim bu konuda ama 1 yılda edindiğim tecrübelerden bahsedeyim. Kimseye güvenmesinler, sadece kendilerine güvensinler. Yeri geliyor geceniz gündüzünüz olmuyor, bunu göze alsınlar. Yeri geliyor gece 3’e kadar tasarım yapılıyor, yeri geliyor üreticinin peşinden saatlerce koşuluyor, yeri geliyor müşterilerle sıkıntı yaşanıyor. Kargosu, paketlemesi, depolaması, reklamı kısaca her aşaması ile kendiniz ilgilenmek zorunda olduğunuz için biraz zorlayıcı bir süreç. Eğer maddi imkânları, yani sermayeleri fazla değilse bu tarz işlere bunu bilerek girsinler. İnternet satışı çok güzel, herkese ulaşabiliyorsunuz ama işin içine girince biraz daha farklı oluyor. O kadar kolay olmadığını görüyorsunuz. İnternette büyümenin sınırı yok, bu yüzden sürekli reklam yapmak zorundasınız. Zor bir iş ama ben zor işleri sevdiğim için zevk alıyorum. Herkese bu sektöre girmesini tavsiye etmiyorum sadece zoru sevenler girmeli çünkü E-Ticaret göründüğü kadar basit bir iş değil. Çok fazla riski var. Yapacağınız en ufak bir hata geleceğinize ve oluşturmaya çalıştığınız markaya mâl olabiliyor.

 

Salih Çakman: Çok yaratıcı tasarımlar yaptığınızı görüyoruz. Bu tasarımlar nasıl ortaya çıkıyor? Birden fazla tasarım fikri olduğu zaman hangisini yapacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

Egemen Ünay: Bizde zaten tasarım fikri çok fazla. Şu an elimizde belki de 5 yıl yetecek kadar tasarım fikri var, bir tasarıma karar versek bile ileriye dönük kullanılmak üzere onu saklı tutuyoruz. Ama tabi şöyle bir durum var; imkânlarınız çok fazla olmayınca tasarımı dikkatli seçmek zorunda kalıyorsunuz. 2-3 kere çıkarılan ürün satmadığı takdirde sen şişiyorsun artık. Çünkü eldeki nakit para ürüne dönüşmüş olarak bekliyor bir sonraki sezona kadar. Bu da hareket kabiliyetinizi ve yeni bir şeyler üretebilme imkânınızı kısıtlıyor. O yüzden tasarım seçmek bizim için sancılı bir süreç. Şahsen ben tasarım seçerken 1-2 hafta doğru düzgün uyumadığımı biliyorum. Ama 4 kişilik bir ekibimiz var sonuç olarak herkesin fikri alınıyor. Yeri geliyor ön satış yapıyoruz, oradan gelen talebe göre üretimi yönlendiriyoruz. Mesela geçen kış sezonunda 11 farklı sweatshirt tasarımı yapmıştık. Bayern Münich ürünümüz pek fazla talep görmedi. O yüzden en azından şimdilik Bayern Münich tasarımını iptal etmek zorunda kaldık ve 10 farklı tasarımla çıkış yaptık. Tasarımlarda benden ziyade tasarımcı arkadaşım Anıl Aras çok başarılı. Kendisi birçok güzel oluşumda da çalışıyor. Futbol konusunda çok iyi tasarımları var ve markamıza da çok hassas yaklaşıyor. Ben de neredeyse her boş vaktimde düşünüyorum ve araştırıyorum ne yapabiliriz, futbol konusunda insanların hoşuna gidebilecek bulunması güç olan ne var, diye. Bulduğum zaman da öncelikle Anıl ile sonrada ekip olarak mukayese ediyoruz. Onun üzerine çıkıyor tasarımlar.

 

Salih Çakman: Ülkemizde çok büyük bir eksiklik olarak hissedilen basketbol ürünleri konusunda bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Egemen Ünay: Herhalde son zamanlarda en çok aldığım soru bu. Artık müşterilerden de geliyor. Evet, düşünüyoruz ama hep bir yere çıkıyor konu ”imkân”. İmkânlar ile alakalı her şey. Şimdi benim basketbol için bir yatırım yapmam için önce bir tasarımcı bulmam gerek. Bu tasarımcı da sıradan bir tasarımcı olursa bugüne kadar yaptığın her şey sönüp gider. O yüzden işini iyi yapan ve basketbol bilgisi olan bir insan olmalı. Bizim de güvenebileceğimiz, kendini bize kanıtlayan bir tasarımcı bulursak, yakın zamanda olmasa da bu konuyla ilgili çalışma yapma gibi bir düşüncemiz var. Tabii önce başladığımız işi hedeflediğimiz yere taşımamız gerek.

 

Salih Çakman: Offside Clothes adı altında yapmayı düşündüğünüz farklı projeler var mı?

Egemen Ünay: Biz bu işe giyim odaklı başladık. Şimdi ise ufak ufak talepler doğrultusunda giyim dışına da çıkmaya başladık; poster, kupa bardak, telefon kabı ve çanta gibi. Neler yapabiliriz üzerine çalışmalarımı göstersem çok alakasız şeyler bile görebilirsiniz. Çünkü futbol artık her yerde ve her şeyde az da olsa var. Bunun en büyük örneği de takım mağazaları.  Ekmeğin üzerine takım amblemi basan ekmek kızartma makineleri, takımlara özel tasarlanmış tavlalar var. O yüzden bu işin bir sonu yok. Bu konuda 5 yıl içinde futbol konusundan çok fazla uzaklaşmadan ulaşabildiğimiz kadar çeşide ulaşmak istiyoruz. İnsanların yurt dışından 50-60 € ‘lara aldığı ürünleri bizden daha uygun fiyata alabilecekleri ama aradıkları her şeyi de bulabilecekleri bir marka oluşturmaya çalışıyoruz. Biz Offside Clothes adında bir takımız ve kendini bu takıma ait hisseden, bu takımın bir parçası olmak isteyen herkes mail adresimiz üzerinden bize tavsiyede bulunup, fikirlerini, önerilerini ve varsa çalışmalarını iletebilirler.

 

Salih Çakman: Güzel mesajlar veren T-Shirt tasarımlarınız var. Yaz transfer dönemine yönelik yeni projeleriniz var mı?

Egemen Ünay: Aslında transfer sezonu futbol için ne kadar heyecanlı ve güzel bir sezon olursa olsun bizim için o kadar iyi olamıyor maalesef. Örneğin Ibrahimoviç ile ilgili bir ürün yapıyoruz diyelim, elimizde de 1000 adet stok var. Ibrahimovic başka takıma transfer olduğunda o ürünü kim alır ? O yüzden daha çok efsanelerle ilgili ürünler üretiyoruz. Mesela Totti… Biz 10 yıl sonra da Totti ürünü yapsak yine insanların ilgisini çekecek çünkü Roma’nın efsanesi ve ülkemizde de çok fazla seveni var. Bir diğer düşündüğümüz çalışma da oyuncularla özdeşleşen gol sevinçleri. Totti’nin golden sonra taraftarı arkasına alarak yaptığı selfiesi veya Ümit Karan’ın golden sonra kameramandan kamerayı alıp taraftarları çekmesi gibi…

 

Emre Artık: Milli Takım üzerine bir çalışmanız olacak mı?

Egemen Ünay: Maalesef yok, bu da bizi en çok üzen konulardan birisi.Buradan sokağa çıksanız Türk bayraklı tişört satan bir sürü kişi görürsünüz ancak biz yapamıyoruz çünkü başımıza telif sıkıntısı çıkacağını biliyoruz. İnşallah ileride yapabiliriz. Belki de sizin röportajınız vesile olur bu işe…

 

Salih Çakman: Sosyal sorumluluk projelerine yönelik bir çalışmanız olacak mı?

Egemen Ünay: Bir çalışma yapmak istiyoruz ancak çok narin bir konu. Biliyorsunuz ki ülkemizde kan bağışını bile kötü amaçlara yönelik kullanan insanlar oluyor. Lösev Vakfı ile anlaşıp oradaki kardeşlerimizin çizeceği resimleri tişört haline getirip satışından elde edilecek tüm kazancı direkt vakfa bağışlamak gibi bir düşüncemiz var. Daha önce Kocaelispor’un sıkıntılı döneminde bir şeyler yapmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Yeterli desteği alamadık henüz yeni olmamızın da etkisi var tabii bunda. Sosyal sorumluluk ile ilgili daha güzel şeyler de düşünüyoruz. Aslında bunu sadece biz değil herkesin yapması lazım. Sizin de Kramponlu Pisagor olarak bu işin içinde olmanız lazım.

Salih Çakman: Bizim de bu konuda belirli planlarımız var. Umarım yakın zamanda uygulamaya başlarız.

Egemen Ünay: Sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermemiz gerek toplumca… Bugün sağlıklısın ancak yarının sana ne getireceğini bilemezsin, toplumca bilinçlenmek çok önemli. Bu tarz projeleri gerçekleştirirken markanızın veya isminizin ön planda olmaması gerekir. Bence en önemli noktalardan biri de bu. Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek.

Egemen Ünay: Bunların dışında kadınlarımıza yönelik özel çalışmalarımız var. Biliyorsunuz futbol erkek sporu olma özelliğinden sıyrıldı. Kadın milli takımları var, büyük takımların kadın futbol takımları var. Bizim 4 kişilik ekibimizin ikisi kadın.

Salih Çakman: Geçen hafta Kore’de kadın milli takım maçı 50.000 taraftara oynadı.

Egemen Ünay: Şu an ülkemizdeki büyük takımlarımız 50.000 taraftara oynayamıyor. Kadınlarımız artık futbolun içinde. Bizim ‘Ofsayt nedir?’ tişörtümüze en fazla rağbeti kadınlar gösterdi. Alan erkeklerde ağırlıklı olarak kadınlara hediye etmek için alıyor.

Egemen Ünay: Bu konuların dışında biz her türlü fikre öneriye açığız. İnsanlar bize tasarımlarını, çizimlerini gönderebilir. Fikirlerini memnuniyetlerini ve rahatsızlıklarını bizimle paylaşabilir, biz onları değerlendirip hayata geçirmekten memnuniyet duyarız. Bizimle çalışmak isteyen yapmış olduğumuz işe destek olmak, kendisi de bizimle beraber bir şeyler başarmak isteyen arkadaşlar varsa kapımız her zaman sonuna kadar açık.

İletişim için mail adresi: egemenunay@gmail.com

 

Etiketler:


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım