Kramponlupisagor -

ROMANYA KARTELİ ADRİAN MUTU

Bilal Temizel
Bilal Temizel
  • 09.11.2017

70’li yıllar tüm dünya için oldukça zorlu süreçler içeriyordu. Ekonomik hamleler, siyasi ideolojik fikirler hemen hemen bütün ülkeleri etkisi altına almış, insanlar soğuk savaşın ürpertici nefesini enselerinde hissediyorlardı. Şüphesiz bu belirsizlik ortamından nasibini küçük Balkan ülkesi olan Romanya da almıştı. Romen halkı Çavuşesku diktatörlüğünde yavaş yavaş umutlarını kaybetmeye başlıyorlardı. Tüm bu olanlara rağmen 1979 yılında Mutu ailesi oğulları Adrian’nın doğumuyla beraber tüm bunlardan bir süreliğine de olsa uzaklaşmıştı. Yıllar geçtikçe yavaş yavaş serpilen Mutu, ülkesinin içinde bulundurduğu siyasi ve ekonomik zorluklara aldırmadan meşin yuvarlağa her defasında daha güçlü vuruyor ve rakiplerini birer birer ekarte ediyordu. Mutu sekiz yaşına geldiğinde, ailesinin ve büyüklerinin tüm baskılarına rağmen hayatını adayacağı şeyi seçmişti. Futbolcu olacak ve tüm dünyaya adını duyuracaktı. Bunun için ilk olarak dönemin Romen futboluna damga vuran takımı Argeş Piteşti’nin gençlik akademisinin yolunu tutar Adrian. Çıktığı ilk antrenmanlarda yıldızını hemen gösteren Mutu yaşıtlarının arasından hızı ve teknik yetenekleriyle birkaç adım öne çıkar. Dokuz yıl boyunca takımının formasını her giydiğinde futbola olan tutkusu daha da artan Mutu, 17 yaşında A takımın yolunu tutacak ve hayalini kurduğu Romen efsanesinin başlangıcını yapacaktı. Altyapısından yetiştiği kulüpte iki yıl boyunca oldukça başarılı maçlar geçiren ve golleri ardı ardına rakip filelere yollayan Mutu, artık büyük takım gözlemcilerinin analiz kağıtlarını dolduran bir numaralı potansiyel yıldızdır. 90’lı yılların sonuna gelindiğinde Romanya ekonomisinin içinde bulunduğu kaos ortamı Piteşti takımını da etkileyecek ve en değerli oyuncuları Mutu’yu bir diğer büyük Romanya takımı Dinamo Bükreş’e satmak zorunda bırakacaktı. Burada kendini Avrupa’ya göstermesi sadece altı ayını alır Mutu’nun. Başkent temsilcisinde oynadığı kısa sürede 22 gol atıp bir lig ve bir kupa şampiyonluğu başarısını gösteren bu asi Romen için vakit Giuseppe Meazza ağlarını havalandırıp Milano’nun siyah lacivert kısmını yüceltme vaktidir. Fakat işler ilk defa kötü gitmeye bu dönemde başlar Adi için. Yabancı kısıtlamasına takılacak Mutu, büyük heveslerle imzasını attığı Inter formasından altı ay boyunca mahrum kalacaktır. Futboldan ilk defa bu kadar uzak kalan Adrian için bu ne ilk ne de son olacaktır. Bu dönemde ülkesine sık sık gidip gelen ve futbolun ruhuna aykırı girişimlerde bulunan Mutu bunun ceremesini sezonun ikinci yarısında oynadığı maçlarda golle tanışamayarak ödeyecektir. Bunun sonucunda büyük bir düş kırıklığına uğrayan Mutu’nun yolu Milano’dan ayrı düşer. Sezona Gilardino ve Camorenesi gibi iki büyük takviyeyle giren Verona büyük bir bonservis bedeliyle Adrian Mutu’yu da renklerine bağlar. Ancak futbol harici işlerine bu dönemde de devam eden Mutu burada da büyük bir fiyasko olarak göze çarpacak ve bütün bir sezonu dört golle tamamlayabilecekti. Bu dönemde takım içinde çıkarmaya başladığı huzursuzluklar ve içinde adının geçtiği birtakım skandallar sicilini fena halde karalamaya devam başlıyordu. Tüm bu faktörler ve yetersiz performansı nedeniyle satışına sıcak bakılsa da yapılan yatırım nedeniyle yönetim tarafından bir şans daha sunulur Mutu’ya. İlk sezonuna göre daha iyi bir grafik ortaya koysa da beklentilerin altında kalacak ve bir kez daha kendine kulüp araması gerektiği bildirilecekti.

 

 

Verona yönetiminden sonra ikinci bir şansı da hayat sunuyordu Adi’nin önüne. Verona’ya gelen tek teklif sezona yıldızlar karmasından bir ekip oluşturan Parma’dan geliyordu. Transfer döneminde Adriano, Gilardino, Bresciano, Matuzalem, Bonera gibi yüksek potansiyelli oyuncuları kadrosuna katan Parma, takımı başka bir noktaya taşıyabilme ihtimali olan Mutu’yu da renklerine bağlıyordu. Prandelli yönetiminde adeta futbol uykusundan uyanan Mutu, Adriano’nun partnerliğinde kariyerinin zirvesine çıkan adımları atmaya başlayacak, sezon boyunca adı taraftarların dilinden düşmeyecekti. Yaptığı işler ve attığı 22 gol yapabileceklerinin teminatı olur Rus milyarder Roman Abramovic’in gözünde. Chelsea’den reddetmesi güç bir teklifle karşılaşan Mutu belki de hayatının en dramatik kararını vererek çok sevdiğini her fırsatta belirttiği İtalya’dan ilk kez ayrılır ve Maviler’in formasını giyer. Sezona bomba gibi girerek üç Premier Lig maçında dört gole imzasını atan Mutu taraftarların ağzına adeta bir parça bal çalıyor, fakat bunun devamını getiremiyordu. 2004 yılı haziran ayının ikinci günü Ada’da futbolla ilgilenen herkes için özel bir gün olacaktı. Basın mensuplarının önünde “Lütfen bana kibirli demeyin ama ben Avrupa Şampiyonu’yum ve özel biriyim” diyen bir Portekizli bulunuyordu. Herkes gibi Mutu da yeni hocası Mourinho’nun efsane takımı yeniden ayağa kaldıracağına inanıyordu. Fakat Mou, bu destanda Mutu’nun yerinin olmadığını düşünüyordu. Sezon başı kamplarında zaman zaman iletişim kurmakta zorluk çeken bu ikilinin ileride de yıldızı bir türlü barışmayacak ve Mutu’nun hazin sonu yavaş yavaş gelecekti. Ülkesi adına Çek Cumhuriyet’i ile yaptıkları maçta sakatlandığını iddia ederek Everton ile yapılacak maç kadrosundan çıkartılmasına isteyen Mutu hızla futboldan uzaklaştığının sinyallerini veriyordu. Fakat bu eylül ayında patlayacak skandalla kıyaslandığında bir hiç kalacaktı. Doping testinde kanında kokaine rastlanan Mutu’nun sözleşmesi dakikalar içinde kulübü tarafından feshedilirken, FA tarafından da sembolik bir para cezası ve 7 ay futboldan hak mahrumiyeti cezası alıyordu.

 

 

Fakat Chelsea Mutu’nun bu davranışının bedelini ödemeye niyetliydi. Oyuncusunun sözleşmesine aykırı davranışlarda bulunduğunu savunarak 22 milyon Paund’luk bir tazminat bedeli başvurusunda bulunuyordu. Konuyu alelacele CAS’a taşıyan Mutu’nun bu itirazı kabul görmüyordu. Sık aralıklarla devam eden mahkeme süreci sırasında çok sevdiği meşin yuvarlağın yüzünü bile unutan Mutu’nun imdadına o dönemin sicili kabarık bir başka takımı Juventus koşuyordu. Devre arası transfer döneminin son günlerinde anlaşma sağlamalarına rağmen Juventus’un yabancı kontenjanının dolu olması nedeniyle Mutu birkaç günlüğüne Juventus’un pilot kulübü Livorno ile sözleşme imzalar. Gerekli prosedürleri halleden Juventus 5 ay futbol oynayamayacak Mutu’ya transferin son günü siyah beyazlı formayı giydirir. Cezasının sona ermesiyle yeşil sahalara geri dönen Mutu Juventus formasıyla skandal sezonunda yalnızca ligin son haftasında 13 dakika forma giyer. Ertesi sezon takım arkadaşlarıyla antrenman sahasında olması gereken pek çok zamanda soğuk mahkeme koridorlarında bulunan Mutu’nun performansı tahmin edileceği gibi oldukça düşüyordu. Mayıs 2006’da FIFA Mutu’nun Chelsea’ye tazminat ödemesi gerektiğini ve mahkeme sürecini uzattığını belirterek konuyu DRC’ye (FIFA Uyuşmazlık Çözüm Dairesi) aktarıyordu. Kişisel kariyerinde yaşadığı bu büyük travmaların yanına bir de kulübü Juventus’un da başını çektiği bir şike olayı patlak veriyor, kulübü Seria B’ye düşürülüyorduZar zor idame ettirdiği futbol kariyerinde yeni bir sorunu göğüsleyecek gücü kalmayan Mutu’nun yeni adresiMor Menekşelerdir. Bir yandan kariyerini toplama gayreti içinde olan Mutu bir yandan da alması muhtemel para cezasının iptali için efor sarf ediyordu. Bu süre zarfında DRC kendilerinin karar mercii olmadığına ancak kulübün anlaşma tarafında olmadığına kanaat getiren bir bildiri yayımlıyor fakat parasını almakta ve imajını düzeltmekte ısrarcı olan Chelsea yönetimi konuyu bu kez CAS’ın yollarını tutuyordu.

 

Artık yeni bir çağ açmıştır kariyerinde Mutu. Parma’dan hocası Prandelli ve partneri Luca Toni ile harikalar yaratır. Kendisini futbola adadığında neler yapabileceğinin sinyalini veren Romen futbolcu lig bitimiyle beraber sezonun en iyi oyuncusu ödülünü hakkıyla sahiplenecektir. Bunun sonucunu hemen alan Mutu transfer döneminde başkentin sarı bordolu ekibi tarafından transfer teklifi alır. Ancak düzene girmeye başlamış olan hayatını bozmak istemeyen Mutu kendisini Floransa’ya 5 yıl daha bağlayacak sözleşmenin altına imzasını atar. Artık tünelin ucundaki ışığı görmeye başlayan Mutu’ya bu dönemde bir kötü haber daha CAS’tan geliyordu. CAS, DRC’nin kararını bozmuş ve oyuncunun spor ahlakına aykırı tutumlarını göz önünde bulundurulmasını talep ederek dosyayı geri göndermiştir. Davada artık her şey Chelsea’nin lehine işlerken Mutu bir anda en iyi yaptığı şeyi yaparak hücuma kalkıyor ve Chelsea’nin transferinde yasadışı menajerler kullanarak vergi kaçırdığını iddia ediyordu. Spor medyasına bomba gibi düşen bu haber üzerine mahkeme bunu kanıtlaması için Mutu’ya ek süre veriyordu. Ancak bu büyük iddia saman alevi olmaktan öteye geçemiyor ve sadece bir şehir efsanesi olarak kalıyordu. Mahkeme salonlarında işler ne kadar kötü gidiyorsa yeşil çimde de bir o kadar iyi gidiyordu her şey vukuatlı golcü için. Sezon başında Roma’nın oldukça cömert teklifini reddedip Artemio Franchi’de kalmayı seçen Adi’nin bu vefalı davranışına karşılık kulüp de vefalı bir davranışta bulunuyor, büyük bir jest yaparak Roma maçında kaptanın Mutu olacağını açıklıyorlardı. Kariyerinin altın çağına geç de olsa ulaşan Mutu 3-0 geriye düştükleri Genoa maçının maçının ikinci yarısında dümeni eline alarak maçı adeta tek başına 3-3’e getiriyordu. Talihsizlikler silsilesine bir kez daha yakalanan Mutu bu maç esnasında ağır bir dirsek sakatlığına maruz kalır. Buna rağmen bu sezon ki parteri Gilardino ile harikalar yaratarak Mor Menekşelerin tarih ansiklopedisinde kendine haklı bir yer buluyordu. Medyaya verdiği demeçlerde artık mahkemelerden ve hukuki prosedürlerden çok yorulduğunu belirten Mutu’nun yolu bir kez daha mahkemeye düşer. DRC Mutu’nun kontratına uymadığı gerekçesiyle Chelsea’ye 17 milyon Euro’yu geçen bir tazminat ödemesini kararlaştırmıştı. Bunun 16 milyon Euro’luk kısmı Chelsea’nin oyuncuya ödediği bonservis bedelini kapsıyordu. Ayrıca Mutu bu cezayı 30 gün içinde ödemekle yükümlü tutuluyor fakat Mutu böyle bir parası olmadığını belirterek olayı Spor Tahkim Mahkemesi’ne taşıyordu.

 

 

Floransa’daki üçüncü sezonunda da yüksek istikrarını koruyan Mutu’nun başı bu kez Romanya Milli Takımı’nda derde giriyordu. 2010 Dünya Kupası Elemeleri Sırbistan maçı sonrası, alkol partisi verdiği ortaya çıkacak ve bu yüzden Razvan Lucescu onu bir süre kadroya almayacaktı. Fakat Inter’de kadroya giremediği süre zarfında Romanya’nın yer altı dünyasında hatırı sayılır dostlar edinen Mutu’nun kadroya tekrar dahil olması uzun süre almayacaktı. Sezon sonuyla beraber tekrar mahkemelerin yolunu tutan Mutu bir kez daha kötü haberler alacak ve ek süre talebi karşılık görmeyecekti. Bunun yanı sıra arada geçen süre zarfı için faiz talebinde bulunan Chelsea’nin sunduğu dosya onaylanacak ve ceza katlanarak Mutu’nun başına çorap örecekti. Tüm bu gelişmeler üzerine iyiden iyiye tükenmeye başlayan Mutu’nun adı bir kez daha doping skandalına karışacaktı. İtalya Kupası’nda 3-2 kazanılan Lazio zaferinde takımının hanesine iki gol yazdıran Mutu yine doping testinde sabıkalı çıkar. Duruşmanın başlangıcında İtalya Futbol Komitesi oyuncuyu bir yıl müsabakalardan reddeder. Daha sonra oyuncunun itirazı üzerine yapılan duruşmalarda ceza önce dokuz aya daha sonra da altı aya indirilir. Fakat yine de bu durum onu çok sevdiği mor formayı giymesine engel olacaktır. Chelsea’den sonra bu kez de Fiorentina sözleşme ihlali sebebiyle oyuncusuyla tüm ilişiğini keser. Ancak daha sonra birçok kez medya aracılığıyla takım arkadaşlarından, taraftardan, menajerinden ve başkanından özür diler ve bu kez kendisinin bir kabahatinin olmadığını ve kumpasa geldiğini belirtir. Bu yakarışların sonucunda başkanın özel izniyle antrenmanlara geri dönen Mutu yine de cezası nedeniyle formasına kavuşamaz. Cezasının bitimiyle beraber taraftarın istenmeyen adam muamelesi yaptığı Mutu için çok sevdiği kulübünden artık ayrılma çanlarının duymasına sebep oluyordu. Halihazırda bulunan avukatlarını bu meseleye yönlendiren Mutu yeni bir avukat ekibiyle FIFA’nın yolunu tutarak Chelsea davasının reddini talep eder. Ancak burada hiç beklemediği bir karar çıkar ve oyuncunun spor organizasyonlarından men edilmesine dair sonuçla karşılaşır. Zira artık oyuncunun iyi hali ortadan kalkmış ve suçu birden çok tekrarladığına kanaat getirilmiştir.FIFA’dan umudu kesen Mutu soluğu İsviçre Federal Mahkemeleri’nde alır. Ancak sonuç değişmez, gittiği her kapı suratına kapanan Mutu son çare olarak AİHM’nin kapısına dayanır. Burada dava kesin olarak sonuçlanacak ve Mutu Chelsea’ye faizliyle beraber tazminat bedelini ödemek zorunda kalacaktı. Bu cezayla beraber futbol tarihinde farklı bir noktaya gelen Mutu, FIFA tarihinin en yüksek tazminat bedelini ödeyen kişi olarak tarihe adını çok da hoş olmayan bir şekilde yazdırmayı başaracaktı.

 

Sezon başında Cesena ile anlaşan ve sezon boyunca inişli çıkışlı performans gösteren Mutu aradığı aidiyeti burada bulamadığı aşikardı. Sezon sonunda ligde kalma savaşını kaybeden Cesena ile yollarını ayıran Mutu uzun bir sürenin ardında Çizme’den ayrılacak ve Korsika Adasının yolunu tutacaktı. Bu arada yine uslu durmayan Mutu bir kez daha Milli Takımda olay çıkartacak, San Marino ile yapılacak hazırlık maçı öncesi alkol partisi vermesi sebebiyle apar topar kadrodan çıkartılacaktı. Bir yandan da Ajaccio ile antrenmanlara katılan Mutu’dan beklentiler oldukça yüksek tutuluyordu. Ajaccio başkanı onun için Korsika’ya ayak basmış en önemli insanlardan biri diyerek göklere çıkartacak, Mutu da Korsika’yı seçme sebebinin İtalya kültürüne yakınlığı olduğunu söyleyecek ve arkasından ekleyecekti: “Bu ligde Ibrahimovic’den daha fazla gol atarım.” Tahmin edileceği gibi bu vaat sadece lafta kalıyordu. Ertesi sezon rehavetin etkisinden çıkamadığını açıkça belli eden Mutu için facia gibi geçecek ve çıktığı hiçbir müsabakada gol atamayınca sözleşmesi devre arasında kulüp tarafından feshedilecekti. Alelacele memleketinin yolunu tutan Mutu Ajaccio fiyaskosunun ertesi günü on binlerce Romen futbol sevdalısının önünde Petrolul Ploieşti’nin formasıyla basın mensuplarını gülen gözleriyle umut dolu pozlar dağıtır. Fakat bu pozlar daha gazetenin yıllık arşivinde yerini almadan yalnızca 6 ay sonra sözleşmesi bir kez daha feshedilir. Romen basınına göre takım içinde gösterdiği yüksek ego nedeniyle pek anlaşılamayan bir isim olan Mutu’nun son durağı ise çok uzak diyarlardan biri Hindistan olacaktır. Burada Tuncay Şanlı, Trezeguet, Zokora, Katsouranis gibi isimlerle beraber rahat bir oyun çıkarması beklenen Mutu’nun sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilir. Son durağı ülkesinin ikinci lig takımlarından Targu Mureş olur.

 

Çok sevdiği tutkusuna ve yeteneğine akıl almaz ihanetler yapmasına karşın futbol ve Mutu halen daha birbirlerinden kopabilmiş değiller. Bugünlerde Romanya’nın ekol takımlarından Dinamo Bükreş’te başkanlık yapan Mutu’nun yöneticilik kariyeri futbol kariyerine nazaran daha sessiz sakin geçmekte. Hakimleri, savcıların önüne çıktığı kadar taraftarların, resmi mahkeme kararlarını dinlediği kadar çalışma fırsatı elde ettiği önemli hocalarını dinleseydi Mutu dünya futbol popülasyonunun çok önemli bir parçası olabilirdi. Ancak hala Bükreş sokaklarında, Braşov mahallelerinde çocuklar sokakta futbol oynarken kendilerine Mutu diyorlarsa bu unvan oynadığı güzel futboldan ona küçük bir armağandır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Pilot dedi ki:

    Gerçekten soluksuz okuduğum bir yazı daha… Size teşekkürü bir borç biliyor yazılarınızın devamını merakla bekliyorum

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım