14 Kasım 2017

Football Manager Türkiye Şefi Burak Kural İle FM’yi Ve Futbolu Konuştuk

Football Manager Türkiye Şefi Burak Kural İle FM’yi Ve Futbolu Konuştuk

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Burak Kural:1984 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunuyum. Kendimi bildim bileli sporla ilgiliyimözellikle de futbol. Amatör olarak futbol, basketbol ve hentbol oynadım. Farklı lig seviyelerinde scout, maç analisti ve antrenör olarak çalıştım. TFF C lisanslı antrenörüm. Ayrıca, 2008 yılından beri Football Manager Türkiye araştırma ekibinin başındaki 3 kişiden biriyim.

Football Manager oynamaya ilk olarak hangi seri ile başladınız?

Burak Kural: Football Manager ile ilk olarak Amiga’da tanıştım. O zamanki ismi bildiğiniz gibi Championship Manager’dı. Sadece İngiltere Ligi vardı. Neredeyse tüm gün oynar oyuncu bilgimi geliştirirdim.

 

FM Türkiye şefliği görevine geliş hikayesinizi ve FM Türkiye Şefi olarak yaptıklarınızı bize anlatabilir misiniz? Ayrıca FM Türkiye şefinin sorumlulukları nelerdir?

Burak Kural: 2002’de Kocaelispor araştırmacısı girdim ekibe. Bir ara neredeyse 15-16 takımı tek başına yapmaya başlamıştım. Asistan araştırmacı olarak birçok takım araştırdım ve ekip için elimden geleni yapmaya çalıştım. O dönem Türkiye şefi olup halen görevi beraber yürüttüğümüz Ömer ve Mustafa artık ülke sorumlusu olma vaktinin geldiğini söyleyip teklifte bulundular. Merkezin de kabul etmesiyle, ben de Türkiye Araştırma Şefi oldum.

Şefin o kadar çok sorumluluğu var ki, bu sorunun cevabı makale olur. Oyundan gördüğünüz her veriden sorumluyuz diyebilirim özetle.

 

En beğendiğiniz FM/CM serisi hangisi?

Burak Kural: Geçen seneki ve bu seneki oyunlar en iyileri. Çoğu insan geçmişe özlem duyar, bu bağlamda CM 01/02 ve CM 03/04 efsanedir. Fakat gelişen teknoloji ve detaylar ile FM her geçen gün daha da gerçekçi hale geliyor. Dolayısıyla en iyi sürüm son sürüm mantığındayım her daim.

 

Özellikle Football Manager 2016’dan sonra kullanıcılar taktik sistemiyle ilgili zorluklardan çok şikayetçi olmaya başladılar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Burak Kural: SI taktik ekranını çok daha detaylandırarak oyunu bir teknik direktör simülasyonuna daha da yaklaştırdı. Buna karşılık taktik ekranlarına ayrılması gereken zaman arttı. Tamamen oyuncu beklentisiyle alakalı bir durum diye düşünüyorum. Kimi oyuncu detayla ilgilenmek istemez kimi de her şeyle ilgilenmek ister. Zorlaşmanın aksine futbolcu rollerinin seçilmesi ile SI’ın oyuncuları bir çok değişik parametreyi seçmeden kurtardığını söyleyebilirim.

 

FM 2018 ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz?

Burak Kural: Serinin en iyi oyunu olacaktır. Takım içindeki hiyerarşi ve güç dengelerinin eklenmesi oyuncuları biraz daha zorlayarak tam bir teknik adam deneyimi yaşamalarını sağlayacak.

 

Football manager oyuncularına tavsiyeleriniz, ipuçlarınız var mı?

Burak Kural: Üniversite sınavına hazırlanırken oynamayın benim gibi istemediğiniz bir bölümü kazanıp okumak zorunda kalırsınız. Bunun haricinde gerçekten keyif almak ve takımı yönetmek istiyorlarsa tam detayın bir altında oynamalarını ve maçı izlemelerini tavsiye ederim. Oyunun maç içinde oyunculara verdiği puana göre değil kendi gözlemlerine göre maça müdahale etme imkanları oluyor ve daha çok başarı geliyor.

 

Futbolun hayatındaki yeri ne? Futbolu ne kadar seviyor ve takip ediyorsunuz?

Burak Kural: Futbol benim ayrılmazım. 6.sınıfta öğretmenimizin hayalinizdeki meslek ve örnek aldığınız kişi sorusuna: “Teknik Direktörlük ve Giovanni Trapattoni” yazmış bir adamım. Amatör futbol kariyerim ailem ve okul sebebiyle çok uzun sürmese de sakatlık riski daha az olan Grassroots turnuvalarında uzun süre top koşturdum.

7 yaşındayken San Marino maçlarını bile takip ederdim, eskiden VHS kasetler vardı, gece oynanan Arjantin-Brezilya maçlarını futboldan nefret eden babama kaydettirip okuldan gelince izlerdim.

Lig Radyo’da bir sezon teknik-taktik analize dayanan ve alt ligleri içeren tek futbol programını yaptım. Çeşitli haber portallarında köşe yazarlığı yaptım. Antrenörlük lisansı aldım. 3 takımda rakip analistliği yapıp bir takım da hem analist hem de A Takım antrenörlüğü yaptım…

 

Hangi takımlısınız?

Burak Kural: Bilen bilir; bilmeyen kendisi gibi bilir.

 

 

En sevdiğiniz teknik direktör kim?

Burak Kural: En beğendiğim faal teknik adam Mourinho. Hem profesyonel futbolculuktan gelmemesi hem de taktik anlayışı açısından Mourinho’yu beğeniyorum. Eskilerden ise üstad Capello derim.

 

En sevdiğiniz taktik dizilim?

Burak Kural: Diziliş yönettiğim takıma ve oyuncu grubuma göre değişir. Yani malzemeye göre yemek çıkarırım.

 

FM oynarken belli bir takımınız var mı? Mesela FM 18’i alacaklar için zorluk seviyelerine göre hangi takımı almalarını önerirsiniz?

Burak Kural: FM benim için hobiden öte bundan dolayı TFF 1. Lig ya da 2.Lig’den bir takım alıp datamızın gerçekliğini test ederim. Orta kuvvette bir takımı seçerim genelde.

Türkiye liginden Göztepe, Ankaragücü, Altınordu, Bandırmaspor, Gümüşhanespor, Bugsas takımlarını alabilirler.

 

Azerbaycan doğumlu İsveçli Vugar Hüseyinzade adlı genç, 2002’den beri FM oynayan biri. Oyunda aldığı başarılı neticelerin ardından Azerbaycan’ın FC Bakü takımından teknik direktörlük teklifi aldı. Oldukça enterasan olan bu olay hakkında sizin düşünceleriniz nelerdir?

Burak Kural: Bu olayın gerçekliğiyle ilgili kafamda soru işaretleri var. FM oynamakla gerçek hayatta teknik direktörlük yapmak arasında herhangi bir bağlantı yok. Teknik adamlık bambaşka bir şey. İyi bir FM oyuncusu gerçek hayatta da iyi bir scout gözüne sahipse oyundan çok önemli ipuçları alabilir Scout olmak adına. Fakat teknik direktörlük çok farklı bir olay.

Bizim ülkemizde ise FM datasına futbol profesyonelleri tarafından maalesef hiçbir saygı, hürmet yok.

 

Tek kelime Tek Futbolcu. Her mevkiye ilk aklınıza gelen CM/FM serisi oyuncunuzu yazar mısınız?

GK=Ospina

DR=Capone

DC=JorgeBermudez

DL=Roberto Carlos

DMC=Gravesen

MC= Emre Belözoğlu

AMC=Totti

AML=RyanGiggs

AMR= Peter Degn

WR=Cafu

WL=Grosso

CF= Temur Altunhan

 

Her FM oyuncusunun Scouting üzerine fikirleri ve tabiki ‘İlk onun keşfettiği’ bir oyuncusu vardır. Türkiye’de de farklı algılanan bu scouting olayı hakkında neler söylemek istersiniz? Nedir bu Scout olayı?

Burak Kural: Scouting olayı başlı başına bir kitap konusu. Altyapı, A Takım ve rakip Scouting’i olarak temelde 3’e ayrılır. Ülkemizde maalesef bir elin parmağını geçmeyecek kadar takımda Scouting yapılıyor. Ağırlıklı olarak Türkiye’de transfer menajerlerin oyuncu önermeleriyle gerçekleşiyor (menajerlik sistemine karşı değilim, bilakis futbolcular için çok önemli bir müessese olduğuna inanıyorum) doğru düzgün maç izlenmiyor, izlense de bakış açıları sorunlu. En önemli problem futbolu herkesin en iyi bildiğini sanması ve insanların futbol bilgisinin kaç yıl top oynadığıyla değerlendirilmesi.

Bir diğer yanlış algıda sadece genç ve “Messivari” oyuncular keşfedildiğinde Scouting yapıldığının sanılması. İhtiyaç ve beklenti neyse ona uygun oyuncu bulunur ve bu da Scouting’tir.

 

Scouting demişken sizin gerçekten ben keşfettim dediğiniz isimler var mı? Ben birebir şahsen bir kaç hikayenizi dinlemişliğim var okuyucularımıza özellikle Güney Amerika ve Afrikalı oyuncular ile olan hikayelerinizi anlatmak ister misiniz?

Burak Kural: Çok var, sen bazılarını biliyorsun. En önemli isimlerden biri, bir FIFA menajerine scoutluk yaparken Kolombiya Medellin’de bulduğum Jackson Martinez’dir. O zaman Kore’ye imza atmıştı ve 300 Bin dolar fesih bedeli vardı. İsmini veremeyeceğim kulübümüz transfer etmek istemedi akabinde Meksika’ya gitti, sonrasını biliyorsunuz.

Eskilerden ES Tunis’de oynadığında Türkiye’de önemli işler yapacağını düşündüğüm Michael Enaramo. Son dönemde ise, yıldızı parlayan Eskişehirsporlu Dorukhan Toköz sadece bazıları.

 

Röportaj yapan: Tufan Karayel

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ