Kramponlupisagor -

Firavun’un Asi Torunu: Mido

Bilal Temizel
Bilal Temizel
  • 01.07.2017

Günümüzde, Mısır futbolu denildiğinde akıllara ilk olarak, geçtiğimiz günlerde rekor bir ücretle Roma’dan, Liverpool’un yolunu tutan Salah ya da Ada’nın diğer büyüğü Arsenal’de forma giyen El Neny gelir. Fakat Mısır futbolunun ilk hırçın yeteneğiyse 1983’te Kahire’de dünyaya gelip toplamda 7 farklı ülkede 11 farklı takımda forma giymiş Mido’dur. Henüz çocuk denilecek yaşta, sıcak Mısır coğrafyasında bir türlü ısınılamayan futbol topunun peşine düşer Mido. Hızı ve tekniği sayesinde zaten çok olmayan rakiplerini egale edip ülkenin en büyük futbol takımı olan Zamalek’e imzayı atar ve kendisinin bile tahmin edemeyeceği futbol yaşantısı başlar. Genç yaşına rağmen bir sezon içinde burada kalitesini ortaya koyar ve hep hayalini kurduğu Avrupa sahnesine Belçika’nın orta seviye takımlarından Gent ile ulaşır. Antik Mısır’ın kültürüyle harmanlanmış bu genç golcü kendini Belçika’da da bir sezonda belli eder. Oynadığı sayılı günde “Yılın Afrikalısı” ve “Yılın Genç Yeteneği” ödüllerini alır. Artık ruhunda özgüven ve hırs, peşindeyse Avrupa’nın genç oyuncu avcıları kulüpleri vardır.

 

 

 

 

 

Hayatının dönüm noktasında çeşitli kulüplerden çok iyi teklifler almıştır ve artık karar verme sırası kendisindedir. Fakat belki de verilebilecek en kötü kararı Ajax’ı seçmekle verir. Zira Ajax forvet hattına bir genç isim daha katmıştır. O isim dünyanın en iyi golcülerinden birisi olacak Zlatan Ibrahimovic’dir. Buna rağmen Mido, Zlatan’ı geride bırakır ve ilk sezonunda takımını şampiyon yapan en önemli etkenlerden birisi olur. O yıl tek konuşulan isim Mido’dur. Bunu kendine yediremeyen ve sürekli kendisine ödenen bonservisle gündeme Ibrakadabra, ertesi sezona bomba gibi girer. Belki de Mido’nun kariyeri de daha bu dönemlerde düşüşe geçer. Ibrahimovic ile rekabete gireceği dönemde ağır bir sakatlık yaşayan Mısırlı golcü bir daha ne İsveçliden formayı alabilecek ne de Ronald Koeman’ın gözüne girebilecekti. Sürekli yedek kalmanın verdiği stres, hayal kırıklığı ve sinirle önce Twente ile oynanan maçta rakibine tekme atacak daha sonra bir maç esnasında kendisine pas vermeyen arkadaşı Ibrahimovic’ in gözüne makas fırlatacaktı. Kıl payı kör olmaktan kurtulan Ibrahimovic bu olay sonrası arkadaşını korumak istese de Mido için ayrılık vaktinin geldiği aşikardır. Tüm yaptıklarından pişman olduğunu menajerinden, takımdan ve başkandan özür dilediğini, takımdan ayrılmak istemediğini belirten Mido için Ajax’ın kapıları şimdilik kapanır ve kadro dışı kalır. Artık peşinde iki dev Lazio ve Juventus vardır. Fakat kader Mido’ya yine gülmez. Juventus Ibra ile anlaşırken Lazio, Corrardi ile anlaşarak Mido’dan vazgeçer. Bunun sonucunda Ajax’ın haşarı çocuğu Celta Vigo’ya kiralık olarak dahil olur. Bir türlü olmuyor, gittiği yerlerde dikiş tutturamamaya başlıyordu. Başarısız geçen Celta dönemi sonrası, Fransız devi Marsilya, hatırı sayılır bir ücret karşılığı Mido’ya mavi beyaz formasını emanet etmişti. Fakat Mido yine yanlış seçeneği işaretlemiştir. Bu seferki rakibi dünyanın sayılı golcülerinden olacak Didier Drogba’dır. Rekabeti yine kaybeder ve Fransa’dan gitmek istediğini açıkça belirtir. Yaşadığı onca talihsiz olaya ve istikrarsız performansına rağmen Avrupa’nın önemli kulüpleri halen Mido’nun peşindedir. Ayrıca ilk kez Mido’nun ismi Türk basınının manşetlerine düşmüş ve Beşiktaş’ın kiralık olarak kadrosuna katma isteğini yazmışlardı. Fakat Mısırlı potansiyel yıldız, tercihini Stadio Olimpico’dan yana yapar. Artık rüyalarında Totti’nin ara paslarını gole çeviriyor ve Romalıların sevgilisi oluyordu. Ama bunlar gerçekten rüyada kalacak ve Mido Roma kariyerinin ilk dört ayında kadroya bile girmekte güçlük çekecekti. Bu dönemde kariyerinde değişikliğe gidiyor ve menajeri olarak bugünlerde adını sıkça duyduğumuz Mino Raiola ile anlaşıyordu. Nitekim yıldız menajer ilk alametifarikasını gösterir ve kadroya dahi giremeyen oyuncusunun ilk İngiltere macerasını başlatır. Mido’nun yeni durağı Tottenham’dır.

 

 

 

 

 

Beş farklı takımda oynayacağı Ada macerası Mido için hiç de fena başlamamış kiralık döneminde Tottenham’ın en golcü ikinci oyuncusu olmuştur. Artık son şansının geldiğini anlamışçasına çalışıyor, gollerini atıyor, hayatına dikkat ediyordu. Belki de bir ilki yaşıyor ve menajeri tarafından çalışkanlığıyla övülüyordu. Bu durum Tottenham’ın kasasından birkaç milyon Euro çıkmasına neden oluyordu. İyi başlayan ve devam eden White Hart Lane günleri Sol Campbell ile yaşadığı kavga sonrası çıkmaza girer. Daha önce kendisine çeşitli övgülerde bulunan Martin Jol bu sefer diğer teknik direktörleri gibi Mido’yu sorumsuzluk ve patavatsızlıkla itham eder ve takımından gönderilmesini ister. Mido artık yıldız olma potansiyelini çoktan bitirmiş 24 yaşına gelmiş kazandığı paralarla belli bir yaşam kalitesini kurmuştur. Wigan ve Birmingham’dan gelen teklifleri maaşları nedeniyle reddeder ve Middlesbrough ile anlaşır. Önceki sezonlarda geçirdiğinden farklı bir performans ortaya koyamayan ve çoğunlukla yedek kalan Mido, Newcastle maçında islamofobik tezahüratlara maruz kalacak, rövanş maçındaysa bu sefer ırkçılıkla karşılaşacaktır. Yaşadığı bu ağır olaylardan sonra Arsenal maçında Gael Clichy’nin yüzüne doğru bir tekme atar. Bu bir maceranın daha sonuna gelindiğine işaretti. Akabinde Wigan’a kiralanır ve fakat, sonuç yine hüsran olur. Henüz 26 yaşında her şeyin başladığı, zamanında uğruna büyük savaşların verildiği, Kleopatra’nın, Firavun’nun toprakları Kahire’ye ilk takımı Zamalek’e kiralık olarak geri dönüyordu. Fakat Mido mental açıdan dibi görmüştü. Öyle ki evinde bile yedek kalır ve Middlesbrough’a geri döner. Taraftar tepkisinden dolayı bu sefer de West Ham’a kiralanır ve kariyerini özetleyecek şu cümleleri kurar: “Artık kurban edilmekten ve manşet olmaktan sıkıldım. Burada mutluyum ve burada başarılı istiyorum.” Fakat olamaz. Daha sonra West Ham başkanı, Mido’nun Middlesbrough’dan maaş almadığını ve kendilerinin de aylık olarak sadece 1000 sterlin ödediklerini açıklar. Bu maaş İngiltere Premier Ligi’nde kazanılan en düşük maaş olarak tarihe geçer. Daha önceleri maaşları beğenmeyen Mido belki de bazı şeylerin farkına varmış fakat bunda geç kalmıştır. Yeni durağı birçok kaybının başlangıç noktası olan Ajax’tır. Hollandalı futbolseverlerin hep olaylarıyla hatırladığı ve sevilmediği Mido için artık eve temelli dönme vaktiydi. Zamalek ile sessiz sedasız günler geçirmek isteyen Mido’nun yakasını talihsizlikler burada da bırakmıyor ve yapılan teknik hata nedeniyle sezon başı federasyona verilen esame listesinde adı yer almıyordu. Bir sezonu boş geçiren Mido son heyecanını asla vazgeçemediği Ada’da, Championship takımlarından Barnsley ile yaşar.  Daha sonra teknik direktörlük yapsa da o koltukta da çok farklı şeyler yaşamaz ve çalıştırdığı hiçbir takımda sürekliliği yakalayamaz.

 

 

 

 

 

Kim bilir belki Koeman dönemin genç golcüsüne bir fırsat daha verse ya da Martin Jol, Mido’ya bir kez daha güvense her şey daha farklı yazılabilirdi. Tabi bir de olayın Mido tarafı var. Ibrahimovic ve Drogba’nın olduğu takımlara gitmeyip bir takımda sürekliliği sağlasaydı bugün dünya futboluna bambaşka tatlar katmış bir golcüden konuşuyor olabilirdik.

 

Yazar: Bilal Temizel

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım