Kramponlupisagor -

Premier League’de 26. hafta analizi ve tahminleri

Samet Çayır
Samet Çayır
  • 08.02.2019

Manchester United, Londra’da baskı altındaki Fulham’ı devirip maç fazlasıyla 4. sıraya oturabilir. Pep Guardiola’nın Sarri karşısında bu kez eli daha güçlü. Liverpool’un şansı, Bournemouth’un korkunç deplasman formu. Arsenal’de gözler Denis Suarez’de. İngiltere Premier League’de 26. hafta başlıyor…

M.UNITED 4. SIRAYA ÇOK YAKIN! (FULHAM-MANCHESTER UNITED)

Evinde Brighton’ı 2-0’dan gelip 4-2 yenerek çok kritik bir galibiyet alan Fulham, aynı performansı Crystal Palace deplasmanında gösteremedi. Wilfred Zaha’nın cezalı olması onlar adına büyük bir fırsattı fakat bunu değerlendiremediler. Maçın başında Mitrovic’in ceza sahası içinden yaptığı kafa vuruşu gol olsa maç belki başka bir yere gidebilirdi fakat bu pozisyon dışında neredeyse hiçbir şey üretemediler. Brighton maçının 27. dakikasında Ream’i çıkarıp Cairney’i oyuna alarak 3-4-3’ten 4-3-3’e dönen Claudio Ranieri, Palace maçında da ikinci yarıya Ream-Vietto değişikliğiyle başlayıp yine 3-4-3’ten 4-2-3-1’e döndü. Her maç bu diziliş değişikliğini yapmak için gol yemeyi bekliyor olsa gerek. Palace kalesine isabetli şut çekmeden mücadeleyi tamamladılar. Mitrovic’in ceza alanında çok yalnız kalması, özellikle Babel ve oynadığında Cairney’in ceza sahası koşusu yapmaması üretimlerini azalttı. 17 puanla 18. Sıradalar ve küme düşme hattının hemen üzerinde bulunan Newcastle, Burnley ve Southampton ile aralarındaki puan farkı yedi. Artık risk almak zorundalar.

Manchester United, Solskjaer ile üst üste gelen 8 galibiyetin ardından seriyi Burnley’le iç sahada 2-2 berabere kalarak bozdu. Ardından geçtiğimiz hafta sonu Leicester gibi sert bir deplasmanda 1-0 galip gelmeyi başardılar. Bu maçta çok fazla pozisyon ürettiklerini söylemek zor fakat bu tip deplasmanlarda kazanmak, oyun nasıl olursa olsun çok değerli. Maçın tek golünü Rashford atarken, Pogba’nın asisti yine harikuladeydi. Kalelerinde net pozisyonlar verdiler fakat şans onların yanındaydı. Martial ve Jones’un sözleşmeleri uzatıldı, moraller yerinde. Şimdi Londra’da, can çekişen Fulham’a konuk oluyorlar. Buradan galip ayrılırlarsa maç fazlasıyla Chelsea’yi geçip 4. sıraya oturacaklar ve Manchester City’nin Chelsea’yi devirmesini isteyecekler. Evet, artık ilk 4 hedefleri çok daha gerçekçi ve onlara yakın!

Fulham kazanmak zorunda ve özellikler Ranieri’nin 3-4-3’ü savunmada çok aksıyor. ManU’nun direkt futbolu her takımın canını yakacak cinsten. Fakat onların da takım savunmasında zaafları ve rakipte Mitrovic gibi bir canavar var. Craven Cottage’da en az 3 gol çıkma ihtimali yüksek.

Tahmin: 2,5 üstü

ARSENAL 3 AYLIK HASRETE SON VEREBİLİR (HUDDERSFIELD-ARSENAL)

David Vagner’in ardından Patrick Stewart’ı görev başına getiren Huddersfield, artık Premier League’de uzatmaları oynuyor. 11 puanla son sıradalar ve küme düşme hattının üstündeki takımlarla puan farkı haftaya girilirken tam 13. Sakatlıktan dönen Aaron Mooy takıma bir kalite kattı fakat üst üste önce Manchester City, ardından da patlamaya hazır bir Chelsea ile oynamaları onlar adına hiç iyi olmadı. Son maçta da Stamford Bridge’de Chelsea’ye 5-0 mağlup oldular. Yeni hocalarının, Vagner’e göre daha hücumcu bir yapısı var. Ama sorun tamamen kadro kalitesi. Bu kadro bu lige ait değildi ve yavaş yavaş Championship’e doğru gidiyor. Bu hafta da Arsenal’i konuk ediyorlar. Artık tüm kozlarını oynamaktan başka bir çareleri yok gibi duruyor.

47 puanla 5. Sırada yer alan, Manchester United ve Chelsea ile Şampiyonlar Ligi için ilk 4’e girme mücadelesi veren Arsenal ise, sezon başındaki form grafiğinden uzaklaştı. İç sahada oynanan Cardiff maçı skor olarak yeterli görülse de oyun olarak kimseyi tatmin etmedi. Ardından son hafta Manchester City deplasmanında 3-1 kaybettiler. İlk yarının belli bölümünde aslında hiç de fena oynamadılar. Unai Emery bu sezon ilk kez 4-4-2 dizilişini kullandı. Takım savunmasındaki sıkıntılar ve Koscielny ile Mustafi’nin pozisyon alma konusundaki defoları, Manchester City gibi hareketli bir takım karşısında iyice ortaya çıktı. Evet günümüzde sürekli değişiklik yaparak rakiplerin sizin analizinizi yapmasını daha çok zorlaştırmalısınız fakat Emery gereğinden fazla değişiklik yapınca takım bir türlü oturmadı. Bu maç öncesi de eksik listesi bir hayli kabarık. Bellerin ve Holding kesin olarak yok. Hasta olan Aubameyang, sakatlıklarını yeni yeni atlatan Koscielny, Mustafi, Xhaka ve Mkhitaryan’ın ise oynayıp oynamayacağı maç saatine doğru belli olacak. Barcelona’dan transfer edilen ve Manchester City maçında 66. dakikada oyuna giren Denis Suarez, bu maçta ilk 11’de olabilir. Bakalım bize neler sunacak?

Arsenal bu maçı kazanıp 15 günlük araya moralli girmek istiyor. Aranın ardından 2 maç üst üste kendi sahalarında Southampton ve Bournemouth ile oynayacaklar. Bu 3 maçtan 9 puan çıkarabilirlerse Tottenham’la oynayacakları derbiye çok moralli gidecekler. Huddersfield da artık canını dişine takıp oynayacak fakat kaliteleri, eksik Arsenal’den bile puan almaya yetmez gibi duruyor. Kasım ayından beri deplasmanda kazanamayan Arsenal, bu kötü form durumuna bu maçta son verebilir.

Tahmin: Maç sonucu 2

HODGSON, BENTEKE-BATSHUAYI İKİLİSİNİ KULLANACAK MI? (CRYSTAL PALACE-WEST HAM)

Southampton deplasmanından 1 puanla dönen Crystal Palace, evinde Zaha’nın yokluğuna rağmen Fulham’ı 2-0’la ve güzel bir oyunla geçmeyi başardı. Haftaya girilirken 26 puanla 14. Sırada bulunuyorlar. Düşme hattıyla aralarında yalnızca 4 puan var. Fulham maçında Benteke aylar sonra sahadaydı ve hem penaltı pozisyonunun içinde yer aldı hem de gol olmasa bile çok güzel bir röveşata vurdı. Hem fizik hem de mental anlamda iyi sinyaller verdi. Yeni transfer Michy Batshuayi de son dakikalarda oyuna dahil oldu ve 2. golden önce çekilen şutun sahibiydi. Topu Fulham’a bırakıp onların savunma zaaflarından iyi faydalandılar. Çok iyi savunma yaparken hücumda da 2.30’luk bir gol beklentisi oranı yakaladılar. Bu maçta Zaha geri dönüyor. Benteke ve Batshuayi’nin de iyi izlenimler verdiğini düşünürsek, Roy Hodgson’ın Zaha’yı sol kanada kaydırarak bu ikiliyi forvette oynatma ihtimalini gözardı edemeyiz. Palace, puan olarak iyi durumda değil belki fakat bu oyun standardıyla 3-4 hafta sonra düşme hattından iyice uzaklaşabilirler.

Bournemouth ve Wolverhampton deplasmanlarından gol atamadan mağlup ayrılan West Ham ise, iç sahada Liverpool beraberliğiyle morallendi. Açıkçası büyük maçları daha iyi oynuyorlar ve bu maçı da kazanmayı hak ettiler. Yakaladıkları pozisyonlar Liverpool’dan daha netti. Golü müthiş bir duran top organizasyonu sonrası Antonio’nun ayağından buldular ve bu 90 dakikada 3-4 farklı duran top organizasyonu izlettirdiler. Yedikleri ilk gol net olarak ofsayttı, hakem tartışmaları da maça damga vurdu. Aslında West Ham aralık ayında yakaladığı 4 maçlık galibiyet serisinde 4-4-2 oynuyordu. Sonra bir Watford mağlubiyetinden sonra Pellegrini 4-2-3-1’e dönüş yaptı. Ardından devre arasında Samir Nasri transfer edilince o varken hiç 4-4-2 oynamadılar. Nasri sakatlandı ve geçen hafta Wolves’a karşı yine 4-4-2’ye döndüler. Bu maçta da herkesin beklentisi o yöndeyken hoca yine 4-2-3-1’i tercih etti. 20 yaşındaki defansif orta saha Declan Rice, sahanın en çok top kapan oyuncusu olarak yine dikkatleri üzerine çekti. Arnautovic ve Nasri’den yoksun çıktıkları bu maçta çok iyi bir performans sergilediler ve moral depoladılar. Palace karşısında Nasri yine sahada olamayacak fakat Arnautovic geri dönüyor. Deplasmanlarda üretim sorunu yaşamalarının bence asıl sebebi Rice-Noble gibi iki tane çapa ile oynamaları.

Londra’da çok kritik bir maç. West Ham kötü deplasman formunu sürdürürse, Zaha’nın da dönüşüyle birlikte Selhusrt Park’tan puan alması çok zor.

Tahmin: Maç sonucu 1

KLOPP’UN ŞANSI BOURNEMOUTH’UN KORKUNÇ DEPLASMAN PERFORMANSI (LIVERPOOL-BOURNEMOUTH)

Anfield Road’da Leicester City ile 1-1 berabere kalıp şoke eden Liverpool, ardından West Ham deplasmanından da aynı skorla 1 puanla döndü. Kağıt üzerinde 2 puan kaybetmişler gibi gözükebilir fakat hem Leicester hem de West Ham, biraz becerikli olsa Liverpool bu iki maçta 0 çekebilirdi. Takımdaki problem mental mi yoksa fiziksel mi bunu iyi irdelemek lazım. 2018’deki tempolu takım çok uzakta. Kadroda hiç şampiyonluk yaşamamış oyuncuların bir hayli fazla olması ve şampiyonluk baskısının hissedildiği dönemlerde bocalıyor olması da muhtemel. İki sorun aynı anda ortaya çıkmış olabilir. Ayrıca merkezdeki üçlünün eksikler nedeniyle bozulması, bir anda Lallana-Fabinho-Keita üçlüsünün ilk kez bir arada oynaması da takımı olumsuz etkiledi. Arnold sakat olduğu için cezası sona eren Milner sağ bekteydi. Yani kadroda çok değişim oldu ve bunun iyi bir şey olmadığını tüm hocalar bilir. West Ham maçında ofsayttan golü bulup 1-0 öne geçmelerine rağmen oyunu kontrol etmekte zorlandılar. Kasım ayından beri 4-2-3-1 oynatan Jürgen Kopp, bu deplasmanda yine geçen sezonki geçiş oyunundaki 4-3-3’e döndü. Fakat bu da kâr etmedi. Bu maçta belki ilk kez tribün desteğine ve taraftarların rakibi baskı altına almasına bu kadar fazla ihtiyaçları var. Zaten maç öncesi basın toplantısında Jürgen Klopp da bu yönde açıklamalarda bulundu.

Eksiklere göz atacak olursak; perşembe günü hem Arnold hem de Henderson idmana çıktı. Wijnaldum da antrenmana katılanlar arasında. Durumları maç saatinde belli olacak. Lovren’in ise oynama ihtimali bulunmuyor.

Bournemouth ise deplasmanlarda adeta kılık değiştiriyor. İç sahadaki oyunun aksine deplasmanda çok kötü oynuyorlar. Chelsea’yi iç sahada 4-0 yendikten sonra Cardiff deplasmanında 2-0 mağlup oldular. Teknik Direktör Eddie Howe, maç öncesinde deplasmandaki form durumlarını değiştirmek istediklerini söylemişti. Cardiff mücadelesi onlar için aslında bir testti fakat yine bu sınavı geçemediler. En son deplasman galibiyetini 27 Ekim 2018’deki o dönemin berbat Fulham’ı karşısında elde ettiler. O maçtan sonra 7 deplasmandan da puan alamadılar. Düşme tehlikeleri yok, Avrupa Ligi iddiaları da yok. Klasik 4-4-2 düzeninde hücuma daha yakın bir futbol oynamaya devam ediyorlar. Ligin birbirine en yakın, en kompakt oynayan takımlarından biri. Callum Wilson’ın son dönemde sık sık sakatlanması onlar adına olumsuzlukları da getirdi. Cardiff deplasmanında topla oynama yüzdeleri %73’tü, fakat gol beklentileri 0.51’de kaldı. Çok etkisizlerdi. Bu da bize Bournemouth’un set oyunu takımı olmadığını, resmen bir geçiş oyunu takımı olduğunu gösterdi. Savunmayı çok önde kurdular ve Cardiff’in kontralarına engel olamadılar. Yeni transfer Solanke ilk kez ilk 11’deydi. Belki etkili olamamış gibi gözüktü fakat birçok pozisyonda onun doğru koşularını arkadaşları göremedi ve değerlendiremedi. İlerleyen dönemlerde gollerine başlayabilir.

Bournemouth’un deplasmandaki çok kötü formu, Liverpool’u her ne kadar düşüş olsa da evinde ağır favori yapıyor. Wilson ve Brooks gibi iki önemli oyuncudan yoksun kalacak olan konuk ekibin burada işi çok zor olacak.

Tahmin: Maç sonucu 1

ST. MARY’S’TE 1 DAKİKA FUTBOL YOK (SOUTHAMPTON-CARDIFF)

Ralph Hasenhüttl ile çıkış yakalayan Southampton, ligde 5 maçtır yenilmiyor. 2 galibiyet alıp 3 kez de berabere kaldılar. Avusturyalı hoca ile hücumda 3’lü savunmada 5’li savunma ile oynuyorlar ve tempoları Mark Hughes’un takımına göre çok daha yüksek. Kadro çok iyi olmamasına rağmen iyi işler çıkarıyorlar. Redmond çok formda. Son maçta Burnley deplasmanında onun şık golüyle öne geçip, son dakikadaki penaltı golüne engel olamadılar ve sahadan 1 puanla ayrıldılar. Açıkçası maçın hakkı da beraberlikti. 24 puanla 16. sıradalar ve hafta başlarken küme düşme potasıyla aralarında yalnızca 2 puan fark var.

Cardiff ise Sala’dan gelen acı haber sonrası moral bozukluğuna rağmen çok iyi bir performans sergiliyor. Arsenal deplasmanında 2-1 mağlup olmalarına rağmen onları çok zorlamışlardı. Son maçta da iç sahada Bournemouth’u 2-0’la geçtiler. Maçın ardından Cardiff’in hocası Neil Warnock, Sala için gözyaşlarına boğuldu. Bobby Reid 2 golle yıldızlaştı. Neil Warnock, pek tercih etmediği 4-4-2 dizilişini bu maçta kullandı ve bir hayli önde kurulan Bournemouth savunmasını, kontrataklarda zor durumda bırakarak maçı kazanmayı bildiler. Topa sahip olmadılar fakat zaten buna da gerek kalmadan rakibin deplasmandaki kötü oyununu iyi değerlendirip 3 puanı aldılar. 22 puanla 18. sıradalar. Küme düşme hattından kurtulmak istiyorlar. Teknik Direktör Neil Warnock, maç öncesi yaptığı basın toplantısında hayatını kaybeden Emiliano Sala adına bu maçın ilk dakikasında oyuncuların hareketsiz kalacağını söyledi.

Soton, kadro kalitesi olarak Cardiff’ten bir adım daha önde. Hasenhüttl yine ön alan presi yoğun olarak uygulayacaktır. Bu maçta Cardiff’in işi kolay değil.

Tahmin: Maç sonucu 1.

MARCO SILVA’NIN GÖREVİNE ESKİ TAKIMI SON VERDİREBİLİR (WATFORD-EVERTON)

Sezon öncesi düşme adayları arasında gösterilen takımlardan biri olan Watford, sezona çok iyi başlayarak herkesi yanılttı. 4-2-2-2 dizilişiyle ve yüksek tempoyla oynuyorlar. İleride Deeney-Deulofeu ikilisi rakiplere özellikle deplasmanlarda zor anlar yaşatabiliyor. Her ne kadar sezon başındaki formunda olmasa da Holebas ve Pereyra gibi kaliteli ayaklara da sahipler. Everton’a karşı Pereyra’nın oynayıp oynamayacağı maç saatinde belli olacak. Ligi orta sıralarda bitirecekleri artık belli olmaya başladı. Tottenham deplasmanında 1-0 öne geçmelerine rağmen son dakikalarda 2-1 geriye düşüp mağlup oldular. Ardından geçtiğimiz hafta Brighton deplasamanında kötü bir oyunla 0-0 beraberlik aldılar. Birkaç cılız pozisyon dışında etkili değillerdi fakat kaybetmemiş olmaları oldukça değerli.

Everton’da ise kötü gidişat sürüyor. İç sahada önce Wolverhampton’a 3-1, ardından da hafta içinde Manchester City’ye 2-1 yenildiler. Kaybettikleri gibi bir de uzun süredir kötü oynuyorlar.  Wolves maçında Cenk Tosun ilk 11’de başlarken, Richarlison kendi mevkisine sol kanada dönmüştü. Hafta içinde M.City maçında ise zorunlu olarak rotasyon yaptılar ve Richarlison, Sigurdsson ile Cenk Tosun yedek kalıp sonradan oyuna dahil oldu. Oyuncularının motive olamadıklarını düşünen ve bunu dile getiren Marco Silva’nın kredisi tükenmek üzere. Zira son 13 maçta yalnızca 3 galibiyet alabildiler. Duran toptan yenilen gollere bir türlü engel olamıyorlar. Özellike Kurt Zouma’nın son 2 maçta yenilen 2 duran top golünde hataları mevcut.

Formsuz, moralsiz ve yorgun Everton’ın Watford’dan puan alabilmesi zor gözüküyor. Ev sahibi 3 maçlık galibiyet hasretini Deulofeu-Deeney önderliğinde sona erdirebilir.

Tahmin: Maç sonucu 1

BRIGHTON MURRAY’NİN AYAĞINA BAKIYOR (BRIGHTON-BURNLEY)

İç sahada daha iyi bir performans sergileyen Brighton, hafta içi FA Cup’ta deplasmanda West Bromwich’i uzatmalara giden maçta 3-1 yenip tur atladı. 120 dakika oynamaları onlar için pek iyi olmadı fakat zaten kadroda rotasyon vardı. 101. dakikada oyuna giren Glenn Murray 16 dakikada 2 gol atarak turu getirdi. Lig performanslarına dönecek olursak, son maçta Watford’u ağırladılar ve sahadan 0-0’lık sonuçla ayrıldılar. Rakipten daha iyilerdi, gol atabilecek pozisyonlar da ürettiler fakat olmadı. 2 hafta önce de Fulham deplasmanında 2-0 öne geçmelerine rağmen 4-2 kaybetmişlerdi.
Aslında 4 gol yemeleri ilginç çünkü deplasmanda oldukça defansif oynuyorlar, iç sahada da iki beki hücumda çok fazla göremezsiniz! Son 5 maçtır galibiyetleri yok ama bu 5 maçın 2’sinin ManU ve Liverpool ile olduğunu da hatırlatalım. Büyük umutlarla transfer edilen Izquerdo’dan sakatlığından dolayı faydalanamamaları onlar için büyük dezavantaj oluyor. Yine de Glenn Murray gibi bir bitiriciye sahip olmaları onları zaman zaman ayakta tutuyor. Geçen hafta Cardiff kazanınca, küme düşme potası ile aralarındaki puan farkı azaldı ve tehlikeyi hissetmeye başladılar.

Burnley ise sezon başındakinin aksine son dönemde oyununu geliştirdi. Tam 6 maçtır kaybetmiyorlar. Sean Dyche 4-4-2 dizilişini bozmadı fakat oyuncularına sezon başına göre sanki biraz daha özgürlük tanıdı ve hücuma biraz daha önem verdi. Zaten buna da çok ihtiyacı vardı. Geçen hafta 5 maçlık seri neredeyse bozuluyordu ama son saniyelerde penaltıdan golü bularak Southampton ile iç sahada 1-1 berabere kaldılar. Stoke City’ye giden Sam Vokes’un yerine gelen Peter Crouch oyuna sonradan dahil oldu ve penaltıyı aldıran isimdi. Tabii orada Crouch’un rakibine bir faulü de vardı fakat hakem bunu es geçti. Şimdi Brighton deplasmanına gidiyorlar.

Watford maçında galibiyeti kaçıran Brighton, son maçlarda skor üretmekte zorlanıyor. Burnley’nin de buradan alacağı 1 puan çok değerli ve kapalı oynayacaklardır. Zaman zaman tempolu bir maç bekliyorum fakat 3 gol çıkması biraz zor gözüküyor.

Tahmin: 2,5 gol altı

POCHETTINO YİNE ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARABİLECEK Mİ? (TOTTENHAM-LEICESTER)

Mauricio Pochettino, gerçekten inanılmaz işler yapıyor. Stadyumları yetişmediği için Wembley’de oynuyorlar. Dier, Wanyama başta olmak üzere orta sahada birçok isim sakatlık geçirdi, ardından takımın en önemli isimleri Dele Alli ve Harry Kane sakatlandı. Buna rağmen hâlâ şampiyonluk yarışından kopmadılar. Son maçta da kale önüne 5 tekerlekli otobüs çeken Newcastle United’ı Heung-min Son’un 83. dakikadaki golüyle 1-0 mağlup ettiler. Pochettino, Kane’in yokluğuna rağmen Llorente’yi oynatmadı. Newcastle 5’li savunma ile çok iyi direndi. Hatta birkaç net fırsatı harcamasalar buradan galibiyetle bile dönebilirdi. Asya Kupası’ndan dönen Son en uçta oynadı ve galibiyet golünü attı. Vertonghen ise sol bek oynadı. Rondon’un direkten dönen kafa vuruşu maçın kırılma anıydı. Tottenham son 10 dakikada 9 puan topladı ve bu alanda lider. Llorente’nin Son’un golünden önce topu güzel indirip asist yapması değerliydi.

Liverpool deplasmanından 1 puan alarak şampiyonluk yarışının seyrini değiştiren Leicester City, bir başka büyük takım Manchester United’a evinde 1-0 mağlup oldu. Zaten skorlar iyiyken de oynattığı üretkenlikten uzak oyundan dolayı Teknik Direktör Claude Puel eleştirilerin odağındaydı. Son 4 maçtır takım galip gelemeyince eleştiriler doğal olarak arttı. Aslında ManU maçında rakipten daha iyiydiler. Maddison, Barnes, Vardy, Evans ve Maguire ile net fırsatlardan faydalanamayınca mağlubiyetten kurtulamadılar. Mendy’nin top kayıpları dikkat çekti. Hocanın 62. dakikada Maddison’ı oyundan çıkarması tribünlerin tepkisine neden oldu. Geçtiğimiz ay orta sahada 3 tane katı, defansif özelliği kuvvetli oyuncuyu da oynatan Puel, son 3 maçtır Choudhury’i yedek bırakıp 4-2-3-1’e dönüş yaptı. Puan olarak rahat bir konumda olmaları avantajları.Bu maç öncesi Marc Albrighton’ın sezonu büyük ihtimalle kapattığı açıklandı ve bu durum moralleri biraz bozdu. Yeni transfer Tielemans da bu sebeple daha erken ilk 11 oynayabilir.

Leicester deplasmanda daha tehlikeli bir takım. Bunu Anfield Road’da da gösterdiler. Bu sezon Crystal Palace maçı hariç tüm deplasmanlarda gol atmayı başardılar. Kane ve Dele Alli yokken Tottenham’a böyle kritik maçta güvenmek pek kolay değil.

Tahmin: 2-3 gol

PEP’İN ELİ ARALIK AYINA GÖRE DAHA GÜÇLÜ (MANCHESTER CITY-CHELSEA)

Manchester City, lider Liverpool’u takibini sürdürüyor. Önce Etihad’da Arsenal’i 3-1, ardından hafta içinde deplasmanda Everton’ı 2-0 mağlup etmeyi başardılar. Fernandinho-Sane pas bağlantısı son dönemde müthiş işliyor. Arsenal maçında top kendilerindeyken Otamendi ile tek stoper şeklinde dizildiler. Top rakipteyken ise Fernandinho stoper olarak oynadı. De Bruyne de yavaş yavaş form tutmaya başladı. Her ne kadar geçtiğimiz sezonki oyun kalitesinin gerisinde olsalar da bence şampiyonluk şansları Liverpool’dan daha fazla.

Chelsea ise 4-0’lık Bournemouth faciasının ardından iç sahada Huddersfield’ı 5-0 yenerek rahatladı. Bournemouth maçından sonra Teknik Direktör Maurizio Sarri, oyuncularını soyunma odasında 1 saat tutup onlarla konuşmuştu. Bu durum işe yaramış olmalı ki Huddersfield’a karşı iyi oynadılar. Christensen, Barkley ve Willian ilk 11’deydi. Higuain, ilk kez ilk 11 oynadığı maçta 2 gol atan ilk Chelsea oyuncusu olmayı başardı. Aklı Real Madrid’de olan Eden Hazard da 2 gol kaydederek kendine geldi. Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için Arsenal, ManU ve Tottenham ile yarışıyorlar. Eğer burada puan kaybederlerse cumartesi günkü Fulham-Manchester United maçının sonucuna göre 4. Sırayı ManU’ya kaptırabilirler.

Manchester City gelişimini tamamlamış bir takım, Chelsea ise henüz emekleme döneminde. Pep Guardiola’nın öğrencileri bu maçı kazanıp Stamford Bridge’deki 2-0’lık mağlubiyetin intikamını alır. Aralık ayında O maçta sakat olan Agüero, Pep’in pazar günü elini çok güçlendirecek.

Tahmin: Maç sonucu 1

DENDONCKER PARLIYOR, WOLVES KAZANIYOR (WOLVERHAMPTON-NEWCASTLE)

Premier League’in yeni takımı Wolverhampton, Teknik Direktör Nuno Espirito Santo önderliğinde çıkışını sürdürüyor. Son 3 maçta 9 puan aldılar. 10 gol atıp 4 gol yediler. Santo, sezonun ilk yarısındaki 3-4-3’ten vazgeçip orta sahada Neves ve Moutinho’nun yanına Dendoncker’i koyarak 2. bölgeyi daha sağlama aldı. ileri uçta da Jota-Jimenez ikilisi çok formda. Fakat bence asıl verimi iki kanat bek Doherty ve Johnny’den alıyorlar. Son maçta deplasmanda Everton’ı 3-1 mağlup edip çıkışı sürdürdüler. Ardından salı akşamı FA Cup rövanşında Shrewbury’i 3-2 mağlup ettiler.

Newcastle ise Wembley’de Tottenham’a karşı oyunu 83. dakikaya kadar 0-0 götürmeyi başardı fakat Son’un golüne engel olamayınca 1-0 mağlup oldu. Aslında maç içinde öne geçebilecek pozisyonları da buldular ama Rondon başta olmak üzere bunları değerlendiremediler. 5’li savunma düzenine devam ediyorlar. Huddersfield ve Cardiff’ten sonra ligdeki en kötü kadrolardan birine sahipler. Başlarında Benitez olmasa belki de şu anda küme düşme hattına yakın değil, direkt küme düşme hattında olabilirlerdi.
Devre arası transfer döneminde kadroya bağlanan Miguel Almiron’un kadroda olması bekleniyor. Buradan alacakları 1 puan onlar için değerli.

Wolves, şu anda ligin en formda takımı. Karşılarında sert ve kalabalık bir savunma olsa da eğer ilk golü bulabilirlerse maçı kazanmaları sürpriz olmayacaktır.

Tahmin: Maç sonucu 1

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım