27 Ekim 2018

X-Files #1 Damien Comolli

X-Files #1 Damien Comolli

Finansal sıkıntıların yakasını bırakmadığı Fenerbahçe doğru isme mi emanet edildi: Damien Comolli

 

**‘’Kendi kapitalizmini yaratan futbolun yönetimi, günümüzdeki rakamlar göz önüne alındığında hiç kolay değil. Kulüplerin kasasına girip çıkan yüksek meblağları, eskiden olduğu gibi ‘bakkal defteri’ düzeniyle yönetmek imkansız. Gelir gider dengesini sağlamak için, işinin ehli insanların görevlendirilmesi günümüzde işin olmazsa olmazı. Bu bağlamda futbolun bu tip bir idari pozisyona ihtiyaç duymasıyla dünyada çok sayıda kulüp tarafından benimsenen bir olgu, futbolun yönetiminde anahtar rol oynamaya başladı. Sportif Direktörlük…’’

Türk futbol kulüplerinin finansal ve sportif anlamda başarılı olabilmek için profesyonelleşmesi gerektiği bir gerçek. Yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere bu profesyonelleşmenin en önemli adımlarından birisi de Sportif Direktörlük’tür. Fenerbahçe’nin yeni başkanı Ali Koç da başkan seçilir seçilmez ilk iş olarak iyi bir CV’ye sahip olan Damien Comolli’yi göreve getirdi. Comolli göreve geldiği ilk günden beri yaptıklarıyla yapmadıklarıyla basında ciddi bir tartışma konusu oldu. Ama basınımız her konuda olduğu gibi bu konuda da araştırmadan, okumadan tabiri caizse işkembeden sallayarak tartışmayı sevdiği için Comolli’nin yaptığı açıklamaları, transferleri, yapmadığı şeyleri sakız gibi istedikleri yere çekerek televizyonlarda, gazetelerde, radyolarda aylardır tartışıyorlar. Ben de ‘’Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’’ sözüne çok inanan birisi olarak hem Comolli’nin söylediklerini hem de onun hakkında olumlu/olumsuz konuşan herkesin söylediklerini bir kenara bırakarak Comolli’nin bugüne kadar çalıştığı takımlarda neler yaptığını araştırdım. Hep beraber Comolli’nin ‘’Ayine’’sine bakalım…

 

Saint-Etienne 2004-2005

Arsenal’de 8 yıl (1996-2004) scout olarak çalışan Damien Comolli 1 Temmuz 2004 tarihinde Saint-Étienne’in Sportif Direktörü olarak göreve başladı. Saint-Étienne 2003-2004 sezonunda 2. Lig’de mücadele edip 73 puanla Şampiyon olarak 1. Lig’e yükseldi. Teknik direktör Antonetti’nin Nice’e imza atmasının ardından takımın başına Elie Baup getirildi. Damien Comolli yönetiminde hareketli bir transfer dönemi geçiren Saint-Étienne o sezon kadrosuna 6’sı kiralık olmak üzere 9 oyuncu  katıp 9 oyuncuyla yollarını ayırdı ve 4 ismi de kiralık gönderdi. Transfer’e 1,20 milyon Euro harcayan Saint-Étienne gönderdiği isimlerin hiçbirinden gelir elde edemedi.


*İlk 11’ler en çok süre alan futbolculara göre hazırlanmıştır.

Comolli yönetiminde hareketli geçen transfer döneminde kadrosuna Zokora, Le Crom, Le Tallec, Alaeddine Yahia, Lamine Sakho, Piquionne, Garrido, Camara ve Feindouno’yu katan Saint-Étienne o sezon bu futbolculardan sadece Zokora, Piquionne, Camara ve Feindouno’dan verimli bir şekilde faydalanabildi.

Lig’e kabus gibi bir başlangıç yapıp 12 maçta 1 galibiyet 6 beraberlik 5 mağlubiyet ile başlayan Saint-Étienne 13. Haftadan itibaren toparlanıp ligi kendileri için iyi sayılabilecek bir nokta olan 6. Sırada bitirdi. Saint-Etienne o sezon Fransa Kupası’nda da yarı finale kadar yükseldi.

 

Tottenham 2005-2008

İlk Sportif Direktörlük deneyimi için başarılı sayılabilecek bir performans gösteren Damien Comolli 1 Eylül 2005 tarihinde Saint-Etienne ile yollarını ayırıp Tottenham’ın yeni Sportif Direktörü oldu.

Damien Comolli yaz transfer dönemi kapandıktan sonra göreve geldiği için sadece kış transfer döneminde etkili oldu ve kadroya 2 oyuncu katıp 5’i kiralık olmak üzere 11 oyuncuyla yollarını ayırdı. Aldığı 2 oyuncu için 6.5 milyon Euro harcayan Comolli gönderdiği oyunculardan da 5.5 milyon Euro kazanıp transfer dönemini 1 milyon Euro zarar ile kapattı. Comolli’nin 2006 ocak ayında Tottenham kadrosuna kattığı Danny Murphy 1.5 sezon Tottenham forması giyip bu süreçte sadece 1339 dakika forma şansı bulabilirken diğer isim Hossam Ghaly de 2.5 sezon Tottenham forması giyip sadece 2100 dakika forma şansı buldu.

Tottenham sezonu 65 puan ile 5. sırada tamamladı.

 

2006-2007 sezonuna geldiğimizde kulüpte tam anlamıyla bir Comolli rüzgarı esiyor. 61 milyon Euro harcayıp 12 yeni oyuncu transfer eden Comolli 11 oyuncuyla yollarını ayırıp 8 oyuncuyu da kiralık göndererek kulübün kasasına 38 milyon Euro girmesini sağlıyor.

*İlk 11’ler en çok süre alan futbolculara göre hazırlanmıştır.

Tottenham o sezon Comolli yönetiminde transfer edilen 12 oyuncunun sadece 4’ünden (Berbatov, Zokora, Malbranque, Chimbonda) verim aldı ve sezonu 60 puan ile 5. sırada bitirdi. UEFA Kupası’na da Çeyrek Final’de veda etti.

2007-2008 sezonuna geldiğimizde ise Comolli 94 milyon Euro harcayarak 10 oyuncu transfer edip 13’ü kiralık olmak üzere 23 oyuncuyu takımdan gönderiyor ve kulübün kasasına 22 milyon Euro girmesini sağlıyor.

*İlk 11’ler en çok süre alan futbolculara göre hazırlanmıştır.

Comolli’nin 94 milyon Euro harcadığı transfer döneminde Tottenham sadece Darren Bent ve Younes Kaboul’den verim aldı.

Oldukça hareketli geçen transfer döneminin ardından sezon Tottenham için kabus gibi başlıyor. Sezonun ilk 10 haftasında sadece 7 puan toplayabilen Tottenham’da Comolli 22 Ekim’de oynanan Newcastle maçının ardından Martin Jol’un görevine son verip Juande Ramos’u göreve getiriyor. Tottenham o sezon UEFA Avrupa Ligi’ne 4. Turda veda edip Ligi de 46 puan ile 11. sırada tamamlıyor.

İnsan ister istemez düşünüyor. 2002-2003 sezonunda 10. 2003-2004 sezonunda da 14. olan Tottenham’ı alıp 2 sezon üst üste ligi 5. Sırada bitiren UEFA Avrupa Ligi’nde iyi sonuçlar alan Martin Jol ne oldu da 2007-2008 sezonuna kabus gibi başlayıp kasım ayını göremeden kovuldu. İsterseniz bu sorunun cevabını Martin Jol’den dinleyelim.

2 Kasım 2007 | Martin Jol: ‘’Frank Arsene futbol direktörü iken tüm transferlere oturup birlikte karar veriyorduk. Damien göreve geldikten sonra aynı uyumu yakalayamadık, tüm transferlere kendisi karar veriyordu. Damien’e bir orta saha ve bir sol kanat oyuncusuna ihtiyacımız olduğunu ve Elano ile Martin Petrov’u transfer etmemiz gerektiğini söyledim. Ancak Damien, ‘Darren Bent, Younes Kaboul, Kevin Boateng ve Adeel Taarabt’ı’ 30 milyon pound karşılığında transfer etti. Bu transferler kadromuzun dengesizleşmesine sebep oldu.’’

Martin Jol’un istemesine rağmen Comolli’nin transfer etmediği Elano(8 milyon Euro) ve Martin Petrov(10 milyon Euro) o yaz Manchester City’ye transfer olup toplam 13 gol 17 asistlik skor katkısı verdiler.

Tottenham için her açıdan berbat geçen bir sezonun ardından 2008-2009 sezonu yaz transfer döneminde yine Damien Comolli şov vardı. Comolli 2008 yazında 91 milyon Euro harcayıp takıma 9 yeni oyuncu transfer etti. 9’u kiralık olmak üzere 20 oyuncuyu da takımdan gönderen Damien Comolli kulübün kasasına 88 milyon Euro girmesini sağladı.

Tottenham için 2008-2009 sezonu da 2007-2008 sezonunun bir kopyası gibi başladı. İlk 8 maçta sadece 2 puan alabilen Tottenham’da önce 19 Ekim’de teknik direktör Juande Ramos 1 hafta sonra da Damien Comolli ile yollar ayrıldı. Takımın yeni teknik direktörü Harry Redknapp oldu. Tottenham sezonu 51 puan ile 8. Sırada bitirdi.

Yazıyı buraya kadar okuyanlardan bazılarının ‘’Kardeşim Gareth Bale, Luka Modric gibi oyuncuları da bu adam getirdi. Onları neden yazmadın? Amacın Comolli’yi karalamak mı?’’ dediğini duyar gibiyim. Eğer o oyuncuları Comolli bulup getirmiş olsaydı elbette yazardım ama o iş öyle değil maalesef. Comolli 2010’da Liverpool’a gidene kadar 5 yıl oyunca Tottenham’da çalışmış olan Steve Hitchen adında bir scout var. 2008-2012 yılları arasında Tottenham’ı çalıştıran Harry Redknapp 2010 yılında verdiği bir röportajda Hitchen hakkında ‘’ Comolli başarılı oldu çünkü Hitchen adındaki gözlemcisi çok iyiydi. Fransa’da yaşayan İngiliz bir gözlemciydi. Liverpool’a Comolli için gitti. Keşke kalsaydı. Tottenham’ın gözlemci şefi bence o olmalıydı.’’ diyor. Peki bu meşhur Steve Hitchen kimleri Tottenham’a kazandırdı da Harry Redknapp ayrılmasına bu kadar üzüldü sizce? Evet şu an aklınızdan geçen isimleri duyar gibiyim… Gareth Bale, Luka Modric, Younes Kaboul…

Steve Hitchen’ın Comolli’ye hediye ettiği yıldızlar burada bitmiyor. Kısa bir Fransa molası verip Liverpool’da Steve Hitchen&Damien Comolli hikayesine devam edeceğiz.

 

Saint-Etienne 2008-2010

2006 Ekim 2008’de Tottenham ile yollarını ayıran Damien Comolli 9 Kasım 2008’de ilk göz ağrısı Saint-Etienne’e geri dönüyor.

Kasım ayında göreve gelen Damien Comolli kış transfer dönemini sessiz geçiriyor. Saint-Etienne o sezon son maçta aldığı galibiyet ile ligi 17. sırada tamamlayıp düşmekten son anda kurtuluyor. 2009-2010 sezonu geldiğinde ise alıştığımız üzere yaz transfer dönemine yine Damien Comolli şov başlıyor. Comolli 20 milyon Euro karşılığında 8 oyuncuyu takıma katarken 2’si kiralık olmak üzere 12 oyuncuyu kulüpten gönderip kulübün kasasına 14,4 milyon Euro sokuyor. Bu 14,4 milyon euronun tek bir oyuncudan yani 13 milyon euroya satılan Gomis’ten geldiğini söylemeden geçmek istemiyorum.

*İlk 11’ler en çok süre alan futbolculara göre hazırlanmıştır.

Comolli 13 milyon euroya gönderdiği Gomis’in yerine 11 milyon Euro harcayarak Bergessio ve Sanogo’yu transfer ediyor. Bir önceki sezon Ligue 1’de 10 gol 6 asistlik bir performans gösteren Gomis’in yerine transfer edilen Bergessio ve Sanogo o sezon Ligue 1’de toplam 6 gol 4 asistlik katkı veriyorlar. Sanogo’nun kötü performansı sonucu Saint-Etienne altyapısından yetişen 18 yaşındaki Riviere şans buluyor ve gösterdiği performansla takımının ligde kalmasında önemli rol oynuyor. Gomis ise Lyon formasıyla Ligue 1’de 10 gol atıp 5 de asist yapıyor. Saint-Etienne o kadar kötü bir transfer dönemi geçiriyor ki orjini stoper olan savunma oyuncusunu ağırlık olarak sol bek oynatmak zorunda kalıyor. Saint-Etienne 2009-2010 sezonunu da bir önceki sezon olduğu gibi 17. sırada tamamlayarak ligde kalmayı başarıyor.

 

Bir önceki sezon Saint-Etienne bütçesini çok zorlayan ve yaptığı transferlerin başarısız olması sonucu kulübün oyuncu satışından para kazanma şansını azaltan Comolli 2010-2011 sezonu yaz transfer dönemini önceki dönemlere nazaran sakin geçiriyor. 3 milyon Euro harcayıp 5 oyuncu transfer eden Comolli 3’ü kiralık olmak üzere toplam 11 oyuncuyu takımdan gönderip kulübün kasasına 5 milyon Euro sokuyor. Sezona 8 haftada 17 puan ile sürpriz bir giriş yapan Saint-Etienne’de başkan ile yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle Comolli görevden ayrılıyor. Comolli ile yolların ayrılmasının ardından verdiği bir röportajda Saint Etienne Başkanı Bernard Caiazzo ‘’Damien geçen yaz 20 milyon euromuzu 8 futbolcu almak için harcadı. Bunlardan sadece 1 tanesi bizim seviyemizde. Ona kulübün anahtarlarını teslim ettik ve şimdi bedava transfer peşindeyiz. Futbolda biraz tevazulu olmalısınız ama Damien karşılıklı diyaloğa tamamen kapalıydı. İlk sezonunda transferde son söz onundu ve teknik direktör Alain Perrin’in istediği bazı oyuncuları almadı. Damien onun patronuydu.’’

 

‘’Damien karşılıklı diyaloğa tamamen kapalıydı. İlk sezonunda transferde son söz onundu ve teknik direktör Alain Perrin’in istediği bazı oyuncuları almadı.’’ Tanıdık geldi değil mi? Tottenham teknik direktörü Martin Jol de aynısını söylemişti…

 

Liverpool 2010-2012

4 Ekim 2010’da Saint-Etienne’den ayrıldıktan tam 1 ay sonra 3 Kasım 2010’da Comolli Liverpool’da göreve başladı.

Steve Hitchen’sız geçen 2 yılın ardından Comolli Liverpool’a gelir gelmez Steve Hitchen’ı da beraberinde getirdi. Comolli kış transfer döneminde sadece Andy Carroll ve Luis Suarez’i transfer edip bu 2 oyuncu için 67,5 milyon Euro bonservis harcadı. Torres, Babel ve Itandje’ı takımdan gönderip kulübün kasasına 65 milyon Euro soktu. Liverpool sezonu 58 puan ile 6. sırada tamamladı.

2011-2012 sezonuna geçmeden önce farklı bir konuya değinmek istiyorum. Steve Hitchen&Damien Comolli hikayesine verdiğimiz kısa aranın sonuna geldik. Hikaye buradan devam ediyor. Steve Hitchen Tottenham’da çalıştığı dönemden 2006-2007 sezonunda Groningen forması giyen Luis Suarez’i takip etmeye başlıyor. Suarez o sezonun sonunda Ajax’a transfer oluyor ancak Hitchen takibi bırakmıyor. 2010 yılında Ajax ile PSV arasında oynanan maçta Otman Bakkal’a yaptığı faul sebebiyle Suarez 7 maç ceza alıyor. Suarez ceza alınca onu yakından takip eden Hitchen Suarez’i izlemek için Ajax antrenmanlarına gitmeye başlıyor. Bu süreçte de Ajax’ın Suarez’i kış transfer döneminde göndermek istediğini öğreniyor. Ve ocak ayında Liverpool Luis Suarez’i transfer ediyor. Bu transfer ile ilgili Independent gazetesine konuşan Comolli ‘’Suarez’i transer etmemizin ana sebebi Hitchen’dı. Suarez’i çok iyi tanıyordu. Suarez’in ocak ayında satılacağını öğrendiğinde bunu ondan başka kimse bilmiyordu. Bu bize transferde büyük kolaylık sağladı.’’ diyerek Hitchen’ın hakkını teslim ediyor.

 

Gelelim 2011-2012 sezonuna. Tipik bir Damien Comolli transfer sezonu oluyor. Liverpool 66 milyon Euro harcayıp 9 oyuncuyu kadrosuna katarken 8’i kiralık olmak üzere 18 oyuncu ile yollarını ayırıp 22 milyon Euro gelir elde ediyor.

*İlk 11’ler en çok süre alan futbolculara göre hazırlanmıştır.

Comolli’nin o sezon transfer ettiği isimlerden Suarez, Henderson, Adam, Downing ve Enrique düzenli forma şansı buldu. Comolli 12 Nisan 2012’de Liverpool’dan kovuldu. Liverpool sezonu 52 puan ile 8. sırada tamamladı.

 

Comolli 12 Nisan 2012 tarihinden sonra tam 6 yıl işsiz kaldı. Ta ki Ali Koç başkan olana kadar. Ali Koç Fenerbahçe başkanı seçildikten sonra 12 Haziran 2018’de Comolli’yi Sportif Direktör olarak göreve getirdi. Comolli belki de hayatının en zorlu görevini üstlenmişti. Eski başkan son 4 yıldır kupa kazanamayan, 621 milyon Euro borcu olan, FFP şartlarına uymadığı gerekçesiyle transfer kısıtlaması bulunan bir kulüp bırakmıştı. Ali Koç’un ve Comolli’nin hedefi genç ve potansiyelli oyuncular transfer edip takımın yaş ortalamasını düşürmek ve bu oyunculardan para kazanarak kulübü finansal anlamda rahatlatmaktı. Bu hedefler doğrultusunda Jailson, Michael Frey, Berke Özer, Barış Alıcı, Ferdi Kadıoğlu, Yassine Benzia, Diego Reyes, Tolga Ciğerci, Harun Tekin, Andre Ayew ve Islam Slimani transfer edildi. Josef, Giuliano ve Fernandao ile de yollar ayrıldı. Kulüp transfer dönemini 9 milyon Euro kâr ile kapattı.

 

Comolli ile ilgili bazı istatistikler verip sizi daha fazla sıkmadan yazımı sonlandırmak istiyorum.

 

Comolli 1 Eylül 2005 – 26 Ekim 2008 arası çalıştığı Tottenham’da 31 oyuncu transfer edip 38 oyuncuyu göndererek oyuncu alış-satışından 98 milyon Euro zarar etti. Tottenam Comolli’den sonraki 3 sezon transfere ciddi para harcamayıp yapılanmaya gitti.

Comolli 9 Kasım 2008 – 4 Ekim 2010 arası çalıştığı Saint-Etienne’de 10 oyuncu transfer edip 17 oyuncuyu takımdan göndererek oyuncu alış-satışından 4 milyon Euro zarar etti. Comolli ayrıldıktan sonra Saint-Etienne başkanı Bernard ‘’Ona kulübün anahtarlarını teslim ettik ve şimdi bedava transfer peşindeyiz.’’ diyerek Comolli’ye tepkisini dile getirdi.

Comolli 3 Kasım 2010 – 12 Nisan 2012 arası çalıştığı Liverpool’da 11 oyuncu alıp 14 oyuncu göndererek oyuncu alış-satışından 46 milyon Euro zarar etti.

 

Yazıya başlarken bir alıntıyla başlamıştım. Bitirirken de onunla bitirmek istiyorum. Ne diyordu o alıntıda bir daha bakalım…

’’Kendi kapitalizmini yaratan futbolun yönetimi, günümüzdeki rakamlar göz önüne alındığında hiç kolay değil. Kulüplerin kasasına girip çıkan yüksek meblağları, eskiden olduğu gibi ‘bakkal defteri’ düzeniyle yönetmek imkansız. Gelir gider dengesini sağlamak için, işinin ehli insanların görevlendirilmesi günümüzde işin olmazsa olmazı. Bu bağlamda futbolun bu tip bir idari pozisyona ihtiyaç duymasıyla dünyada çok sayıda kulüp tarafından benimsenen bir olgu, futbolun yönetiminde anahtar rol oynamaya başladı. Sportif Direktörlük…’’

Sportif Direktör makamının bir futbol kulübe vermesi gerekenleri düşündüğümüz zaman Comolli bunları verebilecek bilgi, birikim ve tecrübeye sahip midir? Eğer Comolli’nin ‘’Ayine’’sine bakarsak sorunun cevabı çok net… Umarım beni ve kariyerini yanıltacak işler yapar Fenerbahçe’de ama şu ana kadar yaptıklarına bakacak olursak pek yanıltacak gibi durmuyor…

 

Yazının sonuna küçük bir anekdot eklemek istiyorum.

Damien Comolli’nin yaz transfer döneminde etkili olduğu takımların sezon başlangıçları;

2006-07 6 hafta 4 puan

2007-08 11 hafta 7 puan

2008-09 8 hafta 2 puan

2009-10 6 hafta 4 puan

2011-12 6 hafta 7 puan

2018-19 10 hafta 9 puan

Bilginin yer aldığı tweet’e BURADAN ulaşabilirsiniz.

**Hüseyin Özkök’ün Mayıs 2018 tarihli Spor Arena dergisine yazdığı yazıdan alınmıştır.

 

 

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ