Kramponlupisagor -

Premier League’de 35. hafta analizi ve tahminleri

Samet Çayır
Samet Çayır
  • 19.04.2019

Ateşle oynayan Brighton, Wolverhampton deplasmanından boş dönerse intiharın eşiğine gelebilir. Şampiyonlar Ligi’nde Tottenham’a elenen Manchester City, yine Spurs ile karşı karşıya. Liverpool, kümede kalmak için son kozlarını oynayan Cardiff deplasmanında. İşte Premier League’de 35. haftaya bakış…


Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Pep.jpg


DRAMATİK ELENİŞ CİTY’Yİ ŞAMPİYONLUKTAN EDER Mİ? (MANCHESTER CITY-TOTTENHAM)

Çarşamba gecesi Şampiyonlar Ligi tarihinin en heyecanlı maçlarından birini oynayan iki takım, bu kez de Premier League’de karşılaşıyor. Deplasman golüyle, hatta son dakikada City’nin sayılmayan golüyle turu atlayan Spurs, çok moralli. City’de ise büyük bir hayal kırıklığı mevcut. Belki normal bir şekilde elenselerdi bu kadar hüsrana uğramazlardı; fakat son dakikada ‘VAR’ın golü iptal etmesi, sevinçlerini kursağında bıraktı. Bu şüphesiz büyük bir yıkım ve lige de olumsuz etkisi olabilir. Tottenham, ilginç bir şekilde Kane olmayınca daha iyi skorlar almaya devam ediyor. Manchester City, şampiyon olmak istiyorsa bu maçı kayıpsız geçmeli. Moralli Tottenham, Min-Son önderliğinde onlara yine zorluk çıkarabilir. Hafta içinde olduğu gibi yüksek tempolu bol gollü bir maç bizi bekliyor.

Tahmin: 2,5 gol üstü

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Redmon.jpg

BENITEZ, REDMOND’A BOŞ ALAN VERMEMELİ (NEWCASTLE-SOUTHAMPTON)

3 maçtır kazanamayan Newcastle, bu kötü seriye Leicester deplasmanında son verdi. Rafa Benitez’in taktik bilgisini konuşturduğu maçlardan biriydi. Özellikle Maddison’ı çok iyi kontrol ettiler, Vardy’nin maçın sonlarına doğru yakaladığı pozisyon dışında net bir fırsat vermediler. Cardiff’in Liverpool’a büyük ihtimalle yenileceğini düşünürsek, bu maçı kazanmaları takdirde kümede kalmayı matematiksel olarak garantileyecekler.

Geçen hafta evinde Wolverhampton’ı iyi bir oyunla 3-1 deviren Southampton ise son 4 maçta 3 galibiyet alarak formunu yükseltti. Cardiff’ten bir maçları eksik ve aralarında 5 puan fark var. Bu farkın kapanması pek kolay görünmüyor. Hasenhüttl geldiğinden beri takımda en çok dikkat çeken isim Nathan Redmond. Direkt oyunda genelde toplar onda buluşuyor ve hızını kullanarak, ya arkadaşlarına alan açıyor ya da kaleyi yoklayıp golü buluyor. Son maçta da iki gol atarak yıldızlaştı ve takımının çok kritik 3 puan almasında büyük rol oynadı. 3’lü savunmayı hiç bozmayan Avusturyalı hoca, iç saha maçlarında yüksek tempoda oynatmayı seviyor ve kanat beklerinden de iyi verim alıyor. Deplasmanlarda ise doğal olarak daha tutucular; fakat o ön alan baskıları deplasmanda da rakipleri bozuyor. Southampton’ın galibiyete daha çok ihtiyacı var; ama Rafa Benitez’in sağladığı oyun disiplinine karşı işleri biraz zor. Rafa eğer burada 3 puan istiyorsa Redmond’ı bir şekilde pasifize etmek zorunda. Newcastle’ın eskisi kadar çok defansif oynamadığını, Soton’un da muhtemel ön alan baskısını hesaba katarsak, 2-3 gol aralığında bir maç beklememiz aptallık olmaz.

Tahmin: 2-3 gol

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı so.jpg

MANU İÇİN 23 YIL SONRA BİR İLK OLUR MU? (EVERTON-MANCHESTER UNITED)

4’te 4 yaparak Fulham deplasmanına çıkan Everton, küme düşmesi kesinleşen rakibine 2-0 mağlup olarak taraftarını hayal kırıklığına uğrattı. Ligi 7. Sırada bitirip UEFA Avrupa Ligi’ne katılma şansları var. Bu iki puanlık fark kapanmayacak bir fark değil; ama son dönemdeki yükselişlerinin devam etmesi gerek. Tarihsel açıdan şansları pek tutmayan Manchester United’la karşılaşıyorlar. Onlara karşı en son 2013-2014 sezonunda kazandılar. Muhtemelen yine kontrollü bir oyunla başlayıp; Sigurdsson, Bernard, Richarlison ve oyununu her geçen hafta geliştiren Lewin ile geçiş oyunundan gol arayacaklar.

Solskjaer’le resmi sözleşme imzaladıktan sonra düşüşe geçen Manchetser United ise önce ligde evinde West Ham’ı 2-1 yendi, ardından Şampiyonlar Ligi rövanşında Camp Nou’da Barcelona’ya 4-0 yenilerek hezimete uğradı. Aradaki kalite farkı bariz ortadaydı fakat bu kadro yine de iki maçta hiç gol atamayıp 5 gol yiyebilecek bir kadro değildi. Evet Solskjaer, gelir gelmez geçiş oyununu iyi uygulayıp müthiş galibiyet serisi yakaladı; fakat başlangıçtaki rakipler de buna uygundu. O moralle büyük maçları da iyi oynadılar. Tabii ki futbol sadece moral-motivasyon işi değil, taktik-teknik-fizik kalite olmadığında başarı elde edebilmeniz imkânsıza yakın. Ama Barcelona ile oynanan iki maçı görünce, acaba Manchester United yönetimi, kenarda bir Mauricio Pochettino ismi varken ‘Solskjaer için acele mi etti?’ diye düşünmeden edemiyor insan. Ligde son iki deplasman maçını kaybeden United, 1996’dan beri deplasmanda hiç üst üste 3 maç kaybetmedi. Eğer burada yenilirlerse olumsuz anlamda bu rekoru kıracaklar. Fakat Everton’ın işi de kolay değil. Çok az gol beklemiyorum, ama Everton’ın sağlam duruşundan mütevellit, maçın da çok yüksek tempoda başlayacağını sanmıyorum.

Tahmin: 2-3 gol

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Salah.jpg

SALAH COŞTU BİR KERE (CARDIFF-LIVERPOOL)

Bu sezon adeta hakem kurbanı olan Cardiff, buna rağmen hâlâ dimdik ayakta. Ligin son maçında Brighton’ı deplasmanda 2-0 yenerek onlarla aradaki puan farkını maç fazlasıyla ikiye indirdiler ve az da olsa umutlandılar. Bu sezon onlar jeneriklik gollerin takımı diyebiliriz. Son maçta da Mendez-Laing’in attığı gol gerçekten sezonun en iyi gollerinden biriydi. Artık puan kaybına tahammülleri yok. Kadroları bu lig için yeterli olmasa da Neil Warnock iyi iş çıkarıyor ve takdiri hak ediyor. Paterson’ın yokluğunda Niasse bir türlü bekleneni veremiyor, fakat asıl problemleri ilk golü atamadıkları maçlarda kalelerinde çok fazla gol görmeleri. Sol Bamba’nın eksikliği de onlar adına önemli bir kayıp.

Liverpool ise 29 yıllık hasrete son vermek için kalan tüm maçlarını kayıpsız geçip, Manchester City’nin bir maçta takılmasını beklemek zorunda. Hafta sonu Chelsea’yi, Mohamed Salah’ın müthiş gol attığı mücadelede 2-0 mağlup edip inançlarını ortaya koydular. Ardından 2-0’ın rövanşında Porto’yu deplasmanda 4-1’le geçip Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Barcelona’nın rakibi oldular. Son maçlarda 8 numara gibi oynayan ve rakip ceza sahasında daha çok bulunan Henderson ile Salah ve Mane çok formda. Burada hata yapacaklarını sanmıyorum. Erken bir golle farka da gidebilirler.

Tahmin: Maç sonucu 2

MAVİLER, BURNLEY’İ MERKEZDEN DELEBİLİR (CHELSEA-BURNLEY)

İlk 4 yarışını sürdüren Chelsea, kritik Liverpool deplasmanında Anfield’dan 2-0’lık skorla puansız döndü. İlk yarıda iyi değillerdi fakat ikinci yarıda özellikle Eden Hazard’ın iki net fırsatı değerlendirememesi, oradan mağlubiyetle ayrılmalarına sebep oldu. Loftus-Cheek ve Odoi’un ilk 11’e girmesinden beri daha iyi oynuyorlar ve oyunu merkezden kuruyorlar. Hem Brighton hem de West Ham maçlarında gelen aynı tip goller tesadüf değildi. Ardından hafta içinde Slavia Prag’ı da 4-3 yenip UEFA Avrupa Ligi’nde yarı finale çıktılar. Liverpool’a karşı merkezi oyun sistemini pek uygulayamadılar ama şimdi karşılarında daha uygun bir rakip var. İlk 4 yarışını sürdürmek için kazanmaktan başka şansları yok.

Burnley ise son 3 haftada 9 puan kazanarak küme düşme mevzusunu kapattı. Artık daha rahatlar ve tadını çıkarıyorlar. Son maçta da, hakemin de yardımıyla Cardiff’i iç sahada 2-0 mağlup ettiler. Wood 2 golle yıldızlaşırken, genç McNeil da asistini yaptı. Stamford Bridge’de stressiz, rahat oynayacaklar. Chelsea hem kadro kalitesi hem de Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmek için bu maçı kazanacaktır.

Tahmin: Maç sonucu 1

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Bro-1024x576.jpg


BRIGHTON İNTİHARIN EŞİĞİNDE (WOLVERHAMPTON-BRIGHTON)

Her şey iyi giderken, FA Cup yarı finalinde Watford’a 2-0 öne geçip 3-2 kaybetmeleri Wolves’ta moralleri bozmuştu. Ardından lige döndüler ve Southampton deplasmanında 3-1 kaybettiler. Kuşkusuz moral bozukluğu da maça yansıdı; fakat son dönemde deplasman performansları zaten iyi değildi. Ellerinde çok formda, son 7 lig maçında 9 gol atan Diogo Jota var. Kadro kaliteleri iyi seviyede. Menajer Nuno Espirito Santo, lige 3-4-3 başlayıp ardından 3-5-2 olarak devam etti ve bu tutumunu sürdürdü. Pep Guardiola’nın da istediği Ruben Neves gibi bir kadife ayağa sahipler. Ligin oyun kimliği en net, en disiplinli takımlarından biri olma özelliğine sahipler. Hedefleri ligi 7’nci bitirip önümüzdeki sezon UEFA Avrupa Ligi’nde boy göstermek. Bunun için de artık iç sahada kesinlikle puan kaybına tahammülleri yok.

Brighton kelimenin tam anlamıyla intiharın eşiğinde. Rahat bir durumdayken, son 4 maçta 0 çekerek büyük bir tehlike altına girdiler. Cardiff’ten bir maçları eksik ve arada 2 puanlık bir fark var. Bu sezon hem Gross’un sakatlıkları hem de büyük umutlarla transfer edilen Izquerdo’nun bir türlü iyileşip maç eksiğini tam olarak giderememesi onlara çok eski yazdı. Brighton eğer, Cardiff’in Fulham ve evindeki Palace maçlarını kazanacağını hesaplayarak yola devam edecekse, bu maçtan kesinlikle puansız ayrılmamalı. Zira kalan maçların üçü çok zor. Tottenham ve Arsenal deplasmanlarına gidecekler, son haftada da içeride Manchester City ile oynayacaklar. Arada sadece normal görünen iç sahadaki Newcastle mücadelesi var. Yani Wolves ve Newcaslte maçlarından toplamda 4 puan alamazlarsa, diğer maçlardan puan almaları çok zor olduğu için, Cardiff söz konusu iki maçı kazandığı takdirde Brighton lige veda edecek. Bu yüzden mental çöküşü bir an önce toparlayıp, buradan puan almak zorundalar. Ama işleri kolay mı? Hiç de değil. Wolves, moralsiz ve büyük baskı altındaki rakibi Brighton’ı devirebilecek güçte.

Tahmin: Maç sonucu 1

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Fra2-1024x714.jpg

FRASER-WILSON UYUMU GÖZ KAMAŞTIRIYOR (BOURNEMOUTH-FULHAM)

Bournemouth, kötü gidişata son verip deplasmanda Brighton’ı tam 5-0 yenerek büyük bir patlama yaptı. Eddie Howe, üst üste büyük hatalar yapan Begovic’e faturayı kesti ve yedek kulübesine çekti. İlk golleri çok organizeydi. Wilson ve Fraser birer gol ikişer asistle oynadılar. Bu ikili, bu sezon 11 kez gole ortak katkı yaparak bu alanda ilk sıradalar. Brighton deplasmanındaki farklı galibiyet, onların özgüvenini yerine getirdi. Ligde rahat konumdalar ve pozitif futbolu sürdürme peşindeler.

Küme düşen Fulham ise, ligin formda takımı Everton’ı evinde 2-0 yenerek sürprize imza attı. İlk yarıda onlar, ikinci yarıda ise Everton daha iyiydi. Fakat maçın genelinde Everton’dan bir tık daha etkiliydiler. Babel bir gol bir asistle yıldızlaştı. Scott Parker’ın gelecek sezon da takımın başında kalıp kalmayacağı konuşuluyor. Bu pek mümkün görünmüyor ama ligin son haftalarında galibiyet serisi yakalanırsa, hiç de belli olmaz.

Savunması iki kötü takımın mücadelesi muhtemelen yüksek tempoda geçer ve bol gol izleriz.

Tahmin: 2,5 gol üstü

LONDRA’DA BEKLENTİ YÜKSEK TEMPO (WEST HAM-LEICESTER)

Son 3 maçtır puan alamayan West Ham, Manchester United’a karşı beklemediğim kadar iyi oynadı. İki penaltı golüyle mağlup oldular ama özellikle skor 1-1’ken Antonio’nun 2 tane net pozisyonu maçın kırılma anıydı. Son döneme göre biraz daha fazla üretken gözüktüler. Devre arası transfer krizinden sonra sahada tanınmayacak halde dolaşan Arnautovic, yedeğe çekildi. Artık bir galibiyet elde edip nefes almak istiyorlar. Fakat bu maç öncesi eksik listesi de inanılmaz. Nasri, Lanzini ve Hernandez’in durumları belirsiz 

Brendan Rodgers döneminde sadece bir mağlubiyeti bulunan Leicester, ikinci mağlubiyetini Newcastle’a karşı iç sahada aldı.  Benitez, yine tecrübesini konuşturup Rodgers’ı çaresiz bıraktı. 78. dakikada Vardy, net pozisyonu harcamasa en azından berabere kalabilirlerdi ama olmadı. Rodgers’la birlikte daha ofansif bir takım oldular. Maddison ve Tielemans gibi iki kadife ayağın aynı anda oynaması ofansif güçlerini arttırıyor. Vardy gibi savunma arkası koşusunu çok iyi yapan bir golcü olunca da üretmekte genelde pek zorlanmıyorlar. Ligi 7. sırada bitirme hedefleri var, bunu için kazanmayı arzuluyorlar.

West Ham, kalesini gole kapatmakta çok zorlanan bir takım. Duran toplardan da çok gol yiyorlar. Leicester’ın da takım savunması güven vermiyor. Zevkli bir maç olur, fileler karşılıklı olarak havalanır.

Tahmin: Karşılıklı gol var

İÇ SAHADA 14’ÜNCÜ YENİLGİ Mİ? KULAĞA HOŞ GELMİYOR (HUDDERSFIELD-WATFORD)

Küme düşmesi kesinleşen Huddersfield, son 6 maçından da puan alamadı. Oyuncuların amacı artık iyi bir performans sergileyip en azından Premier League takımlarından bazılarının dikkatini çekmek. David Wagner’le özellikle 2018’in sonlarına doğru bir umut ışığı vermişlerdi fakat Aaron Mooy’un sakatlığı dengelerini bozdu. Bu maçı da kaybederlerse Sunderland’in 14 maçlık iç saha yenilgi rekoruna ulaşacaklar. Bakalım bunu engelleyebilecekler mi?

Watford ise FA Cup’ta finale çıkma başarısı gösterdikten sonra ligin son maçında pazartesi akşamı Arsenal’e iç sahada 1-0 mağlup oldu. Tabii 11. Dakikada Deeney’nin kırmızı kartla oyundan atılması maçın hikâyesini tamamen değiştirdi. Fakat ona rağmen beraberliği yakalayabilecek pozisyonlar buldular ve Arsenal’i 10 kişiyle zorladılar. Bu karşılaşmada Deeney yok, sakatlıktan yeni dönen Deulofeu’nun ise oynama ihtimali bulunuyor. Ligi de büyük altının hemen ardından yedinci sırada bitirmeyi amaçlıyorlar.

Watford, kadro kalitesi olarak rakibinden çok daha iyi bir takım ama eksikleri var. Bu yüzden burada onlara güvenmek çok mantıklı olmayabilir. Dengeli başlayan dakikalar geçtikçe temposu artan bir mücadele bizleri bekliyor.

Tahmin: 2-3 gol

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı ARS-1024x538.jpg

ARSENAL’İN EMIRATES’TE RAKİBİ YOK (ARSENAL-CRYSTAL PALACE)

6 maçlık yenilmezlik serisi Everton deplasmanındaki 1-0’lık mağlubiyetle son bulan Arsenal; pazartesi günü ligde Watford’u, perşembe günü ise Avrupa Ligi rövanş maçında Napoli’yi deplasmanda 1-0’lık skorlarla geçerek iyi bir ivme yakaladı. Avrupa Ligi’nde yarı finale çıkmanın getirmiş olduğu moralle Crystal Palace’ı ağırlayacaklar. İlk 4 yarışında tıpkı diğer rakipleri gibi puan kaybı yaşamak istemiyorlar. Emery, son haftalarda Aubameyang ile Lacazette’i aynı anda sahaya sürüyor ve olumlu geri dönüş alıyor. 10 kişi kalmış Watford’a pozisyonlar vermiş olsalar da, Napoli maçında savunmada sağlam durdular ve İtalya’dan gol yemeden döndüler.

Crystal Palace ise iç sahada 2-0’lık Manchester City mağlubiyetinin ardından burada Arsenal’e çelme takıp moral kazanmak istiyor. City maçında Batshuayi’nin yerine uzun süredir oynamayan Benteke’nin tercih edilmesi herkesi şaşırtmıştı. Emirates’te iki tane dörtlü blok halinde durup, Zaha ve Townsend önderliğinde kontra arayacaklar.

Wilfred Zaha’nın müthiş formu, Emery’nin başına dert açabilir fakat Arsenal bu sezon iç sahada o kadar etkili oynuyor ki, rakip gerçekten çok da fark etmiyor. Ev sahibi takım, ligde üst üste 11’inci galibiyetine yakın gözüküyor.

Tahmin: Maç sonucu 1


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Ankara Web Tasarım