Kramponlupisagor -

Eurobasket’e ne kadar hazırız?

SalihCakman
SalihCakman
  • 30.08.2017

Ülkemizde düzenlenecek Eurobasket 2017 heyecanına artık çok az bir süre kaldı. Turnuvaya ne kadar hazır olduğumuzu, artılarımızı ve eksilerimizi bu yazıda kaleme almak istedim. Umarım keyifle okursunuz.

Millilerimiz hazırlık maçlarında beklenilenin üstünde performans sergiledi. Özellikle son 6 maçın kazanılması takımın motivasyonunu üst seviyeye çıkardı. Bir de ev sahibi olmamızdan ötürü taraftar desteğini de eklersek güzel bir turnuvanın bizi beklediğini düşünüyorum. Ancak şahsen rahatsız olduğum bir konu var. Takımımızı değerlendirmeden önce bu konuda bir kaç cümle etmek istiyorum. Özellikle sosyal medyada alışkanlık haline getirdiğimiz “bol keseden sallama” huyumuz had safhada. Belki Gasol kardeşler gibi ikiz kulelere, Antetokounmpo gibi bir NBA yıldızına veya Bogdanovic gibi bir winner’a sahip değiliz ama parkede terinin son damlasına kadar mücadele edecek 12 cesur yüreğe sahibiz. O yüzden oyuncularımıza sonuna kadar destek verelim. Onlarla beraber kazanıp, onlarla beraber kaybedelim.

Gelelim 12 Dev Adama;

En Büyük Artımız Enerjimiz Olacak

Aslında bu hazırlık sürecini çok yakından takip edemedik. Sadece ülkemizde oynadığımız Ukrayna ve Karadağ hazırlık maçlarını canlı izleyebildik ve gördük ki en büyük artımız enerjimiz olacak. Bence coach Ufuk Sarıca doğru bir strateji belirlemiş. Genç ve birbirine yakın seviyedeki oyunculara sahip olduğumuzdan hücumda topu bir kişinin eline bırakmak yerine daha çok paylaşarak hücum ediyoruz. Sadece Sinan Güler tecrübesiyle sorumluluk alarak set offence’in dışında hücumları kullanıyor. (Bobby Dixon sakatlığından ötürü izlediğim maçların sadece birinde çok az süre aldı ama o da Sinan gibi hücumlarda sorurumluluk alacaktır). Ama ana stratejimiz topu paylaşmak. Özellikle Cedi-Furkan-Kenan üçlüsünün sahaya koyduğu enerji turnuvanın gidişatını belirleyecek. Bu üçlü aynı jenarasyondan olmalarından ötürü birbirleriyle iletişimleri çok iyi. Özellikle 3/4 sahada yaptıkları baskı hazırlık maçlarında çok işe yaradı. Baskıyla oyunu rakipler için kaos haline getirip onları düzenden çıkardık. Bu oyuncuların bir diğer benzer noktası savunmayı iyi yapmaları onlara hücumda çok büyük özgüven sağlıyor. Bu da bize savunma kaynaklı sayılar olarak geri dönüyor. Diğer yandan hücumda olabildiğince uzunlarımızı kullanmaya çalışıyoruz. Turnuvada Semih’in sırtı dönük hücumu ve Sertaç’ın orta mesafedeki yüksek yüzdesi (Ukrayba karşısında 3. çeyrekte kaçırmadan 15 sayı attı) sıkışan hücumlarımızı rahatlatmak için çözümlerimizden biri olacak.

Bir Diğer Artımız Seyirci Desteği

Hani hep derler ya Akdeniz ülkesi olmanın en büyük getirisidir coşkulu ruh hali, bu teze verilebilecek en iyi örnek ülkemiz insanıdır herhalde. Ne zaman ev sahibi olsak performansımız 1 iken 5’e çıkıyor. Önceki ev sahipliğini yaptığımız turnuvalara baktığımızda, tribün desteğiyle oyunumuz her maç daha da büyüdü sonuç olarak da Avrupa ve Dünya Şampiyonası 2.liği geldi. Oyunun kritik dakikalarında çok büyük rolü olacak seyircilerimizin.

Gelelim eksilerimize;

Allah’ını Seven 4 Numaraya Gelsin

Futbolda bir ara çok söyleniyordi şimdiki aklım olsa sol bek olurdum vs. diye şu an 4 numara konusunda bundan çok daha kötü durumdayız. Düşünün takımında nerdeyse sezon boyu benche hapsolan Barış Hersek ilk 5’in değişilmez ismi. Bu Barış’ın da suçu değil az süre olan bir oyuncudan çok verimli turnuva beklemek haksızlık. Ersan’ın gelmemesi en büyük eksimiz olarak gözüküyor. Bence federasyonun da burada bir hatası söz konusu. Ben devşirmeye karşıyım ama madem devşirme oyuncu kullanacağız bu 4 numara pozisyonuna olmalıydı. Kabul ediyorum Bobby Dixon çok değerli bir oyuncu ama Kenan-Doğuş-Sinan’lı guard rotasyonuyla ve bir tane iyi bir 4 numarayla çok daha dengeli bir takım olurduk. Şu an bir ayağı 5 cm kısa bir masa gibiyiz. Artık zaman zaman Cedi’yi ve Erkan’ı 4’e çekip kısa ayağın altına kağıt sıkıştıracağız. Olduğu kadar.

Opsiyonlarımız Kısıtlı

Yazının başında enerjimiz en büyük artımız olacak dedik ama bu enerji her zaman galibiyet için yeterli olmayabilir. Özellikle de hücum gücü yüksek takımlara karşı. Bizim oyun planlarımızdaki en önemli nokta rakibi durdurmak. 65 sayının üstünde yediğimiz her sayıda, kazanma ihtimalimiz bir o kadar azalacak. Bu durumda da şutörlerimiz çok formda olmalı. Cedi-Bobby istikrar şut atacaktır ancak benchten de skor katkısı almamız gelecek. Bu noktada akla gelen ilk isim Melih Mahmutoğlu. Hazırlık maçlarındaki görüntüsüyle şu an o Fenerbahçe’de izlediğimiz Melih değil. Geçen turnuvadaki yanlış hatırlamıyorsam 15’de 1 attığı düşünülünce onun performansı da bizim ilerlememiz için belirleyici olacak. Umarım alışık olduğu potalara gözü kapalı atar üçlüklerini.

Son olarak grubumuza bir göz atacak olursak Sırbıstan’ın liderliğini öngörmek pek zor değil. İkincilik için en büyük rakiplerimiz Rusya ve Letonya olacaktır. Bu yüzden ilk ve son maçımız grubumuzdaki kaderimizi belirleyecek. Çaprazımızda İspanya, Hırvatistan, Karadağ ve Çekya var. İspanya harici eşleşmelerimizde turun ortada olduğunu düşünüyorum. Hazırlık maçlarında Çekya ve Karadağ’ı yenmeyi başardık. Yine yenebiliriz. Umarım yolumuz açık olur. Sonuç olarak gelmeyen yıldız isimler olsa da keyifli bir turnuva bizi bekliyor.

 

Yazar: Özgün Çamkuşu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım