Kramponlupisagor -

Premier League’de 29. hafta analizi ve tahminleri

Samet Çayır
Samet Çayır
  • 02.03.2019

Marco Silva, Arnold-Salah pas bağlantısını kesmek için özel bir şey yapmak zorunda. Manchester City, büyük maçlarda problem yaşayan Bournemouth’la, Fernandinho ve Laporte olmadan savaşacak. Premier League’de 29. hafta başlıyor.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Poch.jpg


DERBİDE YÜKSEK TEMPO BİZİ BEKLİYOR (TOTTENHAM-ARSENAL)

Tottenham, şampiyonluk yarışına ciddi şekilde dahil olduktan sonra üst üste yaşadığı kayıplarla bu hedefinden uzaklaştı. Önce deplasmanda Burnley’e 2-1, ardından yine dış sahada Chelsea’ye derbide 2-0 mağlup oldular. İki karşılaşmada da standart performanslarının altında kaldılar. Özellikle Chelsea maçında rakip kaleye isabetli şutları yoktu. Chelsea’nin ise tek isabetli şutu gol oldu. Trippier’ın kendi kalesine attığı gol maçın kopmasına neden oldu. Pochettino, maça 4-2-3-1 ile başlayıp ilk yarının ortalarında Kane’in yanına Son’u atarak 4-1-2-1-2’ye, yani baklava 4-4-2’ye döndü. Özellikle Son’a gönderilen uzun paslarla üretim sağlamaya çalıştılar ama birkaç pozisyon dışında etkili olamadılar. Şimdi ezeli rakipleri Arsenal’i  Kuzey Londra derbisinde Wembley’de konuk ediyorlar ve  kaybetmeleri durumunda onlarla aralarındaki puan farkının 1’e düşeceğinin farkındalar.

Arsenal ise derbiye daha formda geliyor. Son 3 maçtan 9 puan çıkardılar. Elbette çok zor bir fikstürden geçmediler fakat özgüvenleri tazelendi. Mesut Özil’in de uzun zaman sonra ilk 11’de oynadığı maçta iç sahada Bournemouth’u 4-1’le geçtiler. Emery çoğu zaman tercih ettiği 3’lü savunmayla takımı sahaya sürdü. 85 Premier League maçında 50 gole katkıda bulunan Mesut, Bournemouth’a karşı 1 gol 1 asistle oynadı. Soton karşısında 1 gol 1 asistle oynayan Mkhitaryan ise bu maçta 1 gol atıp 2 asist yaptı. Oldukça formda.

Arsenal için ezeli rakibine iyice yaklaşmak adına büyük bir fırsat. Fakat bu hiç kolay olmayacak. Eğer kazanmak için savunmayı önde kurarlarsa, Son-Kane ikilisine karşı çok zorlanacaklardır. Zaten tüm takımlara karşı kalelerini gol kapatmakta güçlük çekiyorlar. Hücumda formda Mkhitaryan, Lacazette ve Aubameyang’la ne kadar etkili olduklarını biliyoruz. Wembley’de temposu yüksek, gollü bir derbi izleme ihtimalimiz yüksek.

Tahmin: Karşılıklı gol var

BOURNEMOUTH İÇİN CHELSEA MAÇI BİR İSTİSNAYDI (BOURNEMOUTH-MANCHESTER CITY)

Bournemouth’un deplasman kâbusu devam ediyor. Ligde son 9 deplasmandan 1 puan bile çıkaramadılar. Son hafta da Emirates’te Arsenal’e 4-1 mağlup oldular. Wilson ve Brooks gibi iki önemli oyuncunun sakatlıktan dolayı birkaç haftadır oynayamıyor olması onların oyun kalitesini de düşürdü. Son maçta orta sahanın beğenilen ismi Lerma da forma giyemedi. Takım savunmasında oldukça kötüydüler.

Manchester City, yoğun fikstürde evinde West Ham’ı 1-0 mağlup etti. Skor, maçın zor geçtiğini gösterebilir fakat farkı açma şansını birçok pozisyonda cömertçe harcadılar. Şampiyonlar Ligi’nin hemen ardından Chelsea ile 120 dakikalık kapışmalarının, onları fizik olarak yıprattığını West Ham maçında gördük. Bu arada Pep Guardiola’nın çok stresli olduğu da gözlerden kaçmadı. Hem Agüero’nun penaltısına bile bakamayışı hem de maçın son anlarındaki telaşı bunu açıkça gösterdi. Hata yaparlarsa şampiyonluk şanslarının azalacağını biliyorlar. Liverpool’un yeniden form tutması onların baskısını daha çok arttırıyor.

Bournemouth, büyük maçları iyi oynayamıyor çünkü tipik bir savunma takımı değil. Chelsea’yi 4-0 devirdikleri maç Maviler’in formsuzluğundan kaynaklanıyordu. Yani bana göre o maç bir istisnaydı. Bu maçta Eddie Howe muhtemelen savunmayı 5’leyecektir fakat her ne kadar Fernandinho ve Laporte gibi önemli eksikler olsa da M.City’ye karşı koyabilmeleri çok zor.

Tahmin: Maç sonucu 2

GLENN MURRAY KENDİNİ AFFETİREBİLİR (BRIGHTON-HUDDERSFIELD)

Son 7 haftadır kazanamayan Brighton, kendini tehlikeye attı ve küme düşme hattının dibine kadar geriledi. Özellikle iç sahada kaybettikleri Burnley maçı onların kendine olan güvenlerini zedeledi ve baskı altına girdiler. Ligin son maçında deplasmanda Leicester’a 2-1 mağlup oldular. Glenn Murray bir tanesi %99’luk olmak üzere net fırsattan faydalanamadı. 3-1 de yenilebilirlerdi 2-2’yi yakalayıp 1 puanla da ayrılabilirlerdi. Rakibin hoca değişikliğiyle yeni bir havaya girmesi onlar adına bir dezavantaj oldu. Fakat Brighton’ın deplasmandaki ortalama oyun kalitesini göz önünde bulundurduğumuzda standardın üzerinde bir 90 dakika çıkardılar. Menajer Chris Hughton olayın ciddiyetinin farkına varmalı ve bu maçtan mutlaka 3 puanı almalı.

Kümede kalma şansı mucizelere kalan Huddersfield ise 14 maçlık galibiyet hasretine evinde Wolverhampton’ı 1-0 devirerek son verdi. 90+1’de Mounie ile müthiş bir sevinç yaşadılar ve az da olsa umutları diri tuttular. Doherty’nin pozisyonu dışında Wolves’a net pozisyon vermemiş olmaları onlar adına umut verici. Bundan sonra her maçları bir final niteliğinde ve hemen hemen hepsini kazanmak zorundalar.

Brighton sezonun en kritik maçına çıkacak. Huddersfield’ı yenemezlerse adeta intihar etmiş olurlar. Kadro kaliteleri, yüksek konsantrasyonla oynayacakları bu maçı kazanmalarına yetecektir. Bakalım son maçta boş kaleye golü atamayan Glenn Murray, Pascal Gross’un yokluğunda yine sorumluluk alıp bu maçta kendini affettirebilecek mi?

Tahmin: Maç sonucu 1


1 PUAN ROY HODGSON’I BOZMAZ (BURNLEY-CRYSTAL PALACE)

Ligin iki 30 puanlı takımı, alt sıraları çok yakından ilgilendiren maça çıkacak. Aralık ayının sonundan şubat ayının sonuna kadar müthiş bir form grafiği yakalayan Burnley, bu süreçte çıktığı 9 maçta sadece bir kez mağlup oldu. O da son hafta Newcastle deplasmanında. Tempoları yine iyiydi fakat rakibin savunması katı olunca, golü de erken yedikleri için gerekli reaksiyonu gösteremediler. Sean Dyche 4-4-2 dizilişini hemen hemen hiç bozmuyor. Kenar ortalarla, uzun toplarla etkili olmaya çalışıyorlar. Wood’un son dönemde artan bir form grafiği var. Takımın gol yükünü çekmeye devam ediyor.

Crystal Palace da formda bir 4 hafta geçirdikten sonra evinde Manchester United’a 3-1 yenildi. Batshuayi ile kadroyu güçlendirdiler ve o da şimdiden 1 gollük bir katkı verdi. Wilfred Zaha ile Menajer Roy Hodgson’ın ilişkisi çok kuvvetli. Zaha, yaptığı açıklamada Roy Hodgson’a ne kadar saygı duyduğunu bir kez daha gösterdi. Hoca-oyuncu ilişkilerinin her geçen gün zedelendiği modern futbolda bu ilişkinin mükemmel olması takıma çok katkı sağlayan etkenlerden biri. Sezonun ilk yarısında çoğu maçta 4-4-2 oynatan Hudgson, son dönemde 4-3-3’ü tercih ediyor. Özellikle öne geçtikleri maçlarda ligin en tehlikeli takımlarından biri oluyorlar. Rakip yarı sahada boş alan bulduklarında Zaha liderliğinde geçiş oyununu etkili oynuyorlar. Bu yüzden bu karşılaşmada da ilk golü kimin atacağı çok büyük önem taşıyor.

Crystal Palace bu deplasmandan 1 puana ‘hayır’ demeyecektir. Bu yüzden her deplasmanda olduğu gibi oldukça katı savunmayla başlayıp, Burnley’nin hata yapmasını veya risk almasını bekleyecekler. Buradan 1 puan çıkarabilecek güçleri var.

Tahmin: 0-2 çifte şans

SOLSKJAER SADECE MORAL VERMEDİĞİNİ KANITLADI (MANCHESTER UNITED-SOUTHAMPTON)

Solskjaer geldiğinden beri ligde 11 maçta 2 beraberlik 9 galibiyet alan Manchester United, durmak bilmiyor. Sakatlıklarla geçen ve 1-1 sona eren Liverpool maçında da az farkla olsa da üstün olan taraf onlardı. İlk 4’e girmek bu oyun kalitesiyle hiç de uzak bir hedef değil. Arsenal’le aralarında sadece 1 puan var. Son maçta da, birçok eksiğe rağmen ligin en sert deplasmanlarından biri olan Selhurst Park’ta Crystal Palace’ı 3-1 mağlup ettiler. Hafif sakatlığı bulunan Rashford yedek başlarken, ileri uçta sağda bek orijinli Dalot oynadı. Onun oynamasının bir diğer sebebi de muhtemelen Zaha’nın etkili hücumlarını kesmekti. Başarılı da oldular. Norveçli hoca bu hamleyle, takımla sadece iyi ilişki kurup moralleri yükselterek bu işi götürmediğini, taktiksel bilgisinin de yüksek olduğunu ve esnek olduğunu bize gösterdi. Lukaku sonunda uzun süre sonra golünü attı. 2 golle yıldızlaşırken moral de kazandı.  Luke Shaw’un müthiş formu da sürüyor. Solskjaer ile birlikte çok iyi bir direkt oyun takımı oldular.

Ralp Hasenhüttl geldiğinden beri oyun kalitesinde yükselme olan Southampton, 4 maç aradan sonra galip gelmeyi başardı. İç sahada Cardiff’e yenilip küme düşme potasına girmişlerdi. Fulham’ı iç sahada 2-0 yenerek potanın bir üstüne çıktılar. Cardiff’le aralarında yalnızca 2 puan fark var. Ings’in sakatlığı onların hücum kalitesini biraz düşürüyor. Avusturyalı hoca geldiğinden beri 3’lü/5’li savunma kurgusuyla takımı sahaya sürüyor. Özellikle iç sahada kanat beklerden iyi verim alıyorlar. Ön alan baskısını çok seven bir hoca olduğunu herkes biliyor. Bu karşılaşmada da belli seviyede ön alan baskısı yapıp, rakip orta sahayı geçtiğinde 11 kişiyle kapanmaya çalışacaklardır.

Manchester United artık ilk 4 için en ciddi adaylardan biri. Bu maçta da favoriler fakat Soton’un Redmond önderliğinde hızlı hücumlarından yara alabilirler. Tempolu ve gollü bir maç neden olmasın?

Tahmin: 2,5 gol üstü

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Wol-1024x576.jpg

WOLVES İLK GOLÜ ATARSA FARKA GİDEBİLİR (WOLVERHAMPTON-CARDIFF)

Ligin en düzenli takımlarından biri olan Wolverhampton’ın 5 maçlık yenilmezlik serisi Huddersfield deplasmanındaki 1-0’lık mağlubiyetle sona erdi. Doherty’nin arka direkte boş kaldığı pozisyon dışında rakip kalede net pozisyon üretemediler. Geçiş oyununu bu kadar iyi oynayan bir takımın, Huddersfield’ın son 20 dakikada kurduğu baskıdan faydalanıp kontrayla golü bulması beklenirdi ama bunu başaramadılar. Teknik Direktör Nuno Espirito Santo merkezde daha kalabalık kalmak istiyor. 3-5-2’yi kolay kolay bozmayacağını gösterdi. 3-4-3’ünden daha iyi buldu ve takımı buna alıştırdı. Büyük 6’nın hemen ardında 40 puanla yedinci sıradalar.

Şubat ayının ilk iki haftasından 6 puan çıkaran Cardiff, son iki haftada 0 puan aldı. İç sahada önce Watford’dan 5, sonra da Everton’dan 3 yediler. Kümede kalma mücadelesi verdikleri Southampton’ı deplasmanda yenip, sonra bu hale düşmek gerçekten olacak iş değil. Eğer o acı kaza yaşanmamış ve Sala vefat etmemiş olsaydı, belki işler çok farklı gidebilirdi. Everton maçında kaleyi bulan şutlar yoktu. Kazanmaları için ilk golü atan taraf onların tek çıkar yolu gibi duruyor. Çoğu maçta takımın gol yükünü çeken Paterson da formsuz bir dönemden geçiyor.

İki takım arasında ciddi bir kalite farkı var. Cardiff, galibiyete daha çok ihtiyacı olan taraf. Bu yüzden eğer maç uzun süre 0-0 giderse risk alıp yine fark yiyebilirler. Wolverhampton; Doherty, Jota gibi formda oyuncularıyla 3 puanı alabilecek güçte.

Tahmin: Maç sonucu 1

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı whu-1024x576.jpg

WEST HAM REAKSİYON VEREBİLECEK Mİ? (WEST HAM-NEWCASTLE)

Sezona kötü başlayın fakat ilk yarının sonlarında toparlanan ve aralık ayında 4 maçlık galibiyet yakalayan West Ham, son dönemde yine kazanmakta zorlanıyor. Son 6 maçta yalnızca 1 galibiyet alabildiler. Tabii fikstürlerinin biraz zorlu olduğunu hatırlatmak lazım. Nasri ve Lanzini’nin iyileşmesi, Arnautovic’in de ilk 11’e dönmesi olumlu gelişmeler. Artık bir galibiyet alıp çıkışa geçmek istiyorlar.

Son 3 maçta 7 puan alan Newcastle ise oldukça formda. Almiron’un transferi onlara büyük kalite kattı. Gerçekten hem tekniği hem hızı takımın hücum kalitesini çok yükseltti. Son maçta iç sahada Burnley’i 2-0 mağlup ettiler. Kümede kalma savaşında derin bir nefes aldılar ve az da olsa kendilerini yukarı attılar. Şimdi buradan da 1 puanla dönmeyi hedefliyorlar. Benitez 5’li savunmayı oturttu ve hiç değiştirmiyor.

West Ham’ın bir reaksiyon gösterme vakti geldi fakat şu dönemde Almironlu Newcastle ile oynamak oldukça sıkıntılı. Maçın 2-3 gol aralığında geçme ihtimali yüksek gibi duruyor.

Tahmin: 2-3 gol

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Sahne-1024x575.jpg

SAHNE BRENDAN RODGERS’IN! (WATFORD-LEICESTER)

Wolverhampton’la aynı puanda olan Watford, 8. sırada yer alıyor. Geçen hafta Cardiff’i, Deulofeu’nun şov yaptığı maçta 5’ledikten sonra Anfield Road’da Liverpool’a konuk oldular ve bu kez 5 yiyen kendileri oldu. Aslında son dönemde pek iyi oynamıyorlar. Cardiff maçı hem rakibin zayıflığından hem de riskli oynayıp arkada boş alan vermesinden dolayı pek ölçü olmamalı. Tabii ki açık alan bulduklarında özellikle Deeney-Deulofeu ikilisiyle harika işler yapıyorlar fakat her maç bunu yakalamak zor.

Leicester’da ise Claude Puel’in görevine son verildi. Aslında puan olarak kötü durumda değillerdi fakat oyun anlamında taraftarı tatmin edemedi. Vardy de kısa zaman önce hocanın oyun stilinin kendisine uygun olmadığını dile getirip, hocanın gidebileceğinin sinyalini vermişti açıkçası. Yeni hocaları Brendan Rodgers oldu ama son maça Mike Stowell yönetiminde çıktılar ve iç sahada Brighton’ı 2-1 mağlup ettiler. Glenn Murray’nin neredeyse boş kaleye atamadığı pozisyon maça damga vurdu fakat galibiyeti hak etmediler diyemeyiz. Özellikle ilk yarıda çok baskılı oynadılar, ikinci yarıda da geçiş oyununu hiç fena oynamadılar. Yeni transfer Tielemans ilk asistini yaparken kalitesini konuşturdu. Bu maçta da hızlı hücumlarda Vardy’e atacağı ara paslar maçın kilit noktası olabilir.

Leicester’ın, Brendan Rodgers yönetimindeki ilk maçında ne yapacağını merak ediyoruz. Hoca değişiklikleri dünyanın her yerinde ilk maçlara olumlu yansır. Konuk ekibin motivasyonu daha güçlü olacaktır. Hiç fena olmayan oyuncu kadrosu kalitesiyle buradan en az 1 puanla dönebilirler.

Tahmin: 0-2 çifte şans

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Parker.jpg

PARKER, SARRI’YE SÜRPRİZ HAZIRLAYABİLECEK Mİ? (FULHAM-CHELSEA)

Fulham’da Claudio Ranieri’nin görevine son verildi. Geçici olarak Scott Parker takımı yönetecek. Artık kümede kalmaları mucize gibi gözüküyor. Hem jokavovic hem de Ranieri’nin takımı toparlayamaması, kadro  mühendisliğinin doğru yapılamadığını ve paranın kötü harcandığını gösteriyor. Mitrovic gibi kaliteli golcüleri var fakat takım savunmaları çok kötü olduğundan dolayı bu duruma düştüler. Bakalım kalan kısa sürede bir sürpriz yapıp kümede kalabilecekler mi?

Chelsea ise Kepa-Sarri krizini kolay atlattı. Hatta bu olay, belki de takıma olumlu etki etti. Tottenham maçında çok istekliydiler ve 2-0 kazanmayı başardılar. Rakip kaleye yalnızca 1 isabetli şut çekerken 2 gol bulmaları onlar adına bir futbol şansıydı. O gece en dikkat çekici sahne, gollerden sonra tüm oyuncuların normalden daha fazla sevinç yaşamasıydı. Bu da bize, şu anda Sarri ile oyuncular arasında bir problem yaşanmadığının sinyalini verdi. İlk 4 mücadelesinde yara almamak için buradan da 3 puanla ayrılmak zorundalar.

Scott Parker yönetimindeki ilk maçta Fulham’ın nasıl oynayacağı merak konusu. Chelsea bazen deplasmanlarda tanınmayacak hale bürünebiliyor. Fulham’ın da kazanmaktan başka şansının olmadığını ve hoca değişikliğine gittiğini düşünürsek, karşılaşmanın bol gollü geçme ihtimali pek de uzak değil.

Tahmin: 2,5 gol üstü

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Arnold.jpg

ARNOLD, MARCO SILVA’YA KORKU SALIYOR (EVERTON-LIVERPOOL)

Everton, son maçta Cardiff’i deplasmanda 3-0 yenerek moral kazandı. Ama bu maç da dahil oyunlarının tatmin etmediğini söylemek gerek. Marco Silva elindeki oyuncu kalitesini yeterli ölçüde değerlendiremiyor. Richarlison’ın performansını bir türlü yükseltemiyor. Cenk Tosun’u da yedek kulübesine hapsetmiş durumda. Cardiff maçında da Bernard oyuna girene kadar tempoyu çok yükseltemediler. Tabii ne olursa olsun bu ligde herhangi bir deplasmanda 3-0 kazanmak çok değerli. Fakat şimdi karşılarında ezeli rakipleri var.

Liverpool, 29 yıllık hasrete son vermek için çabalıyor. Manchester City enselerinde, bu baskıyı hissediyorlar. Birkaç haftalık düşüşten sonra eski oyun kalitelerini yeniden yakaladılar. Jürgen Klopp, geçtiğimiz sezonki 4-3-3 kurgusuna geri döndü. Son maçta iç sahada Watford’ı 5-0 mağlup edip büyük moral kazandılar. Sağ bek Arnold tam 3 asist yapmasının yanı sıra, mükemmel bir maç çıkardı. O oynadığında Salah da daha iyi oynuyor. Son yıllarda bu kadar iyi pas atabilen ve orta açabilen çok az bek gördük. ManU maçında sakatlanan Firmino’nun durumu belirsiz. Ligin ilk yarısındaki derbide son saniyede büyük bir şans golü atıp Anfield Road’da Everton’ı 1-0 mağlup etmişlerdi.

Bu maçın kilit noktası Marco Silva’nın sol kanatta tercih ettiği oyuncu ve performansı olacaktır. Son 3 maçta da o bölgede 3 farklı oyuncu denedi. Arnold-Salah pas bağlantısını ve Arnold’ın hücum bindirmelerini etkisiz hale getirmek için özel bir şey yapmak zorunda. Everton’ın oyun kalitesinin Liverpool’a yeteceğini düşünmüyorum. Liverpool, derbiyi de kazanarak yoluna devam eder.

Tahmin: Maç sonucu 2


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım