14 Ağustos 2017

REAL MADRİD’DEN KAYSERİ’YE BİR YOK OLUŞUN HİKAYESİ: ROYSTON DRENTHE

REAL MADRİD’DEN KAYSERİ’YE BİR YOK OLUŞUN HİKAYESİ: ROYSTON DRENTHE

Surinam asıllı Hollandalı futbolcu. Bir yerlerde duyduğumuzda, muhtemelen gözümüzün önünde Frank Rijkaard, Ruud Gullit ya da Edgar Davids canlanır. Hollanda’nın tarihi dokularıyla bezenmiş şehri Rotterdam’da dünyaya gelen Royston Drenthe de hemşerileri gibi, adeta futbol topunun peşinde koşarak büyüyecek ve adından bir şekilde bahsettirecekti. Henüz 13 yaşına bastığı günlerde Hollanda’nın köklü futbol ekollerinden Feyenoord’un altyapısına katılacak, fiziği ve hızıyla dikkatleri üzerine çekecekti. Ancak bu genç Hollandalının disiplin problemleri de bugünlerde gün yüzüne çıkıyordu. Feyenoord genç takımıyla beraber yaptığı İsviçre seyahati sırasında takım otobüsünde olay çıkartacak ve menajeri tarafından takımdan gönderilecekler listesine birinci sıradan giriş yapacaktı. Belki de gelecek günlerde yaşayacaklarının bir yansıması olan bu durumu takımın sportif direktörü Rob Baan önleyerek Royston’a kol kanat gerecekti. Dile kolay 11 farklı Hollanda kulübü ve Hollanda Milli Takımı’nda çeşitli kademelerde görev almış kurt hoca onun yeteneğini gözlerinden anlıyordu. Rob Baan’ın gördüğü bu yeteneği diğer hocalarına da sergilemekten çekinmeyen Drenthe için akıllarda yalnızca iki ihtimal beliriyordu. Ya büyük bir yıldız olarak Feyenoord futbol fabrikasının namını katkıda bulunacak ya da kişilik problemleri nedeniyle bir köşede kaybolup gidecekti.

 

 

 

 

Hayata karşı ilk meydan okumasına kiralandığı Excelsior formasıyla çıkar henüz 16 yaşındaki Royston. İki sezon sonunda gösterdiği performansla, Feyenoord’da, kendisine güvenen, güvenmeyen herkesi yeteneğiyle selamlıyordu. Artık Hollanda futbolunun genç prenslerinden biri olarak görülen Drenthe için A takımla antrenmanlara çıkma vaktidir. Tüm Hollanda basınının gözü, Dirk Kuyt ve Pierre van Hooijdonk gibi yıldız isimlerle antrenmanlarda parlayan Royston’dadır. O sezon her ne kadar kırmızı beyazlı formayı giyemese de ilk profesyonel sözleşmesinin altına imzasını atar. Genç Surinam asıllı Hollandalı oyuncu artık profesyoneldir. Ancak hayatını buna göre çeki düzen vermeyi aklının ucundan dahi geçirmez. Buna rağmen hayat o yıllarda Drenthe’ye oldukça cömert davranıyor ve ona büyük fırsatlar sunuyordur. Bunlardan bir tanesi, abisinin aksine gençlerle oldukça iyi anlaşan Erwin Koeman’dır. Artık genç sol kanat daha fazla forma şansı buluyor, taraftardan aldığı reaksiyonlar performansını belirleyen ana etkenlerden oluyordu. Ertesi sezon oyununun üstüne koyan Royston yine de duygusal vasatlığının üstesinden gelemeyecek fakat takıma yeni katılan sol kanatların peşi sıra sakatlanmasıyla formayı sırtından çıkartmayacaktır. Gösterdiği istikrarlı performansıyla hayatını zirveye taşıyacak o yolun da kilidini eline geçirir Drenthe. 2007’deki UEFA Avrupa U-21 Şampiyonası’nda Turuncuların formasıyla harikalar yaratır. Sağ kanatta onun gibi Surinamlı göçmen bir ailenin çocuğu olan Ryan Babel ile şampiyonluğun mimarlarından biri olacak hatta UEFA onu Turnuvanın En İyi Oyuncusu Ödülü ile taçlandıracaktır. Daha önce bu ödülü kazanan Figo gibi onun da rotası İspanyol devi Real Madrid olacak, Drenthe imkânsız denen bir şeyi hayata geçirecekti. Los Galacticos’ta o senenin ekolü olan Hollandalı akımının Wesley Sneijder ve Arjen Robben ile bir parçası olur Royston Drenthe. Gelir gelmez Schuster’den formasını da alan Drenthe için zor ama bir o kadar güzel günler başlıyordu. Eflatun beyazlı formanın oluşturduğu ağır baskıyı omuzlarında hissetse de devre arasına kadar sürdürür ortalama performansını Real Madrid’in genç sol beki. Ta ki sezon arası transfer döneminin ilk gününde basılan Marca gazetesini görene kadar. Real Madrid’in efsane başkanı Florentino Perez’in yanında adının Marcelo olduğu belirtmiş bir Brezilyalı sol bek vardır. Bu Drenthe için büyük yıkımların adeta belgesi durumundadır. Marcelo ile rekabete girmeye bile çekinen Royston, antrenmanlarda vasat performanslar sergilemeye, takımdan yavaş yavaş kopmaya başlamıştır. Ligin ikinci yarısında hemen hemen forma yüzü görmeyen Drenthe, kendini büyük bir çıkmaz içinde yapayalnız bulmuş ve adeta kabuğuna çekilmiştir. Sezon sonu kazanılan lig zaferi kutlamalarında en arkalarda boy gösteren Drenthe ile yolların ayrılmasına kesin gözüyle bakılmaktadır artık. Ancak hayat son şansını vermiştir Royston’a. Juande Ramos ile formasına kavuşan Drenthe düzenli olarak başkent ekibi için ter dökmeye yeniden başlar. Taraftarla arasında bir türlü sinerji kuramayan Drenthe’nin sonu, Bernabeu’da 1-0 kazanılan Deportivo galibiyetiyle gelir. Oynanan sıkıcı futbola ve tek farklı galibiyetlere alışkın olmayan taraftarlar, faturayı Drenthe’ye kesecek ve maç boyunca bu yalnız adamı yuhalayacaktır. Maç sonunda gözyaşlarına hâkim olamayan Drenthe, takım arkadaşlarının ve hocasının destek çağrılarına ve önerilerine kulak asmayarak kendi sonunu hazırlar. Daha önce yaptığı gibi, yine erkenden pes eder Madrid’in genç Hollandalısı. Ertesi sezon Jose Mourinho’nun kadroda düşünmediği Royston hayatın acı yüzüyle karşılaşır. Menajerinden gelen ‘hiçbir kulüp seni istemiyor’ sözü onda deprem etkisi yaratacak, üstüne kadro dışı bırakılınca hayal kırıklıklarıyla yaşamaya başlayacaktı. Royston Drenthe’nin kayıp sezonlar serisi de böylece başlamış oluyordu. Bu serinin ilk yılını tamamladıktan sonra, yeni adresi Hercules oluyordu. Hırsı, isteği ve gösterdiği performansla bir anda tüm gözleri yine üstünde toplayan Royston sürekli Real Madrid formasını yeniden terlettiğini hayal ediyor ve daha umutla bakıyordu kariyerine. Fakat hayat da daha önce gösterdiği cömert yüzünü bu sefer Royston’a göstermemeye kararlıydı. Parasını alamadığı gerekçesiyle yönetimi boykot eden Drenthe kadro dışı kaldığını öğrenince bir kez daha şok yaşıyor ve zar zor atlattığı depresif, yalnız günlerine geri dönüyordu. Sezon sonunda La Liga’ya veda eden Hercules gibi Drenthe de iyiden iyiye hayallerine veda ediyordu.

 

 

 

 

Hercules’de ortalama üstünde bir performans göstermesine rağmen yine disiplinsiz hareketleriyle ön plana çıkan Drenthe’nin yeni adresi Liverpool şehrinin mavi yakası oluyordu. Kiralık olarak geldiği Goodison Park’ın son şansı olduğunun bilincinde sezona hazırlanan Drenthe, David Moyes tarafından oldukça beğenilecek hatta yine sezonun başlarında değişilmez isim olacaktır. Ancak pamuk ipliğine bağlı olan kariyeri sanki sonlandığını burada bildirecektir Royston’a. Yönetimden aldığı ekstra iznin son günü kulübe dönmemesine üzerine İskoç menajer onun isminin üstünü tek seferde çizecek ve kadro dışı bırakacaktır. Artık kontrolü kaybeden Drenthe, verdiği röportajla tüm ilgiyi bir kez daha üzerine çekmiştir. “Messi ile birçok kez karşı karşıya geldik ve onunla her defasında problem yaşadık. O tam bir baş belası. Bana maç esnasında defalarca zenci diye bağırdı. Fakat yaptığı ırkçılıklar nedeniyle hiç ceza almadı.” Tüm bu söylemleri iddiadan öte anlam taşımayan Drenthe’nin kendine olan inancı da günden güne zayıflıyordu. Spekülasyonlarla geçen bu sezonla beraber Drenthe Real Madrid ile olan sözleşmesi sonlandırmış oluyordu. Yapılan birçok teklifi beğenmeyen ve müzakerelerde sürekli yüksek maaş isteğiyle masaya oturan Drenthe’nin gerçeği görmesi biraz zaman alacaktı. Artık ne yıldız bir oyuncu olarak anılıyor ne de potansiyel yıldız gözüyle izleniyordu. Tam yedi aylık bir boşluktan sonra Rusya’nın Alania Vladikavkaz takımıyla sözleşme imzalayan Drenthe’nin heyecanı yalnızca dilindeki bir klişe halini alıyordu. Ancak altı maçlık performansı sonrası Rus menajer Valery Gazzaev tarafından övgülere boğuluyor ve kendisinin gençlere örnek olabilecek kadar profesyonel bir futbolcu olduğu söyleniyordu. Tüm bu demeçlerin verdiği rehavetle antrenmanlara katılmamaya başlayan ve alkol tüketimiyle gündeme gelen Royston alıştığı şekilde kadro dışı bırakılacak ve sezon sonu sözleşmesi feshedilecekti. Aradığı şeyi Rusya’nın soğuk ikliminde de bulamaz genlerini Afrika’nın sıcak topraklarından alan Drenthe. Rotasında bir kez daha Ada futbolu vardır. Reading’de gösterdiği saman alevi gibi parlayan performansına hocasıyla yaşadığı sorunlar da eklenince bir kez daha kadro dışı kaldığına dair metni okur Royston Drenthe. Yalnızca altyapısından yetiştiği Feyenoord’da kadro dışı kalmayan disiplinsizlik abidesi bu Hollandalı, ertesi sezon Reading başkanıyla yaşadığı olaylar sonra sonrası transfer döneminin son gününde apar topar Sheffield Wednesday kulübüne kiralanır. Tahmin edilebileceği gibi burada da varlık gösteremeyen Drenthe’ye İngiltere kapıları bir daha açılmayacak şekilde kapanır.

 

 

 

 

Daha önceleri adı tüm İstanbul kulüpleriyle anılan Drenthe’nin Türkiye ile buluşması Kayseri topraklarında gerçekleşir. Türk futbolseverlerin ve Kayseri Erciyesspor’a gönül verenlerin ara transfer döneminde lacivert siyahlı formayı sırtına geçiren Royston’dan beklentileri bir hayli yüksektir. Fakat Royston’un da beklentilere cevap vermemeyi bir huy haline getirmesi de eski bir alışkanlığıydı. Buna rağmen hala futbolu unutmadığını ve kalbinin bir yelerinde hala futbol ateşinin yandığını kanıtlarcasına sergiler yeteneklerini eski yıldız. Fakat sergilediği bu yetenekleri Anadolu topraklarında barınmasına yeterli olmayacak ve sezon sonu sözleşmesi feshedilecekti. Artık şöhretini, parlak kariyer hedeflerini çok gerilerde bırakan Drenthe’nin son adresi BAE Ligi takımlarından Baniyas olur. Yarım sezon geçirdiği Arap kıtasında da herhangi bir iz bırakmadan sessiz sedasız ayrılan Royston, futbol dünyasından bıktığını belirterek kariyerini 29 yaşında noktalar. Futboldan sonra rap müzik sektörüne giriş yapan ve burada oldukça mutlu olduğunu belirten eski futbolcu çıkardığı şarkılarla yeniden ismini hafızalara kazımaya kararlı gözüküyor.

 

Daha disiplinli olsaydı, sezon başlarında gösterdiği performansı sezon içine yayabilseydi, dönem dönem yaşadığı psikolojik sorunları aşabilseydi ya da yeteneğinin farkına kendi de varabilseydi gibi çıkarımlar sonucu Drenthe’nin hayatını yargılamak pek tabi mümkün olabilir. Ancak şu bir gerçek ki Surinam asıllı Hollandalı yıllarca yaptığı işi belki de sevemedi ama bugünlerde sevdiği işi yaptığı aşikâr.

 

Bilal Temizel

 

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. ali dedi ki:

    abi çok güzeldi ya bunlardan daha bekliyoruz soluksuz okudum

YORUM YAZ