Kramponlupisagor -

Bir Beden Eğitimi Öğretmeni Portresi: Leonardo Jardim

Uğur Sever
Uğur Sever
  • 22.10.2018

Avrupa futbolunun son yıllarda bizlere hediye ettiği isimlerden biri Jardim. Öncesinde; Braga, Olympiakos ve Sporting Lizbon gibi mütevazi liglerin majör takımlarında görev yapmış da olsa onu buralara getiren kuşkusuz Monaco oldu. PSG’nin Arap milyarderleri ile birlikte tekelleşen Fransa Ligi’nde bir başka milyarder ile sürprizler yaratmak isteyen Monaco’nun tercih ettiği ve başarılı olduğu bir teknik direktör Jardim.

Venezuella doğumlu Portekizli Leonardo Jardim, Beden Eğitmenliği okuduktan sonra tıpkı vatandaşı Mourinho gibi “Jokey olmak için öncesinde at olmaya gerek yok” şeklinde düşünmüş olacak ki antrenörlük yapmak istedi. Futbolun gelişmesiyle beraber, eski oyuncudan bozma teknik direktör kavramını değiştirmeye çalışanlardan biri olduğu için de çevreler tarafından farklı karşılandı. Henüz 37 yaşında Portekiz’in köklü kulüplerinden Braga ile anlaştı.

BRAGA KARİYERİ (2011-2012)

Jardim, Braga’nın başına geçtiğinde üstünde çok büyük bir baskı var. Bundan önceki sezon UEFA Avrupa Ligi’ni kıl payıyla kaçırmış ve Portekiz’de herkesin dikkatini çeken bir takımın başına geliyordu. Kısacık Braga kariyerinde ilerisi için çok büyük mesajlar verdi. Braga, son yılların en gollü sezonunu yaşarken, ligde üst üste 13 maç kazanarak farklı bir rekor kırıyordu. Son haftalarda alınan başarısız sonuçlar ve Avrupa Ligi’nde son 32 turunda Beşiktaş’a elenilmesi onun için pahalıya patladı ve Braga macerası yalnızca 1 sezon sürdü.

OLYMPIAKOS KARİYERİ (2012-2013)

Jardim, Braga’dan Olympiakos’a geçti ve hayatının en spekülatif dönemi de başlamış oldu. Spekülatif dönem dememin sebebi saha içinde aldığı sonuçlardan ziyade özel hayatındaki hatalarıydı. Olympiakos ile ligde namağlup yoluna devam ediyordu. Şampiyonlar Ligi’nde de grubu 3. sırada tamamlamıştı ancak dönemin Olympiakos Başkanı’nın eşiyle yasak aşk yaşadı ve Olympiakos macerası da kısa sürdü. Bu skandal olaydan sonra, Yunan basınının sorguladığı durum ise çok farklıydı: “Jardim, neden mankenleri değil de, Olympiakos Başkanı’nın eşini tercih etti?” Farklı bir bakış açısı tabi.

SPORTING LIZBON KARİYERİ (2013-2014)

Bu skandal sonrası iş bulmakta zorlanacağı düşünülen ve antrenörlük kariyerine bitti gözüyle bakılan Jardim, soluğu yine memleketi Portekiz’de aldı. Geçtiğimiz sezonu 7. bitiren ve Avrupa kupalarına dahi gidemeyen Sporting Lizbon’un tercihi Jardim oldu. Açıkçası bu sezona geçiş sezonu olarak bakıyorlardı ve beklenti de haliyle çok yüksek değildi. Ancak, Jardim’in Lizbon’u sezonu 2. sırada bitirdi. Özellikle Porto’yu geçmesi ve uzun yıllar sonra Sporting Lizbon’a Şampiyonlar Ligi bileti aldırması onu bir üst klasmana çıkardı desek yanılmış olmayız. Monaco’nun sahibi Rybolovlev de böyle düşünmüş olacak ki sezon biter bitmez kendisine teklif yaptı ve Jardim için farklı bir hayatın kapısı açıldı.

MONACO KARİYERİ (2014-2018)

Rybolovlev, çok riskli bir karara imza atıyordu. Ligue 2’den yeni çıkmış ve PSG tekelleşmesine teslim olmuş Fransa Ligi’nde 2. olan Monaco, Ranieri ile yolları ayırmış ve yerine Avrupa’da adı sanı yeni duyulmaya başlanan bir hocaya Monaco teknik direktörlüğü görevini vermişti. Bunun başlıca nedeni sportif sonuçlardan ziyade, kulübün öz kaynaklarıyla yönetilmesini savunan bir milyarderdi. Madem milyarder, neden böyle bir şeyi savunuyor, orasını bilmek zor ama temel felsefe tıpkı bir şirket gibi kar etmekti.

Jardim’in Futbol Anlayışı

“Ofansif futbol, bizim DNA’mızın bir parçası. Rakibimiz ister Chambley, ister Tottenham, isterse PSG olsun. Bu böyle…”

Kendisi futbol anlayışını en iyi şekilde anlatmış. Özellikle Monaco kariyerinde, hücumdan başka bir şey düşünmezdi. Çıktığı taktikte orta sahayı çift 6 numara düzeni ile kurgulayıp, bizlere adeta maç içerisinde 4-2-4 izlettirdiği bile oluyordu. Kanat oyuncularından mümkün olduğunca süratli olmalarını istiyordu. 2 forvetten birini mutlaka yardımcı görevinde oynatıyordu ve temel prensibi her zaman hızdı. Monaco, yıllar sonra Ligue 1 şampiyonu olurken ligde oynadığı 38 maçta 107 gol atmış bir takım olarak sezonu tamamlayacaktı.

Jardim’in Fiyat Arttırıcı Özelliği

Futbol ve tüccarlık denilince akla gelen ilk isimlerden biri ünlü sportif direktör Monchi’dir herhalde. Sonrasında Wenger de akla ilk gelen isimlerden biri olur. Görevini sadece saha içi ile sınırlamayan ve takımın kendi kaynaklarını yaratmasında büyük pay sahibi olan bu adamlardan biri de Jardim’di. Daha önce de belirttiğimiz gibi Rus milyarder bunu istiyordu. Ranieri zamanında sadece 4 futbolcuya 150 milyon Euro harcayan Monaco, Jardim’in geldiği ilk sezonda bile sattığı oyunculardan 140 milyon Euro gelir elde etti. 4 yıllık Monaco kariyerinde en çok parayı Keita Balde ve Golovin’e verdi. (30 milyon Euro) Jardim, Avrupa futbol kamuoyuna “Milyarder adamın mütevazi kulübü” kavramını getirdi. Sportif başarının gelmesi için çok para harcamanın değil, parayı doğru harcamanın önemini gösterdi. Jardim döneminde Monaco’nun sattığı oyunculara bir göz atalım:

Kylian Mbappe: 180 milyon Euro

James Rodriguez: 75 milyon Euro

Thomas Lemar: 70 milyon Euro

Anthony Martial: 60 milyon Euro

Benjamin Mendy: 57 milyon Euro

Bernardo Silva: 50 milyon Euro

Fabinho: 50 milyon Euro

Rakamlar gerçekten korkutucu derecede büyük. Asıl önemli olay ise, bu oyunculara bu rakamların verilmesinin nedeni Jardim’in oynattığı futbol. Jardim’in takımına aldığı oyuncular ya altyapıdan geliyordu ya da satma potansiyeli olduğu genç ve parlamaya aç isimlerdi. Mesela şu sıralarda Manchester City’de oynayan Bernardo Silva, 15.5 milyon Euro’ya gelmişti Monaco’ya. Elbette ki içinde belli riskleri barındıran hamlelerdi bunlar ama sonuca baktığımızda Bernardo, 50 miyon Euro’ya City’e imza atıyordu.

Bir teknik direktörün profilinde sattığı oyuncuların bulunması olmalı mı bu konu hala tartışmaya açıktır. Ama burada üzerinde durmamız gereken şey, Jardim bu adamları satmadı; parlattı ve bu fiyatlara çıkmasında büyük rol oynadı. Ederi 30 milyon Euro olan bir adamı, pazarlama stratejisiyle 50 milyon Euro’ya satmadı, aksine o adamın değerine değer kattı. Jardim bu anlamda iyi bir tüccar değil, iyi bir fiyat arttırıcıdır. Onun Monaco kariyerinin bitmesini sağlayan da Rus milyarder Rybolovlev’in gereğinden fazla tüccarlık yapmasıydı.

Unutulmaz Sezon: 2016-2017

Monaco, bu sezonun başında ilk resmi maçında Fenerbahçe’ye deplasmanda 2-1 mağlup olurken kimse “Monaco ligde şampiyon olacak ve Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynayacak” demezdi. İlk 2 senede başkanın beklentileri yerine geldiyse de az sayıdaki Monaco taraftarları sportif başarısızlıktan yakınıyordu. PSG gibi bir hegemonyanın önüne geçmek elbette zordu ama Monaco’nun PSG’yi zorlayabildiğini bile söyleyemezdik bu 2 yılda. Sezon başlarken Jardim’in en güvendiği isimler altyapıdan çıkan ve takıma yeni katılan potansiyeli olan genç yıldızlardı. Lig başlar başlamaz, bütün herkes Jardim’i anlayabiliyordu; Jardim takıma fütursuzca hücum ettiriyordu. Futbola küsen Falcao, futbola geri dönmüş, as takıma çıkarılan gençler sanki 10 yıldır bu takımda oynuyormuş gibi oynamış, herkes %120’sini vererek ligde 107 gol atıp şampiyon olmuşlardı. Saha dışındaki rekabete bakacak olursak da, Rus milyarderin mütevazi kadrosu Katarlı milyarderin gösterişli kadrosunu Jardim ile mağlup etmişti.

Şampiyonlar Ligi’nde Yarı Final

Tottenham, Leverkusen ve CSKA Moskova ile aynı gruba düşen Monaco’da  o sezon kimse sürpriz beklemiyordu. Aslında görece kolay da bir gruba düştü ve grubundan çıktı. Sonraki turda eşleşmeyecek istemeyecekleri bir rakiple eşleştiler ve Jardim ile Guardiola birbirlerine rakip oldular. Adeta gol düellosu şeklinde geçti bu eşleşme. O dönem Manchester City’de uyum sorunu yaşayan Guardiola, Jardim’e boyun eğdi ve sezonun ilk sürprizi geldi. Sonrasında Monaco, çeyrek finalde Dortmund ile eşleşti ve iki maçtan da galip ayrılmayı başardı. Yarı finaldeki rakip Juventus’a ise güçleri yetmedi ve Monaco’nun son yıllardaki tarihi başarısı bu şekilde geldi. Monaco yıllar sonra Avrupa’ya kendini hatırlattı ve bunu Jardim’in hücum oyununa borçlulardı.

Jardim Şu An Ne Yapacak?

Jardim, geçtiğimiz haftalarda Monaco’dan ayrıldı. Bunun başlıca sebebi daha önce de belirttiğimiz gibi kulübün sahibinin Monaco’yu bir kar amacı güden bir kuruluş sanması ve rekor fiyatlara sattığı oyuncuların yerlerinin daha mütevazi isimlerle doldurmak istemesiydi. Jardim, buna önceleri bu durumu kabullense de, son maçında çıkan kadroya baktığında aklından “Nerden nereye geldik” düşüncesinin geçtiği çok barizdi.

Jardim, Monaco’da lig şampiyonu olduktan ve Şampiyonlar Ligi yarı finali oynadıktan sonra birçok takım tarafından istendi. Bunların başında Arsenal geliyordu. Hatta bu ilgi Haziran 2018’e kadar sürdü. Kulüp politikası olarak Wengervari bir hoca tasviri olan Arsenal’in bu isteği olumsuz sonuçlandı ve Jardim, Arsenal’e gitmektense Monaco ile sözleşme yeniledi. Ancak şimdiye baktığımızda, kendisi boşta. Real Madrid, Bayern Münih, hatta ve hatta Barcelona’nın bile hoca aradığı şu dönemde kapısına kimlerin teklifi geleceği merak konusu. Belki Monaco’yu yönetmekle, Barcelona’yı yönetmek arasında bir kalibre farkı olsa da, Barcelona yönetim kurulunun aday teknik direktörler dosyasında adının olmama ihtimalini çok düşük olarak görüyorum.

Jardim’in Monaco’dan gönderilmesinden sonra, sosyal medyada da Fenerbahçeli taraftarlar Jardim’in Fenerbahçe için çok uygun olduğu görüşünde birleşmiş durumda. Gerçekçi olmak gerekirse, bu istek hayalden öte gidemez. Jardim, her ne kadar bu sezon Monaco’yu 18. sırada bırakıp gittiyse de yolu en azından şu an için Türkiye’ye düşebilecek biri değil. Gerek mali anlamda, gerekse futbol aklı olarak çok farklı bir durumda Jardim. Onun “Aza al, parlat ve sat” taktiği Türkiye’de olması en zor olan stratejilerden biri. Evet bu strateji belki Barcelona’da da, Real Madrid’de de olmaz ama bu stratejiyle yönetilen kulüp sayısı Avrupa’da bir hayli fazla. Kim bilir belki de ülkesinin oyuncu yetiştirip satma fabrikası olan Porto’yu bile tercih edebilir Jardim. Kim bilir…

Uğur Sever

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım