Kramponlupisagor -

W1 Milli Takımı ile Dünya Şampiyonu olan Yiğit Caner Aydın: “Bunu başarmak bizim için gurur verici”

W1 Milli Takımı ile Dünya Şampiyonu olan Yiğit Caner Aydın: “Bunu başarmak bizim için gurur verici”
  • 12.10.2017

Uğur Sever: Sizinle röportaj yapmadan önce araştırdığımızda bu başarıyı elde etmenizdeki en önemli faktör olarak azim ve kararlılık olduğunu görüyoruz. Aylarca lastik çekerek kendinizi kuvvetlendirdiğinizi, karanlık bir bodrumda antrenman yaptığınızı dile getirmişsiniz. Aynı şey Ömer ve Naci için de geçerli. Bu kadar zor şartlarda hazırlanmanıza rağmen birçok ülkenin daha önce kıramadığı rekorları kırmışsınız. Rakiplere oranla daha olumsuz şartlarda antrenman yapmanıza rağmen bu nasıl mümkün oluyor?

Yiğit Caner Aydın: Aslında şartlar olumsuz diyemeyiz. Elinizde imkan varsa kullanmanız gerekir. Daha önce bu işleri başarmış insanlar var olunca ben de onları örnek aldım. Elindeki imkanlarımı kullandığında başarının geleceğini tahmin etmek çok zor değildi. Biz onlarla beraber çok iyi bir takım olduk. Gerek antrenmanlarda, gerek kamplarda aldığımız puanlarla böyle bir rekorun geleceğini biz tahmin ediyorduk. Yapmadığımız bir şey yapmadık. Sürpriz olmadı. Dediğim gibi tamamen, hırslı olmak, azimli olmak çok önemli. Elinizdeki imkanları kullandığınızda da başarı kaçınılmaz oluyor.

 

 

 

 

Uğur Sever: Amerika ve Rusya gibi hem normal hem paralimpik olimpiyatlarında uzun bir geçmişe sahip ülkelerin sporcularına yapmış olduğu yatırımlar, yarattıkları çalışma ortamları ve özel tesisleri biliyoruz. Siz işin içinde olan bir sporcu olarak Türkiye’nin engelli ya da engelsiz sporcuları için yıllardır gerekli çalışma ortamlarını yaratamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Maddi ya da manevi olarak yeteri kadar destek aldığınıza inanıyor musunuz?

Yiğit Caner Aydın: Bedensel Engelliler Federasyonu, gerek kamp masrafları olsun, gerek yarışma masrafları olsun bu konuda gerçekten destek oldular. Ama tamamen her şeyi devletten de beklememek gerekiyor. Özel kurumların sponsorluk anlamında bize destek olarak bizi daha çok geliştirebilirdi. Tüm sporlarda bu şekilde bir sistem düşünüyorum. Bize daha çok özel kurumlar destek olursa bizim için özellikle medikal ürünlerde çok büyük masraflar oluyor. Bu konuda destek oldukları zaman şu anki başarının daha çok daha fazlasını gösterebiliriz.

Uğur Sever: Peki ben de soruyu değiştirip şöyle sorayım, özel sektörler sizce yeteri kadar yatırım yapıyor mu şu anda?

Yiğit Caner Aydın: Özel sektörler insanların çok fazla ilgisini çekmediklerini düşünüyorlar. Özellikle son dönemde gördük ki, Ampute Milli Futbol Takımı’nın başarısından sonra gördük ki, insanlarla doğru iletişim kurduğunuz zaman, insanları doğru bir şekilde anlattığınız zaman insanlar o şeye ilgi gösteriyor. Ben kendi hikayem basında yer bulmadığı için Twitter üzerinden anlattım. İnsanlar ilgilendiler, ben yüzlerce tebrik mesajları aldım. Bunlarla insanların ilgisini çekmeyi başardık. Onların da ilgisi olduktan sonra bu branşları takip etmeyi seviyorlar bundan sonra da sponsorların bu konuda bize destek olacaklarını düşünüyorum.

Uğur Sever: Yakaladığınız başarının medya organlarında yeteri kadar duyulmaması üzücü bir durum. Maalesef ülkemizde futbolun dışında kalan tüm spor branşlarına çok az yer ayrılıyor. Bu yaz Engelli Olimpiyatlarının ülkemizde yapılması bu konuda devrim niteliğinde olabilirdi ama olimpiyat tamamlandıktan sonra yapılan bazı tesisler yıkıldı bile. Türk insanını ve Türk basınını bilinçlendirmek için nasıl adımlar atılabilir? Seyirciyi futbol dışı alanlara çekebilmek için önerileriniz var mı?

Yiğit Caner Aydın: Sadece futbol yok bu ülkede, amatör branşlarda da çok fazla sporcular var. Basının buna ilgi göstermesi, televizyonun bu tar karşılaşmaları yayınlaması gerek diye düşünüyorum. Bunlar olunca, ekonomi büyüyecek ve ekonomiyle beraber spor dalları da gelişmiş olacak.

Uğur Sever: Türk olarak doğmayıp Amerika ya da sporcuya daha çok değer verilen Çin gibi ülkelerin vatandaşı olsaydınız daha başarılı olacağınızı düşünüyor musunuz? Ya da biraz daha net sorayım; ”Keşke başka ülkede bu sporu icra etseydim” dediğiniz oluyor mu? Diğer ülkelerin sunduğu imkanlar ile Türkiye arasındaki astronomik farkları daha iyi anlamamız adına açabilir misiniz? Sadece devletler bazında değil, özel sektörler anlamında da bu soruyu sormak isterim.

Yiğit Caner Aydın: Öyle bir düşüncem olmuyor ama tabi ki diğer sporcuları uluslararası alanlarda gördüğümüzde özendiğimiz şeyler oluyor. Sporcuların kullandığı ekipmanlara baktığımızda “Keşke bizde de bu imkanlar olsa” diye söylediğimiz oluyor. Biz duygusal bir milletiz. Bizi başarıya ulaştıran en önemli faktörlerden birisi de bu. Ben hiçbir zaman “Başka bir ülkede doğsaydım” demedim. Biz her şeyi yapabilecek kapasitedeyiz, bunu çok net bir şekilde görebiliyorum. Tesisleşme anlamında, malzeme anlamında bu tarz imkanlara sahip olduğumuzda da biz gerçekten tüm dünyayı domine edebilecek bir seviyede olacağımızı düşünüyorum.

 

 

 

 

Uğur Sever: Şu anda herhangi bir kulübe bağlı mısınız?

Yiğit Caner Aydın: Ben şu an Okçular Vakfı Spor Kulübü’nde sporcuyum, evet.

Uğur Sever: Dört büyüklerin okçuluk branşının olmadığını biliyoruz. Ki E-Spor gibi bambaşka yerlere de eğilmeye başladılar. Aslında bu tip branş getirmeyi düşünürler mi? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yiğit Caner Aydın: Şu anda maalesef yok. Okçuluk hakkında özel spor kulüpleri var. Keşke, büyük takımlar bu alanda bizlere destek olsalar, çok güzel olurdu.

Uğur Sever: Ülkeye madalyalar getirip bizleri gururlandırıyorsunuz. Başarılarınızın mükafatını alabiliyor musunuz? Bakanlık ya da başka bir mecradan hayatınızı rahat idare edecek kadar finansal destek alabiliyor musunuz? Şikayetleriniz varsa duyurmak isteriz.

Yiğit Caner Aydın: Açıkçası ödül yönetmeliğinde sporcuların ödüllendirilmesiyle ilgili durumlar var. Ancak bazı konularda belirsizlikler vardı. Mesela biz takım yarışmasında ödül almayacağız. Bireyselde de ben Dünya dördüncüsü oldum. İlk 3’e giremediğim için oradan da ödül alamayacağım. Ama ben spora başladığımda bunu maddi kaygı dolayısıyla başlamadım. Tamamen kişisel gelişim amacıyla başlamıştım. Gerçekten milli formayı giydiğim zaman da bunun gururunu ve sorumluluğunu üstümde taşıdım. Bayrağımızı en üste çıkarabilmek amacıyla hareket ettim ve bunu da başardım.

Uğur Sever: Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada paylaştığınız video çoğu insanın dikkatini çekip, takdirini kazandı. Videoda ilk ok attığınız zaman ve size şampiyonluk getiren atışınız vardı. Ok atmaya ne zaman başladınız? Başınıza gelen kazadan sonra sizi buraya yönlendiren etken neydi?

Yiğit Caner Aydın: Ben 2013 senesinde bir kaza geçirdim. Yaklaşık 2.5 yıl fizik tedavi süreci oldu. 2016 yılında da takım arkadaşlarımdan Naci Bey’in yönlendirmesiyle okçuluğa başladım. Hikayemde de anlattığım gibi yayı bile tutamayacak vaziyetteyken, aylarca çalışmalar yaptım. Attığım ilk ok da 2016 yılındaydı. Tabi bu olaydan baya bir çalışmaya devam ettim. Açıkçası benim şöyle bir amacım var. Ben bir eşiği geçtim ve bir başarıya ulaştım. İnsanların da bunu görüp örnek almasını istedim. Amacıma da ulaştım çünkü bana engellilerden tutun normal insanlar olsun yüzlerce mesaj geldi, okçuluk hakkında birçok soru geldi. Bu beni mutlu ediyor, amacıma bir nebze olsun ulaşmış hissediyorum kendimi.

Uğur Sever: Okçuluk demişken, Mete Gazoz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yiğit Caner Aydın: Mete, çok genç bir sporcu. Çok başarılı bir sporcu. Aslında onunla da böyle benzer hikayelerimiz var. O da okçuluğa başlarken, otoparkta ok atıp, kendine imkanlar yaratmış. Elinizdeki imkanları çok iyi şekilde değerlendirirseniz bu başarı kaçınılmaz oluyor. Ne şartlarda çalıştığı çok önemli değil. Otoparkta çalıştığı zaman bile bunu başarabiliyorsunuz.

Uğur Sever: Ampute Milli Futbol Takımımız Avrupa şampiyonu olurken siz de oradaydınız. O anki duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Daha önce bir tanışmışlık var mıydı?

Yiğit Caner Aydın: Sporcuları şahsen tanımıyorum ama tabi ki aranızda bir iletişim oluyor ister istemez. Çünkü aynı federasyon çatısı altındayız. Hatta kamp yaparken, işitme engelliler futbol takımı ile kamp yaptık. Biz kendimizi birbirimize bağlı hissediyoruz. En başta söylediğim gibi, bu ekonominin büyümesi için birbirimize destek olmamız gerekiyor. Özellikle engelli spor dallarında insanların ilgisini çekmemiz gerekiyor. Ki ben bu başarıdan dolayı ve insanların ilgisinden dolayı çok mutlu oldum.

Uğur Sever: Attığınız atışlar sonucu Rusya ve ABD’nin rekorlarını da kırdınız. W1 Milli Takımı olarak şahsen benim düşünceme göre bir tarih yazıldı fakat hala bunun farkında değilmişiz gibi. Senin, Naci Abi’nin, Ömer’in ne şartlardan buralara geldiği de malum. Şimdi W1 Milli Takımı olarak bir sonraki hedefleriniz neler?

Yiğit Caner Aydın: Gerçekten kırılması zor bir rekora imza attık. Tekrarını inşallah yaşarız. Bizim her sene şampiyonalarımız oluyor. Bu sene Dünya şampiyonası, sonraki sene Avrupa şampiyonası, bir sonraki sene de bir Dünya Şampiyonası ve Olimpiyatlar var. Bizim hedefimiz tüm sporcular olarak özellikle W1’de de Türk Milli Takımı olarak tüm madalyaları almak için uğraşıyoruz. W1 açısından da bir rekor kırdık ve bunu geliştirmek isteriz. Bireyselde de olsun madalyaları domine etmek isteriz.

Uğur Sever: Kariyerinizin başlangıcında ve hedeflerinizi oluşturmanızda sizi etkileyen bir sporcu veya örnek aldığınız bir kişi var mı?

Yiğit Caner Aydın: Ben spora başladığım zaman dünya sıralamasında en iyi kim diye bakardım, takip ederdim. İnternetten karşılaşmalarını izlerdim. Çekya’lı David Drahoninsky vardı. Dünya şampiyonlukları, Avrupa şampiyonlukları bulunan bir sporcuydu. Ben okçuluğa ilk başladığım zaman, Milli Takım hocalarıyla da konuşmuştum, benim amacım evet Milli Takım’a girmek, benim için çok önemliydi ama ben bu işi yapıyorsam benim amacım dünyanın en iyisi olmaktı. Öyle bir tesadüf de oldu ki, ilk milli mücadelemde çeyrek finalde bahsettiğim David ile karşılaştık ve çok ciddi bir farkla ben onu mağlup ettim. Kendisi de sosyal medyadan açıklamalar yapmıştı. İlk defa bir rakibim benim madalya almamı engelledi diye. Bu beni çok mutlu etti, çok onore etti, bana çok büyük bir güven verdi.

 

 

 

 

Uğur Sever: 2013 senesindeki malum kazadan bahsetmiştik. Tam olarak olay nerde oldu, nasıl oldu?

Yiğit Caner Aydın: Öncelikle şunu söylemek isterim, insanların bu konuda bana sormalarından ben çekinmiyorum. Çünkü insanların bu hikayeyi bilmelerini istiyorum. 2013 senesinde üniversitede arkadaşımı ziyaret ettiğim sırada üniversite bahçesinde başıma bir stant devrildi ve başıma bir darbe aldım. Boynum kırıldı, ellerim ve göğsüm altı bu kazadan etkilendi. 6 günlük bir yaşam mücadelesi ve 8 aylık bir hastane sürecinden sonra fizik tedavi süreci geçirdim.

Uğur Sever: Kazayı geçirmeden önce herhangi bir sporu icra ediyor muydunuz?

Yiğit Caner Aydın: İyi bir spor takipçisiydim ama herhangi bir spor yapmıyordum. Ama şöyle bir detay var, anlatmak isterim. 2012 senesinde ben Londra Olimpiyatları’nı takip ederken içimde ‘Keşke ben de Londra’da olabilsem. Keşke ben de Olimpiyat gibi bir ortamda mücadele etsem’ diye bir hayal geçirmiştim. Kısa zaman sonra spora başladığımda aklımdan geçirdiğim bu an aklıma geldi. Şu an hala bu anı hayal ediyorum.

Uğur Sever: En son Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ile bir fotoğrafınız vardı. Nasıl karşılandınız, siz nasıl bir ortamla karşılaştınız?

Yiğit Caner Aydın: Orada çok ilginç bir ortam vardı. Spor Bakanımız ile karşılaştım. Fikret Orman, Dursun Özbek gibi isimler vardı. Fikret Başkan ile tanıştık. Çok sıcak karşıladılar. Ben de esprili bir mesajla bunu paylaştım. Güzel bir ortam vardı ve bu unvana sahip olmak gerçekten çok değerli.

 

 

 

 

Uğur Sever: Profesyonel sporculuk dışında neler yapıyorsunuz?

Yiğit Caner Aydın: Valla açıkçası ben tamamen sporculuğa odaklanmış durumdayız. Daha önce geçmişte yazılımcı olarak çalışan biriyim ve sosyal medyada bir şeyler yapmak benim için zor olmadı. Tecrübelerimizle sportif başarıyı birleştirip bir şeyler yapmaya çalıştık. Bu iş zaten amatör branş ama biz profesyonel anlamda yapmaya çalışıyoruz.

Uğur Sever: Peki takım arkadaşlarınız sporculuk dışında neler yapıyor, onlarla nasıl tanıştınız?

Yiğit Caner Aydın: Onlar devlet memuru olarak çalışıyorlar. Naci Yenier ile babam tanışmış. Babamın çalıştığı kurumda kendisini görünce sohbet etmişler ve benden de bahsetmişler. Bunun üzerine Naci Abi de benim için okçuluğu tavsiye etmiş. Kendisini kulüpte ziyaret etmiştim, atış yaparken izlemiştim. Ben de oku elimde tutmak istemiştim. Oku elime almamla kendimi yerde bulmam bir olmuştu hatta.

 

 

 

 

Uğur Sever: Medyanın insanları bu tip konularda bilgilendirmesi gerekirken, onlar işi hamasi söylemlere kaydırıp, aslında konuşmamız gereken asıl şeyleri halka anlatıp, konuşmuyorlar. Bu konuda sizin düşünceleriniz neler?

Yiğit Caner Aydın: Ben tamamen insanlara suç bulmuyordum. Medya ve basının bunlara ilgi göstermesi ve dile getirmesi gerekiyor. Ampute Milli Takımı’nın bu kadar duyulması da biraz onların şansına oldu. Milli Takım’ın başarısız olmasının üstüne denk geldi. İşitme engelliler Olimpiyatları’nda da mesela orada da futbol takımı olimpiyat şampiyonu oldu ama hiç konuşulmadı. Benim misyonum ve amacım da her insanı bu konu hakkında bilgilendirmek.

Uğur Sever: Şampiyonluktan sonra siyasi ve spor alanında sizleri kim aradı?

Yiğit Caner Aydın: Açıkçası o konuda biraz üzüntüm var diyeyim. Kimse beni aramadı. Sosyal medyadan spor bakanımızın birkaç açıklamalar yapmış. Çok fazla bir bize bir dönüş gelmedi diyebilirim. Ama benim paylaşımlarımdan sonra tepkiler gelmeye başladı. Spor bakanımız bir buluşma olacağını söylemişti, bakalım onu bekliyoruz.

Doruk Boyacı: Peki hazırlanma süreci ne kadar sürüyoru?

Yiğit Caner Aydın: Yarışma öncesi kampa giriyoruz. Ardından 1 ay sonra bir seçme kampı oldu. Orada ben seçilemedim. Sonrasında bir şans daha vermek istediler. Ben orada seçildim. Yoğun kamplarımız oluyor. Günde 6 saat antrenmanlar yapıyoruz. Kişisel olarak da 5-6 saatlik antrenmanlar yapıyorum.

Uğur Sever: Turnuvadan önce şampiyonluk aklınıza gelmiş miydi?

Yiğit Caner Aydın: Valla şampiyon olacağımızı düşünüyorduk. Hayal kuruyoruz ama hayallere gerçekçi de bakıyoruz. Bizim kampta yaptığımız puanlar daha önce kırılan rekorun çok çok üstündeydi. Ama aldığımız puan, kırılan rekorun çok az üstündeydi. Yarışmadaki duygu durumlarını da kattığınız zaman böyle bir tablo ortaya çıktı. Yapmış olduğumuz işi yaptık biz, o yüzden çok sürpriz olmadı. Bunu başarmak bizim için gurur verici.

 

 

 

 

 

YASAL UYARI: Bu röportaj, kramponlupisagor.com kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Etiketler: / / / / /


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım