Kramponlupisagor -

…ON’DA 10’DA…  

Tufan Karayel
Tufan Karayel
  • 23.07.2017

…ON’DA 10’DA…

10 numara… Gelişmiş teknikler… Bale estetiğinde hareketler… Takımın ruhu… Kâh takımın asi çocuğu kâhsa takımın lideri… Ama en çok da takımın umudu… Taraftarın en çok üstüne titrediğidir o. bu tanımların hepsi 10 numaradır ki bu yüzden de o sayıyı taşır sırtında. Bizim ülkemizde ise sadece o numarayı taşısa iyi bunun yanında takımın bel kemiğidir, gol ayağıdır, kornerleri o kullanmalı, ortaları o yapmalı, ya asistler? Hele o kaleye yakın duran toplar yok mu onların canına okumalı…

İşte bu yüzden yazımın başlığını ON’da diye koydum ya… Bizim algımızın sonucudur bu biraz da… Aynı zamanda yakın tarihimize dönüp baktığımızda Hagi ile patlayan bu furya Revivo, Sergen, Tümer, Okocha, tabi ki Alex de Souza ve son olarak da Sneijder ile devam etmekte. Devam etmelidir de çünkü bu adamlar bizlere mucizeleri gerçek kılınabileceğini futbol topuyla ispat etmişlerdir.

Son dönemlerde şu cümleyi duymuşsunuzdur belki “10’ların dönemi bitmek üzere” bence bu yanlış bir kanaat olacak. Çünkü futbolun çocuksu tarafını yaşadıkça, umutlar daim oldukça, biz estetiği sahada görmek istedikçe, o hayal bile edemeyeceğimiz asistleri ve golleri yaşadıkça böyle adamlardan kimseler vazgeçemeyecek… Hele de bizim duygusal Türk yapımızda bu yadsınamaz bir gerçek… Çünkü bizim her şeyimiz 10’da!!!

Bu yazıyı Mart 2013’te bir dergi için yazmıştım.10 numaralar eski değerini yitiriyor mu sorusuna cevap aranıyordu o dönem. Alex’in gidişinin ardından çok geçmemiş ve Sneijder’in daha 14 numaralı formayla TT arena’ya yeni yeni ısındığı zamanlardı.Aradan geçen dört senede Sneijder şovunu yaptı Hagi’den sonra Galatasaray taraftarının 10 numara olarak benimsediği ilk isim oldu. Sneijder’in ayrılması ile bu yazı aklıma geldi.Futbol da 10’ların döneminin geçmeyeceğini tekrar anlamış olduk.Çünkü 10’nlar futbolun gerçekten ruhunu, duygusunu,estetiğini her şeyini bünyesinde bulunduranlar.Attıkları bir şut,yaptıkları bir hareket ya da söyledikleri bir söz taraftar için farklı anlamlar ifade eder.Galatasaray taraftarı için yıllar geçse bile Juventus’a attığı gol unutulmayacak, tıpkı Hagi’nin Monaco’ya attığı güdümlü roket gibi.Olay sadece atılmış efsane goller değil hiç  bir zamanda olmayacak. Bütün hadise taraftarın bu tip adamlarda kendilerinden,hayattan bir şeyler bulması, tıpkı Dünya futbolunda da olduğu gibi…

Aynı şey Alex gittiğinden beri ofansif anlamda yaratıcılığını yitiren Fenerbahçe içinde geçerli.Taraftar artık o bölgeye transfer yapılması için Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvuracak kıvama gelmiş durumda. Alex’ten sonra o bölgeye Diego geldi, belki doğru isimdi ama yanlış ellerde heba oldu gitti. Fenerbahçe taraftarı son iki transfer döneminde OOS yani 10 numara istemesinin tek sebebi başarı değil.Taraftar istiyor ki;bu adamlar özel, futbolun güzelliklerini bize göstersinler,sevinçten ağlatsınlar, ulan o frikiği nereye vurdu dedirtsinler.Taraftar eğer bu oyunun hastasıysa kendisine bir DOKTOR istiyor ve taraftar Doktorunu kaybetti.Son 5 yıldır da bitkisel hayatta gibi; Şükrü Saracoğlu Hastane yönetiminin ise Doktor almama ısrarı yüzünden takım 10’a ihtiyaç duymaya devam ediyor. Taraftar takımın her şeyi olmasını istedikleri bir figürün eksikliğini hissediyorlar ki bu yanlış da bir istek değil bizim ülkemizde.Çünkü 10 numaralar ülkemizde takımın her şeyi mertebesinde.O susunca takım susuyor.O konuşunca takım bülbül kesiliyor.

10 numaralar  Dünya piyasasında azalıyor ama azaldıkça değerleri de artıyor.Futbolun bulunmaz nadide parçaları olmaya devam ediyorlar.Bugün Sneijder’in gitmesinin ardından taraflı tarafsız herkes böyle bir oyuncunun Türkiye’nin kaybı olduğu noktasında birleşmiş durumda.Neden çünkü Sneijder’in şapkadan tavşan çıkardığı o kadar çok an yaşandı ki insanlar futbolu böyle anları görmek için izliyorlar.Siz insanların elinden bunu kötü idarecilik yaptığınız için elinden alıyorsunuz.Aynı olay Alex de Souza için de geçerli.Orada da kötü idareciliğin bir ürünü olarak 15 gün önce heykeli dikilen Alex’i apar topar gönderdiler.Kötü idareciliğin cezasını oyuna tutku ile bağlı biz taraftarlara kesen yönetimler bizi oyundan soğutamayacak. Çünkü biz bu oyunun sadık hastalarıyız.

Elimizdeki bu nadide 10’ların değerini gittikten sonra anlayacağız.Tıpkı önceki 10’larda olduğu gibi…

Biz bu oyunun tutkulu birer hastasıyız,herkesin sağlıklı kalabilmesi için herkesin kendi Doktoruna yani başka bir deyişle 10’nlara ihtiyacımız var…

Umarım ülkemiz yeniden bu tip 10 numaraları istihdam eder ve biz bu adamlardan mahrum kalmayız.Dört sene önce yazıyı bitirdiğim gibi futbolun bu adamlara ihtiyacı var.Çünkü futbola dair her şey bu adamlarda…Futbol tutku dolu duygusal bir oyun tıpkı bu adamlar gibi…

 

 

 

Tufan KARAYEL

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım