Kramponlupisagor -

Premier League’de 27. hafta analizi ve tahminleri

Samet Çayır
Samet Çayır
  • 22.02.2019


Dele Alli-Kane ikilisinin yokluğuna rağmen her hafta Min-Son önderliğinde şapkadan tavşan çıkaran Pochettino, Burnley karşısında da bir kez daha başarabilmek istiyor. Bu arada pazar akşamı kimseye randevu vermeyin! Ada’nın en büyük maçı 17.05’te bizi bekliyor.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Warnock2-1-1024x576.jpg


CARDIFF KENDİ AYAĞINA SIKMAZ (CARDIFF-WATFORD)

Neil Warnock yönetimindeki Cardiff’in gerçekten şakası yok. Son iki maçta 6 puan aldılar. Southampton deplasmanında 1-0 öndeyken 90+1’de gol yediler, 90+3’te ise bir gol daha atarak 6 puanlık maçı müthiş bir hikâye ile kazandılar. Bu galibiyetle birlikte Soton’u altlarına alarak küme düşme hattının bir yukarısına çıktılar. Şimdi bunun daha anlamlı hale gelmesi için Watford’u da yenmek zorundalar. Son iç saha maçında da Bournemouth’u 2-0 ile geçmişlerdi. Fakat Bournemouth’un bu sezon deplasmanda tanınmayacak halde olması, o karşılaşmayı ölçü olarak almamıza engel oluyor. Neil Warnock son dönemde 3’lü savunmayı daha sık kullanmaya başladı. Son karşılaşmada da Soton’un 3’lüsüne 3’lüyle karşılık verdi ve oradan zaferle döndü. Yeni transfer Niasse da takıma alışıyor. Artık sezon başına göre daha özgüvenliler.

Watford da her ne kadar son dönemde galibiyet serisi yakalayamamış olsa da yenilmesi zor bir takım haline geldi. Son maçta formsuz Everton’ı iç sahada 1-0’la geçtiler. Çok iyi oynadıkları söylenemez fakat kazanmaları önemliydi. Ardından FA Cup’ta deplasmanda QPR’ı 1-0 yendiler. Moralleri iyi. Büyük 6 ve Wolverhampton’dan sonra 8. sırada yer alıyorlar. 4-2-2-2 dizilişinde direkt oyunu iyi oynayan takımlardan biri. Özellikle skor avantajını aldıklarında Deeney-Deulofeu önderliğinde geçiş oyununda oldukça etkili oluyor.

Watford’u son maçlarda pek beğenmiyorum. Cardiff bu maçtan en azından 1 puanla ayrılabilir.

Tahmin: 1-0 çifte şans

RANIERI’NİN KAFASI KARIŞIK (WEST HAM-FULHAM)

Türkiye’de de birçok sempatizanı olan West Ham, inişli çıkışlı formunu sürdürüyor. 4 maçtır kazanamıyorlar fakat bunların 3’ü dış sahadaydı. Son maçta Palace deplasmanında karşılaşmaya Felipe Anderson önderliğinde hızlı hücumlar yakalayarak başladılar ama bunları değerlendiremediler. Akabinde penaltıdan 1-0 öne geçtiler ancak sonrasında oyun olarak pek tatmin etmediler. Belki de 5-1 Palace lehine bitebilecek maç 1-1 berabere bitti. Futbol şansı Selhurst Park’ta onların yanındaydı. Arnautovic 68. dakikada oyuna girdi ve kısa süre zarfında pek etkili olamadı. Pellegrini, uzun bir dönem sağ kanatta oynayan Snodgrass’ı, Noble’ın yanına merkez orta sahaya çekti. Arkalarında da 6 numara olarak genç Rice vardı ve bu 3’lüyle pek fazla üretemediler. Artık bu galibiyet hasretine bu Londra derbisinde bir son vermek istiyorlar. Bu yüzden hoca bu maçta Nasri’nin de dönmesiyle birlikte daha ofansif yapmanın bir formülünü bulur. Uzun süren sakatlığının ardından iyileşen Lanzini’yi de ikinci devrede oyuna atabilir.

Fulham’ı ise Ranieri de kurtaramadı… En azından şimdilik öyle gözüküyor. 8 puanlık farkı kapatıp düşme hattından çıkmaları bu ligde bir hayli zor. Son maçta Manchester United’ı ağırlayıp 3-0 mağlup oldular. Maçın başında iki net fırsattan faydalansalar belki puan alma şansları vardı fakat onları atamadığınızda rakip cezayı kesiyor. Bu sezon sadece 2 maçı gol yemeden tamamlayabildiler. Ranieri takım savunmasına da henüz bir çare bulabilmiş değil. Brighton ve Palace maçlarında 3’lü savunmayla başlayıp, ilk golü yedikten sonra 4’lü savunmaya dönmüşlerdi. Manchester United karşılaşmasında ise bu kez 4’lü başlayıp golü yedikten sonra 3’lüye döndüler. Ranieri’nin kafası bir hayli karışık olsa gerek. Büyük umutlarla transfer edilen Michael Seri bir türlü bekleneni veremedi. Birçok maçta ona yapılan ani baskı sonrasında top kaybı yaşayıp ya gol yediler ya da kalelerinde etkili pozisyonlar verdiler. Zaten asıl problemleri hücumda değil takım savunmasında yaşıyorlar.

Galibiyet özlemi çeken West Ham, risk almak zorunda olan Fulham’ın geride vereceği boşlukları Felipe Anderson önderliğinde çok iyi bir şekilde değerlendirip 3 puana uzanabilir.

Tahmin: Maç sonucu 1

BURNLEY’NİN ÇIKIŞINA SPURS ‘SON’ VEREBİLİR (BURNLEY-TOTTENHAM)

Sezona çok kötü başlayan Burnley bir açıldı bir açıldı. Katı ve defansif futbola bir nebze esneklik getiren Sean Dyche, bunun karşılığını 7 maçtır mağlubiyet yüzü görmeyerek aldı. Wood’un 2 golle yıldızlaştığı son maçta da deplasmanda Brighton’ı 3-1 mağlup ettiler. Yeni haftaya girilirken küme düşme potasıyla aralarındaki puan farkı 3’e yükselmiş durumda. Artık bu avantajı iyi kullanmak istiyorlar.

Tottenham ise inanılmaz şeyler başarmaya devam ediyor. Kane ve Dele Alli gibi iki kilit ismin sakat olmasına rağmen sürekli kazanıyorlar. Ligde son 4 maçtan galibiyetle ayrıldılar. Ardından Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Dortmund’u iç sahada 3-0  mağlup ettiler ve turun kapısını araladılar. Leicester maçında biraz tutuk olmalarının sebebi akılların az da olsa Dortmund maçında olması olabilir. Şu anda ligin en moralli takımı durumundalar.

Ligin iki formda takımı karşı karşıya geliyor. Tottenham, Min-Son önderliğinde bu deplasmandan da 3 puanı alabilecek güçte.

 Tahmin: Maç sonucu 2

ESPIRITO SANTO’NUN 3-5-2’Sİ TUTTU (BOURNEMOUTH-WOLVERHAMPTON)

Bournemouth’un deplasman kâbusu sürüyor. Dış sahada 7 maç üst üste mağlup olduktan sonra Liverpool deplasmanından da 3-0 mağlubiyetle döndüler. İç sahada iyi durumdalar. Brooks ve Wilson’ın yokluğu onları geçen hafta çok zorladı. Bu maçta da forma giyemeyecekler. Küme düşme tehlikeleri olmadığı için sezonun geri kalan maçlarında rahat oynayacaklar. Eddie Howe, her zaman hücumu düşünen ve kompakt oyun anlayışını sahaya yansıtabilen bir hoca. Ama bu hücum sevdası çoğu zaman kalelerinde fazla gol yemelerine sebep oluyor.

3 maç üst üste kazanan Wolverhampton, iç sahada Newcastle engeline takılarak 1-1 berabere kaldı. Golü de son saniyede buldular. Ardından FA Cup’ta deplasmanda Bristol’u 1-0 devirdiler. Nuno Espirito Santo 3-4-3’ten 3-5-2’ye döndüğünden beri hem oynanan oyunda hem alınan skorlarda olumlu yönde gelişmeler var. Jota, Doherty ve Jimenez çok formda. Fakat bu maç öncesi Jota ve Doherty’nin sakatlıkları bulunuyor ve oynayıp oynamayacakları şüpheli.

Bournemouth iç sahada yüksek tempoda oynayan ve savunma çizgisini önde kuran bir takım. Wolves, ev sahibinin vereceği açıkları iyi değerlendirip buradan en azından 1 puanla dönebilir.

Tahmin: 0-2 çifte şans

GEÇ KALDIN AARON MOOY! (NEWCASTLE-HUDDERSFIELD)

Kümede kalma savaşı veren Newcastle, son maçta Wolverhampton deplasmanında çok dramatik bir şekilde son saniye golüyle 2 puanı bıraktı. Oturmuş bir oyunları var. Rafael Benitez elindeki malzemeden çoğu zaman en iyisini çıkarmayı başarıyor. Deplasmanlarda 5’li savunmayla kapanıp kanat beklerden özellikle Yedlin’in çıkışlarıyla kontratak oynuyorlar. İç sahada da benzer bir oyun stilleri var. Kendilerinden daha düşük profilli takımlara karşı daha tempolu oynuyorlar ve kanat bekleri daha çok hücumda kalıyor. Bu maç da onlardan biri olacak.

Huddersfield ise artık yavaş yavaş Premier League’e veda ediyor. Bu puan farkını kapatmaları çok zor. Aaron Mooy’un dönüşü oyunlarını olumlu etkiledi ama bu da yeterli olmuyor. Sakatlıktan daha önce dönmüş olsaydı veya hiç sakatlanmamış olsaydı, işler bu kadar sarpa sarmayabilirdi. Son maçta iç sahada Arsenal’e 2-1 mağlup oldular. Maçın son bölümünde iyi baskı kurdular. Final paslarında başarılı olabilselerdi puan alabilirlerdi. Ama iş dönüp dolaşıp oyuncu kalitesine geliyor.

Newcastle United, kendinden daha zayıf rakibi karşısında bu maçı kazanarak kümede kalma yolunda önemli bir 3 puanı cebine koyabilir.

Tahmin: Maç sonucu 1

LEICESTER SET OYUNUNA ALIŞKIN DEĞİL (LEICESTER CITY-CRYSTAL PALACE)

Ligin dengesiz takımlarından Leicester, büyük maçları daha iyi oynadığını geçen hafta bir kez daha gösterdi. Deplasmanda Tottenham’a 3-1 mağlup oldular fakat rakipten daha iyi oynadılar, daha çok pozisyon ürettiler ve bir de oyuna girer girmez penaltıyı kullanan Vardy ile penaltı kaçırdılar. Tottenham’ın 1.08’lik gol beklentisi karşısında 3.12’lik bir gol beklentisi yakaladılar. Yeni transfer Tielemans da ilk kez formayı giydi. Leicester Menajeri Puel’in Vardy’i kesip forvette Gray’e şans vermesi oldukça düşündürücüydü. Puel eleştirilere kulak vermiş olmalı ki son 1 aydır hücum anlamında daha iyiler. Bu maç öncesi takımın kilit isimlerinden Chilwell ve Maddison’ın durumu belirsiz. Albrighton’ın da sakatlığı bulunuyor.

Kümede kalma mücadelesi veren Crystal Palace ise kendi adına şaka gibi bir maç oynadı. İç sahada West Ham ile 1-1 berabere kaldılar fakat maçın hakkı 4-1 veya 5-1’di desek abartmış olmayız. Son vuruşlarda çok beceriksizdiler. Selhurst Park’ta yüksek tempoda oynuyorlar ve Zaha önderliğinde çoğu maçta rakipten daha iyi oynamayı başarıyorlar. O maçın ardından FA Cup’ta deplasmanda Doncaster’ı 2-0 mağlup etmeyi başardılar. Batshuayi’nin gelişi, Benteke’nin fizik ve mental anlamda iyi dönmesi Roy Hodgson’ın elini kuvvetlendirdi.

Leicester set oyunu oynadığında savunmasında sıkıntılar yaşıyor. Çünkü buna alışkın değiller. Palace’ta Zaha gibi bir açık alan sevici varken bu maçta ev sahibine güvenmek pek sağlıklı olmayabilir. 2-3 gol aralığında bitmeye aday bir maç gibi duruyor.

Tahmin: 2-3 gol

Tahmin: 0-2 çifte şans

EMIRATES’TE DAĞ FARE DOĞURABİLİR (ARSENAL-SOUTHAMPTON)

Ligi ilk 4’te tamamlamak için Chelsea ve Manchester United ile yarışan Arsenal, son 4 maçta 3 galibiyet aldı. Ligde son hafta deplasmanda en zayıf takımı olan Huddersfield’ı 2-1’le geçtiler. Ardından UEFA Avrupa Ligi’nde 1-0 yenildikleri maçında rövanşında İngiltere’de BATE’yi 3-0 yenip tur atladılar. Bellerin, Holding ve Welbeck dışındaki sakatların takıma dönmesi onlar adına olumlu. Sezon başından beri iç sahada çok ofansif oynamalarına rağmen skor üstünlüğünü geç sağlıyorlar. İlk golü attıktan sonra da rakipler risk alınca 2. golü daha kolay buluyorlar. Emery dizilişi sürekli değiştirmeye devam ediyor. Manchester City maçında ilk kez 4-4-2 oynadılar, Huddersfield’a karşı yine 3’lü savunmaya geri döndüler. Ligin en geniş alanda oynayan takımların başında geliyorlar. Takım savunmasında sıkıntı yaşasalar da Lacazette, Aubameyang, Mkhitaryan önderliğinde hücumda çok etkililer.

Southampton ise evinde Cardiff’e yenilerek adeta ayağına sıktı. 90+1’de buldukları golle 1-1’lik eşitliği sağladılar, ardından bir an önce galibiyet golünü bulmak isterken 90+3’te 2-1 geriye düşüp 6 puanlık maçı kaybettiler. Gerçekten büyük bir çöküş yaşadılar. Bu maçta çok öfkelenen Ralph Hasenhüttl, FA Cup arasında takımı İspanya’nın Tenerife kentine kampa götürdü. Avusturyalı hoca geldiğinden beri Mark Hughes döneminden daha iyi oldukları kesin. Fakat kadro kaliteniz çok iyi olmadığında, riskli oyun oynadığınızda her maç Rus ruleti haline gelebiliyor. Hasenhüttl geldiğinden bu yana deplasmanda sadece bir büyük maça çıktılar ve Chelsea’den 0-0’lık beraberliği kopardılar. O maç bize; Hasenhüttl’ın büyük deplasmanlarda ne kadar kapalı oynatacağını göstermişti. Yani Arsenal’e karşı yine belirli bir ön alan baskısı yapacaklar belki ama savunmayı çok derinde kurup 5’li blok halinde 0-0’a oynamaya çalışacaklar gibi geliyor.

İki takımın ismi yan yana gelince ilk bakışta gollü bir maçı andırıyor; fakat Arsenal’in perşembe akşamı saha çıktığını, ilk golü erken bulmakta zaman zaman zorlandığını, Soton’un burada risksiz oyun oynayacağını düşündüğümüzde bu maçta çok fazla gol beklemek mantıklı gelmiyor.

Tahmin: 3,5 gol altı

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı klopp-1.png


KLOPP, SOLSKJAER’İN GEÇİŞ OYUNUNUN FARKINDA OLMALI

İngiltere’nin en büyük maçı bir kez daha geldi çattı… Bir yanda Solskjaer ile şaha kalkan Manchester United, diğer yanda 29 senelik şampiyonluk hasretine son vermeye yakın olan Liverpool… Eminim ki kimse bu maçta Manchester United taraftarı olmak istemezdi. Zira hem yerel rakipleri M.City hem de en büyük rakipleri Liverpool’un şampiyonluk yarışında rol oynayacak olmak onlar adına kafa karıştırıcı olsa gerek.

Manchester United cephesinde ligde işler çok yolunda gidiyor. Jose Mourinho döneminde adeta mental anlamda dibi gördüler, Solskjaer ile birlikte hem moral olarak hem oyun kalitesi olarak büyük bir çıkış yakaladılar. Direkt oyunu gerçekten inanılmaz oynuyorlar. Son lig maçında Fulham’ı deplasmanda 3’lediler. Ardından iç sahada Şampiyonlar Ligi’nde PSG’ye 2-1 mağlup oldular. Aradaki oyuncu kalitesi farkı kendini apaçık belli eder cinstendi. Şimdi yeniden lige dönüyorlar. Pogba, Martial, Rashford, Lingard başta olmak üzere Lukaku hariç tüm oyuncuların performansı tavan yapmış durumda.

Uzun yıllar sonra bu sezon şampiyonluğa şu ana kadar oldukça yakın olan Liverpool, kısa dönem yaşadığı formsuzluğun ardından Bournemouth’u Anfield’da 3-0 yendi. Ardından Şampiyonlar Ligi’nde yine evinde Bayern Münih’le 0-0 berabere kaldı. Fakat iki maçta da oyun olarak sezon başından esintiler vardı. Özellikle Münih maçında Mane biraz becerikli olup fırsatları değerlendirse farklı bir skor olabilirdi. 1 maç eksiğiyle City’yle aynı puandalar. Buradan alacakları 1 puan onları yeniden lider yapacak.

Martial ve Lingard’ın yokluğu Solskjaer’i zorlayabilir. Özellikle Martial olmadığında hücum planlarının aksadığını gördük. Liverpool’u buradan alacağı 1 puan bozmayabilir çünkü Manchester City de Old Trafford’a gidecek. Klopp, ManU’nun geçiş oyununda ne kadar tehlikeli bir takım olduğunun farkında. Bu nedenle savunma çizgisini çok önde kurmaya çalışmayacaktır. Solskjaer de dengeli bir oyunu tercih edecektir. Derbide beraberliği ön planda görüyorum. Tabii sonuç ne olursa olsun son dönemde çok mutlu olan United taraftarı, “Ole’s on the wheel, tell me how good does it feel” diye haykırmaya devam edecektir.

Tahmin: Maç sonucu 0

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım