Kramponlupisagor -

Biz Bu Oyunu Seviyoruz

Kuzey Kılıç
Kuzey Kılıç
  • 16.02.2019

Dünya’da iki tür NBA izleyicisi vardır; bunlardan birincisi normal sezonu sıkıcı (!) bulup play off zamanını bekleyen ve 3 aylık süreç üzerinden değerlendirme yapan 21. yüzyıl izleyicisi, bir diğeri ise 82 maçlık normal sezonu tutku ile izleyen kısacası Ekim-Haziran arası NBA ile yatıp kalkan gelenekselleşmiş tutkulu izleyici. Kendinizin hangi kategoride olduğunu saptamak tabii ki size düşer eğer birinci kısımdaki izleyicilerden iseniz 2018/2019 sezonu sizin için bir hayal kırıklığı oldu. Çünkü; rekabet seviyesi yüksek maçlar, sürpriz sonuçlar, bireysel performansı tarihi boyutlara ulaşan oyuncular, amansız takas mücadeleleri ve genç yıldızları ile birlikte 57 maçı geride bıraktık. All Star’ın eğlencesinden ve rahatlığından doğan ara, aslında fırtına öncesi sessizliğin de bir simgesi. Zira geride 25 maç kaldı ve play off için son biletler aslanın ağzında…

13 Aralık’tan beri 41.2 sayı ortalaması ile oynayan James Harden, 19 yaşında olmasına rağmen 27 yaşındaki bir yıldız performans sergileyen Luka Doncic, yaptığı hareketleri kendisinin de anlam veremediği Giannis Antetokounmpo, 2.13’lük oyun kurucu Nikola Jokic, Russel Westbrook ile Zeki&Metin performansı sergileyen Paul George, magazinin odak noktası Anthont Davis, LeBron James, Curry, Durant, Embiid ve daha nice yıldız. Geçmiş yılların oyuncu havuzunu bu sezon ki oyuncu havuzu ile kıyasladığımız zaman farkın ne denli büyük olduğunu görebiliriz. Tabii bu da bizim ekmeğimize yağ sürüyor. Her gece yaşanan clutch anlar, kırılan rekorlar ve dominant bireysel performanslar ile oyuna olan sevgimiz daha da artıyor. Zayıf olarak gösterilen Doğu’nun ilk beş sırasındaki ekiplere baktığımızda aralarındaki çekişmenin verdiği keyif bir yana, Batı’da bulunan 15 takımdan 13’ünün play off yarışının izlemek de bir ayrıcalık. Bekleneni-beklenmeyeni ve ineni-çıkanı ile NBA 18/19 sezon ortası karnesi.

MVP Yarışı Son Düzlükte 

15/16 sezonunun Steph Curry’si, 13/14’ün Kevin Durant’i veya iki sezon öncesinin Russel Westbrook’u bu oyuncuların hepsi MVP oldukları sezonun daha da üstüne çıktılar ancak, ilk üç aday arasına girmeleri şu an için zor. Zira tarihin en büyük skorer performansını sergileyen James Harden her gece ‘mit’ modunda maçlar çıkarıyor. Giannis Antetokounmpo’nun evrimi ise bu sezon zirve noktasına  -üçlüğünü de geliştirirse vay halimize- gelmiş gibi gözüküyor. Paul George ise son 45 günlük süreçte yakaladığı ivmeyle ilk üç adayın son koltuğunu şu an için kaptı. Ancak bu yarışta James Harden’ın önde olduğunu söylesek yanlış olmaz. Her maçın ardından yeni bir rekor kıran Mr. Beard; MJ ve Wilt Chamberlain’in de ötesinde bir skorer kimlik sergiliyor. Houston’daki tonla eksiğe rağmen takımının hem omurgası hem beyni hem de en önemli uzuvları olmayı başardı. Skorer kimliğinin yanına +7 asist ve ribaund ortalamalarını da ekledi. Kariyerinde hep eleştirilen savunması ise bu sezon daha derli toplu. Yani MVP olması için tek engel olası bir sakatlık. Geçtiğimiz günlerde omzundan sakatlanan Harden’ın performansının nasıl devam edeceğini göreceğiz.

harden george antetokounmpo ile ilgili görsel sonucu

Diğer adaylardan birisi Giannis Antetokounmpo, Harden’ın gölgesinde kalsa da rakiplerine karşı çok dominant bir şekilde oynuyor. Oyunun iki yönünde de takıma büyük getiriler sağlıyor tabii tek defosu dış şut isabeti ama onu da boyalı alan oyunu ile harika bir biçimde yamalıyor. Paul George ise bu listenin galiba en şanssız ismi. Perimetre savunması başta olmak üzere takım müdafaasının her noktasında lider olan PG, hücumda da aynı etkiyi veriyor. Son bir aylık süreçte takımının attığı sayıların %31.6’sına direk skor anlamında katkıda bulundu. Ancak hem Giannis hem de George, Harden’ın torunlarımıza anlatacağımız bir performansına denk geldiler. Yani MVP ödülü için bir adım gerideler.

Doğu’nun Zirvesi Mahşer Alanı

İlk olarak yukarıdaki beşliye bir göz atalım;

  1. Milwaukee, 43 galibiyet – 14 mağlubiyet
  2. Toronto, 43 galibiyet – 16 mağlubiyet
  3. Indiana, 38 galibiyet – 20 mağlubiyet
  4. Boston, 37 galibiyet – 21 mağlubiyet
  5. Philadelphia, 37 galibiyet – 21 mağlubiyet

Özellikle de Milwaukee ve Philadelphia’nın trade deadline’da takımlarına yaptıkları son takviyeler, normal sezonun son periyodunu daha da zevkli hale getirdi. Bucks cephesindeki Mirotic hamlesi ile her iki uzun da şutör oyunculardan kurulmuş oldu. Antetokounmpo’ya gerekli olan alan ve dışardaki 4 net şutör, play off zamanında daha da verim verecektir. Marc Gasol’ü ile kalite ve tecrübe çıtasını 1-2 basamak yükselten Toronto, Kawhi Leonard’ın önderliğinde çizgisini koruyor. Oladipo’dan yoksun Indiana ise Bogdanovic’in yükselen form grafiği ve Myles Turner’ın boyalı alan etkinliği ile zirvedeki yerini korumayı başardı. Bu beşli arasındaki en kafa karıştırıcı takım ise Boston Celtics. Kağıt üstünde NBA’in en yetenekli kadrolarından birine sahip olan Yoncalar, takım içindeki huzursuzluk nedeniyle istenilen seviyeye çıkamadılar. Brad Stevens’ın dahiyane oyunu sayesinde maçlarda tutunsalar da kat etmeleri gereken bir yol var. Kyrie Irving ve genç yıldızların uyum sorunu, Gordon Hayward’ın sakatlık sonrası halen daha toparlanamaması ve oyun içindeki düzensizlik Boston’ı şimdilik beklenen seviyeden uzaklaştırdı. Takas döneminde Tobias Harris gibi çok önemli bir oyuncuyu kadrosuna dahil eden 76ers, Embiid önderliğinde yeniden çıkışa geçti. Son dönemlerde yakalanılan uyumlu havanın yanına kadro rotasyonundaki kalite artışı da eklenince makinenin çarkları mükemmel bir şekilde işlemeye başladı. Geriye ise tek bir şey kalıyor; Brett Brown’ın saha içi yönetimi.

embiid antetokounmpo irving ile ilgili görsel sonucu

Oladipo’nun olmadığı bir ortamda Indiana’nın bu formunu koruması çok zor olacaktır. Milwaukee ve Toronto ilk iki sıra için büyük çekişmede olacaklar; bu tabloda en çok yükselmesini beklediğim takım ise Philly. Yakaladıkları hava ve kadro kalitesi ile play off potasına daha yüksek bir sıradan girecektir.

Batı’da Play Off Yarışı Devam Ediyor

Denver Nuggets ve Oklahoma City Thunder’ın yakaladığı yüksek form düzeyi ile rekabet seviyesi arşa çıkan Batı Konferansı, son 5 yıldır olduğu gibi Golden State Warriors dominasyonu ile devam ediyor. Phoenix Suns ve Memphis Grizzlies’i bir kenara bırakırsak; LA Lakers, New Orleans Pelicans, Sacramento Kings, LA Clippers, SA Spurs, Wolves ve Utah Jazz arasında geçen çetin bir play off mücadelesi yaşanıyor. Hem üst sıradaki takımların rakibini belirlemesi hem de play off kontenjanını doldurması açısından geriye kalan maçlar, rekabet dozu olarak üst seviyede olacaktır. Bu takımların akıbetini belirleyecek unsurlar ise; LeBron James’in form seviyesi, Donovan Mitchell & Rudy Gobert, Clippers’ın tanking hamlesi, Sacramento’nun ciddi atağı ve Anthony Davis olacaktır.

Ä°lgili resim

Kısa kısa Anthony Davis sorunsalı…

Takas döneminin hemen hemen her gününde LA Lakers ile anlaştığı söylenen Anthony Davis, takımının aldığı karar neticesinde takas edilmedi. Yaz arasını beklemek isteyen New Orleans yönetimi özellikle de Boston Celtics cephesinden gelecek olan paketi değerlendirmek istiyor. Ancak GM pozisyonunda Danny Ainge gibi bir ‘kurnaz’ın olduğunu unutulmamalı. Kyle Kuzma, Lonzo Ball, Brandon Ingram, Rajon Rondo ve 2 draft hakkını içeren paketi bir ihtimal yaz arasında bulamayabilirler. Boston ve Lakers dışındaki takımların, süperstar oyuncularından birisini vermediği sürece AD için hamle yapması da zor. Dell Demps’i geçtiğimiz gün kovan NOP yönetimi, yaz arasında da en çok konuşulan takım olacak gibi.

lebron davis ile ilgili görsel sonucu

Her hafta epik maçlara sahne olan NBA’de sezonu yarıladık. Bu süreçte -saha içinde- yaşananları ve geleceğe dair birkaç detayı sizlerle paylaşmak istedim. Son olarak sezon ortası ödüllerini kendi düşüncelerime göre dağıttım.

MVP: James Harden

Yılın Koçu: Mike Budenholzer

Yılın Altıncı Adamı: Lou Williams

Yılın Çaylağı: Luka Doncic

Yılın Yükseliş Gösteren Oyuncusu: De’Aaron Fox

Kuzey Kılıç (@KuzeyGencc)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım